Timely türkçesi Timely nedir

Timely ile ilgili cümleler

English: If it had not been for his timely hit, our team would have lost the game.
Turkish: Zamanında vuruş olmasaydı, bizim takım oyunu kaybetmiş olurdu.

English: I am sure your promotion was timely and well deserved.
Turkish: Terfinin zamanında ve haklı olduğundan eminim.

English: The statement was not timely.
Turkish: Açıklama zamansızdı.

Timely ingilizcede ne demek, Timely nerede nasıl kullanılır?

Timely rain : İhtiyaç duyulan yağmur. Hoşgeldin yağmur. Zamanında yağan yağmur. Vakitli yağmur. Doğru zamanda yağan yağmur.

Timely wages : Zamana göre ücret. Ücretin çalışma süresine göre belirlendiği sistem. krş. akord ücret sistemi.

Carry out in a timely fashion : Acilen yerine getirmek. Acilen uygulamak.

Come to an untimely end : Erken ölmek. Genç ölmek.

Untimely : Yersiz. Zamanlı zamansız. Zamansız. Münasebetsız. Uygunsuz. Münasebetsiz. Olur olmadık yerde. Mevsimsiz. Uygunsuz zamanda. Zamanından önce.

Time after time : Birçok kere. Çoğu kez. Tekrar tekrar. Sık sık. Art arda. Birbiri ardınca. Defalarca. Kırk kez.

Timeline : Program saatleri. Tarih cetveli. Olayların kronoljik düzenlemesi. Zaman çizgisi. Zaman tüneli. Kronoloji. Zaman çizelgesi. Kronolojik bir düzende bir olaylar serisinin tanımlanması.

 

Timelier : Zamanında olan. Güncel. Vakitli. Daha zamanlı.

Timeliness : Uygunluk. Zamanında olma. Zamana riayet. Zamanlılık. Yerindelik. Aktüellik. Vaktindelik. Dakiklik. Zaman ulaştırmalı. Zamanlama.

Untimeliness : Zamansız oluş. Vakitsizlik. Yersiz oluş.

İngilizce Timely Türkçe anlamı, Timely eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Timely ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Au courant : (fransızca) in the current (güncel). Güncellenmiş. Son modaya uygun. Her şeyden haberdar. -nin farkında. Kültürlü. Bilgili.

Apropos : Münasip. Tam zamanında. -e ait. Hakkında. İle ilgili. Sırası gelmişken. Zamanı gelmişken.

Apter : Eğilimli. Eğimli. Zeki.

Timeously : Zamanlıca. Erkenden. Doğru zamanda. Tam zamanında.

Seated : Kişilik (araba). Kişilik. Oturmuş.

Timelier : Daha zamanlı.

Condign : Layık olunan. Hak edilmiş. Hak. Müstahak.

Balle : Tecim eşyasının, çember ve demir tellerle bağlanmışı.

To day : Geçerli. Bugünkü. Cari. Aktüel.

Adjusted : Uyarlanmış. Ayarlanmış. Düzenlenmiş. Değişmez (sigorta talebi). Ayarlı. Oturtulmuş. Düzeltilmiş. Tashih edilmiş. Değiştirilmiş.

Timely synonyms : conformable, counter balanced, balanced, updated, right on time, in the very nick of time, well timed, hep, counterweight, braw, seasonable, bale, accommodating, aptly, timeliest, becoming, apt, opportune, just in time, answerable, soundest, up to date, actual, coequal, counterweights, current, on the spot, counterbalances, acceptable, equal, amenable, newsworthy, corresponding.

 

Timely zıt anlamlı kelimeler, Timely kelime anlamı

Unpunctual : Geç kalan. Dakik olmayan.

Inopportune : Sırasız. Münasebetsiz. Yersiz. Mevsimsiz. Uygunsuz. Vakitsiz. Zamanlı zamansız. Zamansız.

Timely ingilizce tanımı, definition of Timely

Timely kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Seasonable. In good season. Sufficiently early. Soon. Being or occurring in good time. Early.