Opsonise türkçesi Opsonise nedir

  • Opsonize.
  • Opsonin görevi olmak.
  • Hücreleri veya bakterileri yutar hücrelere karşı daha duyarlı hale getirmek (ayrıca opsonize).
  • (biyokimya) opsonin üretmek (kanda bulunan ve bakterileri yok etmeye yardımcı olan madde).

Opsonise ingilizcede ne demek, Opsonise nerede nasıl kullanılır?

Opsonic : Opsonin ile ilgili (kanda bulunan ve bakterileri yok etmeye yardımcı olan madde). (biyokimya) opsonik. Opsonik.

Opsonin : Bakteriyotropin. Opsonin. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanda bulunan ve bakterileri yok etmeye yardımcı olan madde (biyokimya). Normal kan serumunda bulunan ve bakterilerin akyuvarlar tarafından fagositozunu koaylaştıran antikor veya c3b gibi termolabil madde. Fagositozu kolaylaştıran antikor, kompleman komponenti c3b gibi maddeler. bakteriyotropin, tropin.

Opsonization : Bir mikroorganizmanın yüzeyine antikor veya komplemanın c3b komponentinin yapışmasıyla fagositozun artması, opsonizasyon. Bakteri veya antijenlerin makrofaj ve nötrofiller tarafından fagasitozunu kolaylaştırmak için antikor veya kompleman gibi opsonin denilen maddelerle bağlanması olayı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Opsoninleşme. Opsoninlerin birikmesiyle fagositozun kolayca yapılması. Opsonizasyon.

Opsonize : (biyokimya) opsonin üretmek (kanda bulunan ve bakterileri yok etmeye yardımcı olan madde). Opsonin görevi olmak. Hücreleri veya bakterileri yutar hücrelere karşı daha duyarlı hale getirmek (ayrıca opsonise). Opsonize. Belli bir bakteriyi opsonin yardımıyla fagositoza duyarlı hale getirme.

 

Dropsonde : Damla sondaj. Dropsonde.

Oligopsony : Oligopson. Satıcılar çok sayıda iken birkaç büyük alıcının piyasaya egemen olduğu ve fiyat üzerinde belirli bir denetim gücüne sahip bulunduğu piyasa yapısı. Oligopsoni. Küçük müşteri grubunun güçlü etkisi (ekonomi).

Topsoil : Toprağın üst tabakası. Nebati toprak. Üst toprak tabakası. Bitkisel toprak. Humus. Tarım toprağı. Yüzey toprağı. Üsttoprak. Üst toprak.

Topsoiling : Tarım toprağı. Nebati toprak. Üst toprak tabakası. Üsttoprak. Üst toprak. Bitkisel toprak. Yüzey toprağı. Humus.

Monopsony : Alıcı tekeli piyasası. Monopsoni. Satıcısı çok piyasa. Alıcısı tek satıcısı çok (piyasa). Alıcı tekeli. Çok sayıda satıcı karşısında tek bir alıcının olduğu piyasa türü. krş. iki yanlı tekel piyasası. Monopson. Alıcı inhisarı.

Duopsony : Düopson. İki alıcının tekeli. Duopsoni. Çiftalıcı piyasası. Çok sayıda satıcı karşısında istemin iki alıcı tarafından gerçekleştirildiği ve bu iki alıcının birbirlerinin alım kararlarından etkilendiği piyasa türü.

İngilizce Opsonise Türkçe anlamı, Opsonise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Opsonise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antibody : Karşıkor. Antibadi. Karşıt özdek. Özel bir antijene cevap olarak b lenfositleri ve plazma hücreleri tarafından meydana getirilen ve bağışıklıktan sorumlu olan glikoprotein yapısındaki maddeler. immunoglobulinler (ıgg, ıgm, ıga, ıgd ve ıge tipleri) ve bunların alt grupları gibi kazanılmış bağışıklık elemanları. Antibodi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Antikor. Bağışıklık proteini. Bağışan. Antijenlere cevap olarak b lenfositleri ve plazma hücreleri tarafından meydana getirilen ve bağışıklıktan sorumlu olan glikoprotein yapısındaki savunma maddeleri, antibadi.

 

Alter : Kısırlaştırmak. Değişmek. Başka türlü olmak. Hadım etmek (hayvan). Değiştirmek. Değişim geçirmek. Hadım etmek. Başkalaşmak. Değişiklik geçirmek.

Change : Tebdil etmek. Dönüşmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Bozdurmak. Üzerini değişmek. Değiş tokuş etmek. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Değişim. Değişikliğe gitmek. Değiştirmek.

Modify : Değiştirme. Tamlamak. Biraz değiştirmek. Değişmek. Tadil etmek. Nitelemek. Üzerinde değişiklik yapmak. Azaltmak. Değiştirmek. Hafifletmek.

Blood serum : Serum. Vücut dışına alınan kanın pıhtılaşması sonucu pıhtıdan sızan sıvı. fibrinojen ve bir kısım pıhtılaşma faktörlerini içermez. Pıhtılaşmadan sonra kan pıhtısından ayrılan sarımsı sulu akışkan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Vücut dışına alınan kanda, hücreler ile fibrinin ayrılmasından sonra geriye kalan renksiz sıvı. Kan serumu.

Serum : Serum. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Öz sıvı. Kanın pıhtılaşma sonucu ayrılan sıvısı. Kanın, pıhtılaşmasından sonra hücrelerinden ayrılmış, açık sarı renkli sıvı kısmı. Damar dışına alınan kanın pıhtılaşması sonucu üstte kalan ve içinde fibrinojen ve bazı pıhtılaşma faktörleri bulunmayan sıvı. Kanın pıhtılaşmasından sonra ayrılan sıvı kısım. bazı hastalıklardan korunmak için ya da tedavi etmek üzere canlıya verilen sıvı. Özsıvı.

Opsonize : Hücreleri veya bakterileri yutar hücrelere karşı daha duyarlı hale getirmek (ayrıca opsonise). Belli bir bakteriyi opsonin yardımıyla fagositoza duyarlı hale getirme.