Opposite türkçesi Opposite nedir

  • Aleyhinde.
  • Karşıda olan.
  • Karşılıklı.
  • Karşıda.
  • -in karşısında.
  • Karşısında.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Ters.
  • Karşı yönde.
  • Zıt.
  • Aksi.
  • Karşı.
  • Karşıt.
  • Karşısındaki.

Opposite ile ilgili cümleler

English: A man was fishing on the opposite bank.
Turkish: Bir adam karşı kıyıda balık avlıyordu.

English: Ali sat opposite Mary.
Turkish: Ali Mary'nin karşısına oturdu.

English: "Fast" is the opposite of "slow."
Turkish: Hızlı, yavaşın zıttıdır.

English: Ali leaned against one wall and stared blankly at the opposite wall.
Turkish: Ali bir duvara dayandı ve karşı duvara boş boş baktı.

English: According to Newton's Third Law of Motion "Every action has an equal and opposite reaction."
Turkish: Newton'un üçüncü hareket kanununa göre her eylemin eşit ve zıt tepkisi vardır.

Opposite ingilizcede ne demek, Opposite nerede nasıl kullanılır?

Opposite angle : Ters açı. Tersaçı.

Opposite angles : Ters açılar.

Opposite case : Karşıt durum.

Opposite direction : Tamamen farklı yön. Başka istikamet. Karşı istikamet. Aksi yön. Zıt yön.

Opposite leaves : Karşılıklı yapraklar.

Opposite sign : Ters işaret.

Opposite number : Meslektaş. İş arkadaşı.

His opposite number : Mevkidaş. Karşı tarafta aynı yeri işgal eden kimse.

 

Opposite side : Karşı taraf.

Opposite to : -den yolun karşı tarafında. Karşı. -e muhalif. Karşısında. -e karşı.

İngilizce Opposite Türkçe anlamı, Opposite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Opposite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Facing one another : Karşı karşıya.

Antithetic : Tezatlı. Karşıt olan. Aykırı. Zıt olan.

Interrelated : Birbiriyle ilgili. Birbiriyle alakalı. Birbiri ile alakası olan. Karşılıklı ilişkili. İlişkili. Birbiriyle ilişkili.

Opposite to : -e karşı. -e muhalif. -den yolun karşı tarafında.

Back : Ayak arkası. Savunucu. Arkalık. Geriye. Vazgeçmek. Sırt. Arka. Önce. Alt tahta. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri.

Amiss : Yanlış. Kusurlu. Eksik. Fena. Hatalı olarak. Kötü. Hatalı. Bozuk.

Counter : Karşı koymak. Karşısında olmak. Gelen tanecikleri tek tek sayan araç. Muhalefet etmek. Karşı gelmek. Kontra yumruk atmak. Aykırı. Fiş. Karşılık vermek.

Contras : Karşı olarak. Hesabın alacak bölümü. Aksine. Kontra.

Clunky : Hantal. Külfetli. Sakar. Ağır. Kullanışsız. Elverişsiz.

Opposing : Karşı çıkma. Muhalif. Ters düşme.

Opposite synonyms : antipathic, damning, badtempered, bad tempered, access control entry, access key, backward, on the face of, contrary, acception, over against, anti, absonant, correlative, abbreviate, backwards, commutual, abstract syntax tree, conflicting, antipathetic, access control, access mechanism, bilious, in opposition, con, acrimonious, antipathetical, corresponding, antipoles, antagonistic, over there, bellicose, in relation to.

 

Opposite zıt anlamlı kelimeler, Opposite kelime anlamı

Same : Eşit. Farketmez. Aynı. Tıpkı. Aynı şey. Tıpkısı. Benzer. Farksız. Aynı şekilde. Özdeş.

Opposite ingilizce tanımı, definition of Opposite

Opposite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Often with to. As, a house opposite to the Exchange. Standing or situated over against or in front. An opponent. An antagonist. Placed over against. One who opposes. Facing.