Ordeal türkçesi Ordeal nedir

  • Çetin sınav.
  • Güçsınav.
  • Çile.
  • Ateşten gömlek.
  • İnsana çok sıkıntı çektiren iş.
  • Zorlu sınama.
  • Suçluyu bulmak amacıyla sanıkları ateşe atmak, dağlamak, suya daldırmak, zehirlemek, birbirleriyle döğüştürmek, yaban hayvanlarının arasına bırakmak, yanıtlanması güç sorular sormak ve daha birçok deneylerden geçirerek yapılan geleneksel ve evrensel yargılama türü. (bu yargılamalar sırasında, tanrısal güçlerin koruyuculuğu altında bulunduklarına inanılan suçsuzların acı çekmemelerine ve dokuncayla karşılaşmamalarına karşın suçlular acının en büyüğünü duydukları gibi, çoğu kez sakat kalmakta ya da yaşamlarını yitirmektedirler.) bk. bakı. krş. kutbakı, büyü, simge.
  • İşkence ile sorgulama.

Ordeal ile ilgili cümleler

English: It'll be a long ordeal.
Turkish: Bu uzun bir çile olacak.

English: Ali couldn't talk about his ordeal with anyone.
Turkish: Ali çilesini biriyle konuşamadı.

English: Bob has to get through this ordeal on his own.
Turkish: Bob kendi başına bu çileyi aşmak zorundadır.

English: Ali told Mary about last night's ordeal.
Turkish: Ali Mary'ye dün geceki çileden bahsetti.

Ordeal ingilizcede ne demek, Ordeal nerede nasıl kullanılır?

Ordeal by fire : Dağlayarak işkence etme.

Terrible ordeal : Acı çekme. Korkunç işkence. Korkunç sorgulama. İşkence. Korkunç çile. Büyük ızdırap. Eziyet.

 

Water ordeal : Sanığın suya atılması şeklinde yargılama usulü.

Ordeals : Çile. Çetin sınav. Ateşten gömlek. Zorlu sınama. İşkence ile sorgulama. İnsana çok sıkıntı çektiren iş.

Bordeaux : Bordo (fransız şehri). Bordo şarabı.

Order bill : Emre yazılı senet. Emre yazılı tahvil.

Order arms : Hazırol.

Order back : Geri gelmesini söylemek.

Bordeaux wine : Bordo şarabı.

Order away : Göndermek. Yollamak. Gitmesini söylemek. Kovmak.

İngilizce Ordeal Türkçe anlamı, Ordeal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ordeal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hasped : İplik makarası. Kopça. Kilitlemek. Tutturmak. Çengelli iğne. Makara. Kopçalamak. Toka. Asma kilit.

Skein : Arapsaçı. Çile (yün veya ip vb için). Yumak. Kuşların birlikte uçuş düzeni. Yumak lüle. Tura. Kangal. Karmakarışıklık.

Skeins : Karmakarışıklık. Yumak. Yumak lüle. Çile (yün veya ip vb için). Kangal. Arapsaçı. Tura. Kuşların birlikte uçuş düzeni.

Bowstrings : Yay kirişi. İple boğarak öldürmek. İple boğmak. Kiriş.

Bowstring : İple boğmak. Yay kirişi. İple boğarak öldürmek. Kiriş.

Hasps : Asma kilit köprüsü. Çengelli iğne. Kilitlemek. İplik makarası. Tutturmak. Kopça. Kopçalamak. Toka. Asma kilit.

Hasping : İplik makarası. Tutturmak. Asma kilit. Kilitlemek. Makara. Kopçalamak. Toka. Kopça. Çengelli iğne.

Hank : Çengel. İpek çilesi. Kangal. Halka. Demet. Yün çilesi. Çember. İstralya halatı. Gargari halkası. Bukle.

Experience : Bilgi ve beceri kazandırıcı bilinçli ya da bilinçsiz kişisel edinim ve yaşantı. Denemek. Başa gelen şey. Bireyin algılayarak ve doğrudan doğruya etkinlik göstererek edindiği bilgi, tutum ve becerilerin tümü. insanın, özdeksel ve toplumsal çevresiyle ilişki kurması sonucu gerçekleşen etkileşim süreci. Yaşantı. Başından geçmek. Deneyim. Karşılaşmak. Olay. Olayların zorunlu bağlantılarının, özelliklerinin ve yasalarının ortaya çıkarılmasına, ussal etkinlik yöntem ve araçlarının bulunup denenmesine olanak veren; insanın doğal ve toplumsal çevresi üzerindeki kılgısal eylemi.

 

Hasp : Kenet. Kopça. İplik makarası. Çengelli iğne. Asma kilit. Kilitlemek. Makara. Tutturmak. Kopçalamak.

Ordeal synonyms : trial by ordeal, skeining, hanks, ordeals, trial, mortifications, hanking, mortification.

Ordeal ingilizce tanımı, definition of Ordeal

Ordeal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An ancient form of test to determine guilt or innocence, by appealing to a supernatural decision, once common in Europe, and still practiced in the East and by savage tribes. Of or pertaining to trial by ordeal.