Onscreen türkçesi Onscreen nedir
- Ekranlarda olan (film vb).
- Bir filme ait olan.
- Televizyon programına ait olan.
- Ekranda.
- Bilgisayar veya televizyon ekranında gösterilen.
- Ekranda olan.
Onscreen ingilizcede ne demek, Onscreen nerede nasıl kullanılır?
Conscribe : Askere almak. Sınırlamak. Kısıtlamak. Kaydetmek. Askere çağırmak.
Conscript : Asker. Askere alınmış (kimse). Askere almak. Zorunlu çalıştırılan. Askere alınmış. Askere çağırmak. Askere alınmış genç. Acemi asker. Askere alınmış kimse.
Conscripted : Askere çağırmak. Askere almak. Askere alınmış veya çağrılmış.
Conscripting : Askere çağırmak. Askere alınmış. Acemi asker. Askere alınmış genç. Askere alınmış kimse. Asker. Askere almak. Zorunlu çalıştırılan. Askere alınmış (kimse).
Conscription : Mecburi askerlik. Mecburi görev. Askere alma. Askerlik çağrısı. Varlık vergisi. Zorunlu hizmet. Mecburi hizmet. Zorunlu askerlik. El koyma.
Become conscious : Bilinçlenmek.
Class consciousness : Bir toplumsal sınıf üyelerinin toplumdaki sınıfsal yapı içinde belli bir basamakta bulunduklarını, bu yeri belirleyen etkenlerin neler olduğunu kavramaları, durumlarını iyileştirmeyi ortaklaşa olarak amaçlamaları. Sınıf şuuru. Sınıf bilinci. Sınıflar arasındaki farklılıkların farkındalık (alt sınıflar, üst sınıflar, vb.). Sınıf mücadelesi.
Be conscious of : Farkında olmak. Bilmek. Bilincinde olmak.
Conscripts : Acemi asker. Askere çağırmak. Askere alınmış. Askere almak. Zorunlu çalıştırılan. Askere alınmış (kimse). Askere alınmış kimse. Asker. Askere alınmış genç.
Class conscious : Sınıf farkı gözeten. Seviyesini bilen.
İngilizce Onscreen Türkçe anlamı, Onscreen eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Onscreen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Winker : Göz siperi (at). İşaret lambası. Göz kırpan. Flaşör.
Silver screen : Film. Sinema. Sinema perdesi.
Blinker : Göz. Flaş lambası. Flaşör. İşaret lambası (aut.). Atın göz siperi. Çakar. Başka araçları uyarmak için çakar ışıtaçlarını kısa aralıklarla yakıp söndüren elektrik dizgesi. Pırıldak. Flaş lambası (aut.). Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı).
Shutter : Kepenk kapağı. Panjur. Panjur ya da kepenkleri kapatmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık kesici panjur. Optüratör. Örtücü. Fotoğraf makinesi kapağı. Kapamak. İndirmek.
Blind : Pusu. Kapatmak. Göz almak. Köreltmek. Kör etmek. Körletmek. Alem. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Kör.
Window blind : Pencere storu. Panjur. Güneşlik.
Curtain : Perde. Oyun yerini seyirci salonuna kapayıp açan kumaş perde. Sahne içinde çeşitli amaçlar için kullanılan kumaş perde. Perdelemek. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri. ilk kez seneca bölmüştür, beş perde - beş bölüm (bk. bölüm.) tiyatronun sahneyi seyirciye açan ve kapayan perdesi. ilk kez roma ve barok tiyatrolarında kullanılmıştır. bundan başka da bugünkü tiyatroda çeşitli perde biçimleri var: a) kulis perdesi, b) projeksiyon perdesi (bk. gergi,) c) arka perde, fon perdesi, ufak perde, d) ses perdesi: seste pesliği ve tizliği gösteren kesimler. Madencilik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Ölüm. Perde takmak. Havalandırma bezi. Perde kapanış sözü.
On the screen : Sinemada. Beyaz perdede.
Blinder : Görüşü engelleyen şey. Görüşü engelleyici. Yarışta üstün performans. At gözlüğü. Işıldağın önünde, menteşeli ya da sürgülü kepenk takı; bununla ya ışın demetinin bir bölümü yok edilir ya da sahnedeki nesneye göre ışın demetine biçim verilir. Alem. Işıldak kepengi. Büyük başarı.
Onscreen synonyms : protective cover, protective covering, on screen, drape, drapery, projection screen, mantle, wide screen, pall, protection, surface.
Onscreen zıt anlamlı kelimeler, Onscreen kelime anlamı
Free : Rahatlatmak. Özgür. Erkin. Bedava. Serbest bırakmak. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Serbest. Muaf. Serbestçe.
Hide : Post. Herhangi bir hayvanın işlenmiş ya da işlenmemiş olan derisi. Derisini yüzmek. Deri. Dayak atmak. Ortaçağ arazi ölçü birimi. Saklanmak. Gizlenmek. Saklı tutmak. Yaşırmak.

Bu kısımda Onscreen kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Onscreen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Onscreen anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Onscreen ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.