Opercle türkçesi Opercle nedir

Opercle ingilizcede ne demek, Opercle nerede nasıl kullanılır?

Interopercle : Kemikli balıklarda solungaç kapağını oluşturan dört kemikten biri. İnteroperkül.

Preopercle : Balıklarda solungaçların önünde olan membran kemiği. Preoperkulum.

Opercula : [#kapak Kapakçık]. Operkulum. Solungaç kapağı (balık).

Opercular : Operkül ile ilgili. Örtü görevi olan vücut parçası ile ilgili (anatomi, botanik ve zooloji). Operkuluma ait. Solungaç kapağına ait. Operküler. Solungaç kapağına ait olan.

Opercular photophore : Operkular fotofor. Myctophidae familyası üyelerinde solungaç kapağı üzerinde bulunan ışık organları.

Opera ballet : Çeşitli ezgileri kapsayan bale. Bale operası.

Hydropercardium : Hidroperikardiyum. Hidroperikart.

Preoperculum : Preoperkül.

Operculated : Kapaklı (organ vb).

Interoperculum : Kemikli balıklar (teleostei) ve akciğerli balıklarda (dipnoi) operkulumun, mandibuluma bağlı olan bir zarsı kemiği. İnteroperkulum.

İngilizce Opercle Türkçe anlamı, Opercle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Opercle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Roll : Sallamak. Sürmek. Gitmek (araba). Salınmak. Yaprak haline getirmek (metalurji terimi). Soymak (sarhoş vb). Vurgulayarak telaffuz etmek. Sarmak. Çevirmek. Sallanmak.

 

Treadle : Pedal. Ayakçın. Pedalla çalışmak. Dikiş makinesi ayak pedalı. Pedalla çalıştırmak. Ayaklık. Pedalla işletmek.

Control : İpli kuklaların iplerinin bağlandığı ve kuklacının denetimi sağladığı artı simgesi biçimindeki çatal. Kontrolü sağlamak. Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi. Veri derleme sürecinde güvenirlik ve geçerlik gerekçeleriyle araçların ölçünlenmesi ve değişkenlerin egemenlik altına alınmasına ilişkin gözlem ya da ölçüm önlemlerinin tümü. Denet. Güdüm. Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. Kontrol etmek. Kumada etmek. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi.

Cut : Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Hadım etmek. Kırpmak. İndirilmiş. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kesmek. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Yontmak. Kesik. Kurgulamak.

Aviate : Uçak kullanmak. Pilotluk yapmak. Uçak çalıştırmak.

Synchronize : Senkronize. Eşlemek (film). Aynı zamana ayarlamak. Aynı anda olmak. Eşzamanlı bir hale getirmek. Sesi birbirine ayarlamak. Eşzamanlı olmak. Senkronize olmak. Eşzamanlamak. Eşzamanlı kılmak.

Synchronise : Eşzamanlı kılmak. Eşzaman kılmak. Senkronize olmak. Senkronize etmek. Eşlemek (film). Eşzamanlı olmak. Aynı anda olmak. Birlikte hareket etmek ve işlemek. Aynı zamana ayarlamak. Eşzamanlı bir hale getirmek.

 

Service : Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toplardan sonra yeniden oyuna başlama için yapılan atış. Başlama atışı. Servis sağlamak. Tamir etmek. Yardım etmek. Aşmak (erkek hayvan). Bakımını yapmak. Hizmet. Müşteriye bakmak. Hizmet etmek.

Operculum : Kapakçık. Solungaç kapağı (balık). Kapak. Balıklarda birinci solungaç yarığının önünde hiyoit yayla birleşen ve arkaya doğru uzanan solungaç açıklıklarını örten kapak, operkulum, operkül. bazı omurgasız yumurtaları üzerindeki kapak. bazı sporların üzerindeki kapak. bazı kuşlarda hava delikleriyle kulakları örten örtü. karından ayaklılarda kabuğun ağzını örten kapak. Kapak, örtü. bazı omurgasız yumurtaları üzerindeki kapak. bazı sporların üzerindeki kapak. s.bazı kuşlarda hava delikleri ile kulakları örten örtü. 4.karından ayaklılarda kabuğun ağzını örten kapak. s.balıklarda birinci solungaç yarıgının önünde hiyoit yayla birleşen ve arkaya doğru uzanarak solungaç yarıklarını örten kapak. solungaç kapağı. 6.polenin ekzin poru üzerinde bulunan ektekzin ve endekzin parçası. Operkulum. Parazitlerin yumurta kabuğunda bulunan ve yumurta içindeki larvanın çıktığı kapak benzeri yapı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Double : Yedeklemek. İkiye katlamak. Çifte. İki kişilik. Duble. Bir filmin çevrilmesi sırasında bir oyuncunun bazı görünçlüklerdeki oyununu başkasına oynatmak. bunu yapan kimsenin eylemi. İki kat. İki misli yapmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İkili.

Opercle synonyms : gill cover, drive, turn, gate, function, relay, pilot, submarine, work, fly, go, manipulate, pedal, dial, run, master, serve.

Opercle zıt anlamlı kelimeler, Opercle kelime anlamı

Malfunction : Tekleme. Kullanım dışı kalmak. Kötü çalışma. Bozukluk. Teklemek. İşlev bozukluğu. Herhangi bir organın yetersiz veya dengesiz görev yapması hali, malfonksiyon, disfonksiyon. Kötü çalışmak. Görev bozukluğu. Tutukluk.

Impractical : Beceriksiz. Uygulanamaz. Kullanışsız. Pratik olmayan. Elverişsiz. Kullanışlı olmayan. Yapılamaz. Pratikten yoksun. Mantıksız. Saçma.

Opercle ingilizce tanımı, definition of Opercle

Opercle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any one of the bony plates which support the gill covers of fishes. An opercular bone.