On the spur of the moment türkçesi On the spur of the moment nedir

On the spur of the moment ile ilgili cümleler

English: He says things on the spur of the moment.
Turkish: O şeyleri hazırlıksız söylüyor.

On the spur of the moment ingilizcede ne demek, On the spur of the moment nerede nasıl kullanılır?

On : Yanmak. E doğru. Makbul. Üstünde. Esnasında. Olmakta olan. Giyilmiş. Çakırkeyif. Hazır. De.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Spur : Teşvik eden bir şey. Teşvik eden şey. Dehlemek. Cumba. Güdü. Teşvik etmek. Mahmuz. Kışkırtmak. Mahmuzla vurmak. Dürtü.

Of : -nin. -dan. -in. -li. İle ilgili. Li. Den. Hakkında. -den. -den övünerek bahsetmek.

Moment : K. kuvvet vektörü ile r yol vektörünün vektörel çarpımı. burada r, verilen bir nokta ile k'nın başlangıcı arasındaki vektördür. Bir sıklık dağılımında gözlemlerin ortalamadan ve herhangi bir başlangıç noktasından sapmalarının çeşitli üstellerinin sayal (aritmetik) ortalaması. Fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. An. Cevher. Nüfuz. Kuvvetin, bir cismi bir nokta ya da bir eksenin yöresinde döndürme etkisini belirleyen yönleçsel nicelik; döngü, kuvvet ile yerlem yönlecinin yönleçsel çarpımına eşittir. Moment. Aralık. Önem.

 

On the alert : Tetikte. Uyanık. Teyakkuz halinde. Hazırlıklı. Alarm durumunda.

A blot on the landscape : Manzaradaki leke. Manzarayı bozan kötü görüntü. Daha önceki rahat durumu bozan eden şey. Manzarayı berbat eden şey. Manzarayı bozan şey.

Fashion of the moment : Günün modası.

Heat of the moment : Bir anlık gelirim veya tutku. Bir anlık heyecan. Geçici coşku.

On the air : Radyo tv yayında. Radyoda. Yayında. Ünalgıda yayınlanmakta.

İngilizce On the spur of the moment Türkçe anlamı, On the spur of the moment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On the spur of the moment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Imprompt : Doğaçlama. Hazırlıksız yapılmış şey. Önceden tasarlanmadan. Emproptü.

At short notice : Hızla. Kısa süreyle. Önceden haber verilmeden. Derhal. Hızlı bir şekilde. Şipşak. Göz açıp kapayıncaya kadar. Kısa zamanda. Çok kısa sürede.

At once : İlk elde. Akabinde. Birden. Anide. Aynı zamanda. Hep birden. Aniden. Şimdi. Hemencecik. Bir kerelik.

Ad lib : İrticalen söyleme. Kafadan uyduruvermek. Doğaçtan. Hazırlıksız yapılan. Doğaçlamak. Doğaçlama. Kafadan.

Improvisational : Doğaçlama. Provasız. Uydurma. Daha önceden hazırlık yapmadan.

Unpreparedly : Hazırlıksız bir şekilde.

Extempore : Doğaçlamayla söylenen. Hazırlıksız yapılan konuşma. Provasız. Aniden. Ani. Anında yapılan. Doğaçtan. Doğaçlamayla yapılan.

 

Incautious : Gafil. Sakıntısız. Dikkatsiz. Tedbirsiz. İhtiyatsız. Düşüncesiz.

Off hand : Gelişigüzel. Baştan savma bir şekilde. Yarım yamalak. İlk bakışta. Hazırlanmadan. Dikkatsizce. İlk anda. Fazla düşünmeden. Herhangi bir hazırlık yapmadan.

Offhand : Kaba. Düşünmeden. İnceliksiz. Rasgele. Düşüncesizce yapılmış. Düşünmeden yapılmış. Rasgele yapılmış. Laubali. Saygısız. Provasız.

On the spur of the moment synonyms : right of the bat, spontaneously, simultaneous, extemporarily, forthwith, forthright, erelong, in an instant, on the instant, outright, first thing, then and there, like a shot, at no time, extemporaneous, at half cock, at a word, anon, right away, as soon as possible, at any moment, at the drop of a hat, extemporaneously, on the fly, impromptu, extemporary, instantly, offhanded, as soon as, the moment, bang off, off the cuff, offhandedly.