Opportunely türkçesi Opportunely nedir

  • Uygun bir zamanda.
  • Tam vaktinde olan.
  • Tam zamanında.

Opportunely ingilizcede ne demek, Opportunely nerede nasıl kullanılır?

Inopportunely : Zamansız bir şekilde. Zamanı uygun olmayan bir şekilde. Uygun olmayan bir şekilde. Uygunsuz bir biçimde. Uygun olmayan bir zamanda.

Opportune moment : Tav. Uygun zaman. Şans. Fırsat.

Opportune remark : Doğru zamanda yapılan yorum. Uygun bir anda söylenen görüş.

Opportune time : Uygun zaman. Tav. Doğru an. Doğru zaman.

Opportune : Tam zamanında olan. Elverişli. Vakitli. Yerinde. Vaktinde. Eyverişli. Hazır. Uygun. Müsait.

Opportunism : Oportünizm. Normalde zararsız olan bir bakterinin, bağışıklık sistemi yetersiz hastada enfeksiyona neden olması, oportünizm. Fırsatlardan yararlanma. Fırsatçılık.

Opportuneness : Yerindelik. Elverişlilik. Uygunluk.

Inopportune : Zamansız. Uygunsuz. Yersiz. Münasebetsiz. Sırasız. Zamanlı zamansız. Mevsimsiz. Vakitsiz.

Opportunistic mycobacterial granuloma : Fırsatçı mikobakteriyel granülom. Kedilerin atipik mikobakteriyel granülomu.

Opportunist : Oportünist. Fırsatı değerlendiren kimse. Fırsatçı. Tırnaksız. Fırsat kollayan. Opurtunist. Fırsat düşkünü.

İngilizce Opportunely Türkçe anlamı, Opportunely eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Opportunely ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

In good time : Vakti gelince. Çabuk. Vaktinde. Zamanında. Sırası gelince. Erkenden. Erken. Önceden belirlenen zamanda. Zamanı gelince.

In the very nick of time : Son dakikada. Tam vaktinde. Son anda.

At the proper time : Uygun zamanda.

At the last minute : Son dakikada. Son anda.

On the dot : Elifi elifine. Saniyesi saniyesine. Tam vaktinde. Dakikası dakikasına.

In due time : Zamanında. Dakik. Sırası gelince. Vaktinde. Vaktinde veya zamanında. Vakti gelince. Zamanı dolunca. Zamanı gelince. Doğru zamanda.

Apropos : Sırası gelmişken. İle ilgili. Zamanı gelmişken. Uygun. Yerinde. -e ait. Münasip. Hakkında.

In season : Bulunur. Olgun. Doğru zamanda. Vaktinde. Zamanlı. Hazır. Olmuş. En iyi zamanı. Tam mevsimi. Kullanılabilir.

All in good time : Müsait bir zamanda. Zamanı gelince olur. Her şey uygun bir zamanda olur. Zamanı gelince.

Duly : Tam olarak. Doğru dürüst. Zamanında. Gereğince. Layıkıyla. Hakkıyla. Uygunca. Gereken şekilde. Usule uygun olarak. Beklendiği gibi.

Opportunely synonyms : jit, bang on time, in good season, just in time, in due season, on schedule, nick of time, in the nick of time.

Opportunely zıt anlamlı kelimeler, Opportunely kelime anlamı

Inopportunely : Zamanı uygun olmayan bir şekilde. Uygun olmayan bir zamanda. Uygun olmayan bir şekilde. Zamansız bir şekilde. Uygunsuz bir biçimde.