To day türkçesi To day nedir

To day ile ilgili cümleler

English: The patient's condition changes from day to day.
Turkish: Hastanın durumu günden güne değişiyor.

English: That country's economic situation changes from day to day.
Turkish: O ülkenin ekonomik durumu günden güne değişiyor.

English: The price of gold varies from day to day.
Turkish: Altının fiyatı günden güne değişiyor.

English: I just like to daydream.
Turkish: Sadece hayal kurmayı seviyorum.

English: Prices raise from day to day.
Turkish: Fiyatlar günden güne yükseliyor.

To day ingilizcede ne demek, To day nerede nasıl kullanılır?

To : Oranla. Ya. Kala. -e kadar. E. Kadar. İle. Göre. Karşı. Ye.

Day : Çağ. Zaman. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gündüzlü (öğrenci). Gün. Devir. Dönem. Gündüz. Çekimin gündüz gerçekleştirildiğini ya da gündüz görünçlüğü olduğunu belirtmek üzere oyunlukta ve çekim tahtasında yer alan sözcük. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Day to day : Günden güne. Günlük. Her günkü.

Day to day market : Günlük para piyasası.

Day to day money : Gündelik. Yevmiye. Günlük ödenen para.

From day to day : Bir ve bir sonraki gün arası. Gün be gün. Günden güne. Günbegün. Bir günden diğerine kadar.

 

Day to day reality : Hayat tarzı. Günlük rutin şeyler. Her günkü hayat. Her günkü gerçek.

İngilizce To day Türkçe anlamı, To day eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak To day ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Daily : Günlük gazete. Rızk. Gündelik. Gündelik gazete. Gündelikçi (hizmetçi). Günlük. Her geçen gün. Günden güne. Günü gününe yayımlanan (gazete vb.).

Running : Tekrarlanan. Kaygan. İşleyen. Cerahatli. Kaçamak. İşlek. Koşan. İltihaplı.

Actual : Asli. Gerçek. Fiili. Eylemli. Hakiki. Asıl. Eylemsel. Gerçekten. Mevcut.

Passable : Aşılabilir. İyi. Orta. Geçer. Muteber. Geçit verir (yol). Geçirilebilir. Fena değil. Kabul edilir.

In use : Kullanılmakta. Yürürlükte olan (geçerli). Kullanılıyor. (oda veya cihaz) meşgul. Kullanımda. Kullanılan.

Contemporary : Muasır. Aynı zamana ait. Asri. Aynı yaşta. Eş zamanlarda yaşamış olan. Günümüze ait. Yaşıt. Çağdaş. Modern.

Existing : Var olan. Var olma. Şu andaki. Halihazırdaki. Mevcut. Olma. Hali hazırdaki. Varolan.

Effective : Fiili. Geçerli olan. Efektif. Etkili. Etki yaratan. Tesir. Gerçek. Etkileyici. Sonuçlandırıcı.

Operative : Ameliyata ait olan. Yürürlükte olan. Etkili. İşleyen. Amele. Yürürlükte. Uygulamalı. Amil.

Present : Şu anki. Takdim etmek. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Adamla getirtme. Şimdiki zaman. Vermek. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Halihazır. Şimdiki.

To day synonyms : orthodox, updated, timeliest, of today, acceptable, received, the last word, up to date, topical, current, newsworthy, living, abreast of the times, actuals, timely, in effect, the last word in, eligible, timelier, effectual, admissible, hep, far out, au courant, valid, moderns, cotemporary, existents, in force, flowing, available, prevailing, applicable.