Görme siniri nedir, Görme siniri ne demek

Görme siniri; Biyoloji, Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Beyinden ikinci kafa çifti olarak çıkıp beynin frontal lobunun altında optik kiyazma yapan ve her bir gözün retinasına uzanan görme siniri.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Beynin bazal yüzünden çıkıp hem kafatası içinde hem de göz çukuru içinde seyreden ikinci çift beyin siniri, nervus optikus.

Görme siniri anlamı, kısaca tanımı

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler

Görme : Görmek işi, rüyet.

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

 

Nervus optikus : Görme siniri.

Optik kiyazma : Sağ ve sol gözden gelen sinirlerin buluştuğu, her bir retinanın iç yarısından gelen sinir tellerinin çapraz yaparak iki optik yol teşkil ettiği, sağ yol soldaki, sol yol sağdaki görme alanından gelen bütün duyguları taşıyan beynin frontal lobları altındaki X şeklindeki yapı.

Göz çukuru : Gözün içinde bulunduğu kemiksi boşluk. İçinde göz küresinin bulunduğu kemik boşluk, orbit, orbita. Gözün içinde bulunduğu kemiksel boşluk, orbita. Göz yuvarlarının içinde bulunduğu kemik boşluk.

Yüzünden : -den ötürü.

Kafatası : İnsanda ve omurgalılarda içinde beyin bulunan, başın kemik bölümü.

Her bir : Sayılabilen şeylerin ayrı ayrı hepsi, beher (I).

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Frontal : Alın. Balıklarda orbital bölgede bulunan ve baş iskeletinin büyük bir kısmını oluşturan bir çift büyük kıkırdak kemik.

Optikus : Gören, görme işine yarayan, görmeyle ilgili olan.

Kiyazma : Mayozun I. profazında, iki kromatit arasında gözlenebilen, bağlantı ya da krosingover yeri. Balıklarda optik sinir fibrinlerinin kesişmesi. Çapraz. Mayotik yeniden düzenlenmenin sağlanması için homolog kromozomların kromatidlerinin çaprazlaması.

İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.

Nervus : Sinir.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Retina : Ağ tabaka.

Beyin : Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

 

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Diğer dillerde Görme siniri anlamı nedir?

İngilizce'de Görme siniri ne demek ? : optic nerve