On the dot türkçesi On the dot nedir

On the dot ile ilgili cümleler

English: Please sign on the dotted line.
Turkish: Lütfen noktalı çizginin üzerini imzala.

English: Be at the station at eleven on the dot.
Turkish: Tam on birde istasyonda ol.

On the dot ingilizcede ne demek, On the dot nerede nasıl kullanılır?

On : Civarında. Çakırkeyif. Olmakta olan. Üstünde. De. Yanmak. Üzerinde. E doğru. Hazır.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Dot : Benek. Dağıtmak. Çekit. Beneklemek. Nokta. Noktalamak. Çekidini koymak. Ondalık nokta. Serpiştirmek.

Come on the dot : Dakikasında gelmek. Tam zamanında gelmek.

Sign on the dotted line : Anlaşmaya varmak. İmzalayarak onaylamak veya kabul etmek. Anlaşmak. İmzayı basmak. Tereddüd etmeden imzalamak. Kabullenmek. Onaylamak.

On the chance that : Ümidiyle.

On the bias : Verevine. Verev. Diyagonal.

On the average : Normal oranda. Ortalama olarak. Orta miktarda.

On the cheap : Ucuza. Ucuz olarak. Düşük fiyatla. Sudan ucuza. Çok ucuza.

On the breadline : Çok yoksul.

 

İngilizce On the dot Türkçe anlamı, On the dot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On the dot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

At the proper time : Uygun zamanda.

Jit : İlk olarak belirli işlemci için yazıldığından dolayı komutları java dilinden o işlemci diline çeviren derleyici türü (platformdan bağımsız olan). Tam zamanında üretim. Aramallarının tam gerekli olduğu zamanda stoklamaya gerek kalmaksızın üretime sokulduğu esnek üretimin temel ögelerinden biri. krş. kalite kontrol çemberleri, sıfır hatalı üretim. Son dakikada (internet argosu).

On the spot : Tehlikede. Derhal. Hemen. Tam yerinde. Başı belada. Olay yerinde. Hemen oracıkta. Mahallinde. Zor durumda.

In due time : Zamanında. Vakti gelince. Doğru zamanda. Vaktinde. Dakik. Sırası gelince. Vaktinde veya zamanında. Zamanı gelince. Zamanı dolunca.

Timely : Oturaklı. Vakitli. Zamanlı. Uygun. Güncel. Yerinde. Zamanında olan. Denk. Zamanında yapılan.

Apropos : İle ilgili. Uygun. Zamanı gelmişken. Sırası gelmişken. -e ait. Hakkında. Münasip. Yerinde.

Right on time : Tam belirlenen zamanda.

In the very nick of time : Son dakikada. Son anda.

On the dot synonyms : to the very minute, on the tick, bang on time, in good season, in season, in good time, on time, to the minute, on schedule, at the last minute, just in time, seasonable, to the tick, nick of time, in the nick of time, duly.