Optic nerve türkçesi Optic nerve nedir
- Göz ile beyni bağlayan sinir.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Göz siniri.
- Optik siniri.
- Görme siniri.
- Beyinden ikinci kafa çifti olarak çıkıp beynin frontal lobunun altında optik kiyazma yapan ve her bir gözün retinasına uzanan görme siniri.
- Optik sinir.
Optic nerve ingilizcede ne demek, Optic nerve nerede nasıl kullanılır?
Optic : Görme ve gönme aygıtlarıyla ilişkili olan. Görüş. Göz. Görsel. Görme ile ilgili. Işıksal. Gözle ilgili. Optik. Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır. Görme.
Nerve : Cesaret vermek. Çaba. Asap. Yüzsüzlük. Soğukkanlılık. Sinirlere hakim olma. Cesaret. Kuvvet. Küstahlık.
Optic nerve aplasia : Göz siniri yokluğu. Göz sinirinin doğuştan yokluğu, optik sinir aplazisi. kalıtsal, a vitamini yetmezliği veya sığır viral diyare enfeksiyonundan kaynaklanır ve sıklıkla köpeklerde görülür. Optik sinir aplazisi.
Optic nerves : Optik sinirler. Omurgalılarda, görme ile ilgili ikinci kraniyal sinirler. her optik sinir bir gözün retina hücrelerinden gelir, optik kiyazmada çaprazlanır, optik loba gider. Görme siniri. Göz ile beyni bağlayan sinir.
Optic nerve : Görme siniri. Göz ile beyni bağlayan sinir.
Optic agnosia : Vizüel agnozi.
İngilizce Optic nerve Türkçe anlamı, Optic nerve eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Optic nerve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Abducent nerve : Abdusens. Altıncı çift sinir.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Optic nerves : Omurgalılarda, görme ile ilgili ikinci kraniyal sinirler. her optik sinir bir gözün retina hücrelerinden gelir, optik kiyazmada çaprazlanır, optik loba gider. Optik sinirler.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Optic nerve synonyms : optic nerve, acacia, a cells, abacus bodies, abiotic factor, aardwolf, photoreceptor, aardvark, a chromosome, visual nerve, aardvarks, abiotic environment.

Bu kısımda Optic nerve kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Optic nerve ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Optic nerve anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Optic nerve ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.