Sign on the dotted line türkçesi Sign on the dotted line nedir

Sign on the dotted line ile ilgili cümleler

English: Please sign on the dotted line.
Turkish: Lütfen noktalı çizginin üzerini imzala.

Sign on the dotted line ingilizcede ne demek, Sign on the dotted line nerede nasıl kullanılır?

Sign : Belirti. Yapım imleri. Bilgisayar, bilişim, fizik, gramer, sinema, televizyon, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. İşaretlemek. Burç. Bir şeyi belli etmek ya da başkalarından ayırmak için kullanılan biçim, çizgi ya da resim. İma etmek. İmzalamak. Alamet. İmza etmek.

On : Giyilmiş. Makbul. Olmakta olan. Yönünde. Açık. Devrede. Üstünde. Yanmak. Çakırkeyif.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık.

Dotted : Nokta koyulmuş. Noktalarla belirtilmiş. Küçük noktalarla işaretli. Benekli. Noktalı. Noktalanmış. Puanlı. Çekitli.

Line : Satır. Düzdizim çizgisi. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Hat. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.). Çizgi. Dizmek. Astar kaplamak.

 

Sign oneself : Kendisini mecbur bırakmak. Kendine söz vermek. Kendisini işaret etmek.

Sign on : Oturum açmak. İmzalamak. Askere yazılmak. Yayını başlatmak. Sözleşme imzalamak. Yayına başlamak. Sözleşme imzalayıp işe girmek. İşe başlarken imza atmak. Oturumu açmak.

İngilizce Sign on the dotted line Türkçe anlamı, Sign on the dotted line eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sign on the dotted line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come to an understanding : Anlaşmaya ulaşmak. Mutabakat yapmak. Mutabakata varmak.

Approbated : Uygun bulmak. Tensip etmek. Resmi olarak kabul etmek. Tasvip etmek.

Agree : Kararlaştırmak. Hemfikir olmak. Birleşmek. Uymak (bir başka şeye). Kabul etmek. Uzlaşmak. Mutabık kalmak. Aynı fikirde olmak. Uymak. Bağdaşmak.

Come to an arrangement : Uzlaşma. Uyuşmak. Uzlaşmak. Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma. Bir anlaşmaya varmak.

Conceding : Kabul etme. Kabul ediş. Uygun bulmak. Kabul etmek zorunda kalmak. Ödün vermek.

 

Acknowledging : Kabul etmek. Onaylama. Kabul etme. İtiraf etmek. Alındığını bildirmek. Tanımak. Teşekkür etmek.

Accord : Uyuşturmak. Uyumlu hale getirmek. Mutabakat. Bağdaşmak. Teslim etmek. Uyum. Vermek. Uymak. Uzlaştırmak.

Climb down : Bayır aşağı inmek. Alttan almak. Aşağıdan almak. Tutunarak inmek. Vazgeçmek. Yokuş aşağı inmek. İnadı bırakmak. İnmek. Tutumundan vazgeçmek.

Get together : Bir araya gelip konuşmak. Toplanmak. Toplamak. Kafa kafaya verip konuşmak. Biriktirmek. Bir araya gelmek. Buluşmak.

Sign on the dotted line synonyms : come to an understanding with, close the deal, approve, approbate, affirming, concede, come to terms, acquiesces, climbed down, bargains, bargained, accept, bargain, assents, be at one with, capitulate, closes, agree to, acknowledges, compromise, acquiesce, applauding, close with, accepts, affirm, concedes, back down, come together, acquiesced, close a deal, come to terms with, enter into an agreement, be in accord with.