Ordinate türkçesi Ordinate nedir

  • [#dik Dikey] kan.
  • Düşey koordinat.
  • Dikey.
  • Ordinat.
  • Bir eksenler dizgesinde düşey boyutu oluşturan ve genellikle bağımlı değişkeni simgeleyen eksen.
  • Düşey eksen.
  • Tertip.
  • Düşey konaç.
  • Düzenli.
  • Dikeykon.

Ordinate ile ilgili cümleler

English: Give me the coordinates.
Turkish: Bana koordinatları ver.

English: Don't worry, if that happens, we will just have to coordinate!
Turkish: Endişelenme, eğer bu olursa sadece birlikte çalışacağız!

English: According to some experts the spoken language uses few subordinate clauses.
Turkish: Bazı uzmanlara göre, konuşulan dil çok az sayıda yan cümleler kullanır.

English: Why are you so insubordinate to your boss?
Turkish: Niçin patronuna karşı çok asisin?

Ordinate ingilizcede ne demek, Ordinate nerede nasıl kullanılır?

Axis of the ordinate : Ordinat ekseni. Düşey konaç ekseni.

Co ordinate : Düzeltmek. Birbirine göre ayarlamak. Apsis. Tanzim etmek. Koordinat. Koordine. Alıştırmak. Eşit. Düzenli. Eşgüdüm sağlamak.

Ordinates : Ordinat.

Axis of ordinates : Dikey konaç ekseni. Ordinat ekseni.

Chromaticity co ordinates : Üçrenksel koordinatlar. Bir ışığın, üçrenksel üç bileşeninden her birinin üç bileşenin toplamına oranı.

Affine coordinates : Afin koordinat sistemi.

Be subordinate to : Başkasının emrinde olmak. Bir şeyden aşağı kalmak. -den daha az önemli olmak. -den sonra gelmek.

 

Coordinate : Eşgüdümlemek. Kon. Düzeltmek. Eksenlere ve bir köken noktasına göre, noktaların uzaydaki yerlerini belirten sayılar takımı içinden bir sayı. İşbirliği yapmak. Uyum sağlamak. Düzenlemek. Ayarlamak. Konsayı. Birbirine göre ayarlamak.

Coordinate clause : Sıralı tümce. Bağlaçlı yan cümle.

Coordinate axis : Koordinat ekseni. Konaç ekseni.

İngilizce Ordinate Türkçe anlamı, Ordinate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ordinate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Formation : Teşkil. Oluşum. Düzen. Biçimlendirme. Biyoloji, eğitim, fizik, kimya, uzay, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yapım. Türetme. Oluş. Bir kayaç katman (litostratigrafi) birimi; belli bir ya da birkaç kayaç cinsinin egemen olması ya da yapılışında göze çarpan özelliğiyle, altından ve üstünden ayırt edilebilen oluşum. Biçimlenim.

Compositions : Beste. Bileşim. Nitelik. Bileştirme. Kompozisyon. Dizgi. Derleme. Eserdeki düzeltme. Anlaşma.

Daintiest : Lezzetli. Titiz. En lezzetlisi. Nefis. İnce. Zarif. Nazik.

Ordain : Törenle papaz unvanını vermek. Nasip etmek. Papaz. Emretmek. Atamak (papaz). Buyurmak. Takdir etmek (tanrı). Atamak. Mukadder kılmak. Yapmak.

Vertical axis : Dikey eksen. Düşey aks.

In order : Sıra ile. Usulüne göre. Sıralı. Usule uygun. Ahenkli. Usule göre. Nizamlı. Uygun. Düzenli sıra ile yolunda.

Concoction : Uydurmasyon. Karıştırma. Karıştırarak hazırlama. Uydurma. Karışım. Hazırlama.

Portrait : Vesikalık fotoğraf. Resim. İnsan resmi. Tasvir. Düşey. Portre. Dikey düşey. Betimleme.

 

Collocation : Eşdizimlilik. Tanzim. Yan yana olma. Yan yana tanzim. Sıraya koyma. Düzenleme. Sıralama. Aynı yerde tertip. Birlikte kullanım.

Getup : Kılık. Dış görünüş (argo terim). Format. Stil. Kıyafet (argo terim). Moda (argo terim). Kıyafet. Giysi. Yapılış.

Ordinate synonyms : cartesian coordinate, contrivance, coordinated, invest, normal, vest, upended, just so, dispensations, dispensation, composition, consecrate, co ordinate, plumbous, arranged, contrivances, enthrone, ordinates, formula, clean cut, methodical, uprights, apeak, elegant, sheers, businesslike, sheer, contexture, orthogonal, like clockwork, sheering, co ordination, vertically.

Ordinate zıt anlamlı kelimeler, Ordinate kelime anlamı

Divest : Soymak. Verilen hakkı geri almak. Çıkarmak. Elden çıkarmak. Yoksun bırakmak. Görevden almak. Mahrum etmek. Kurtulmak.

Ordinate ingilizce tanımı, definition of Ordinate

Ordinate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Methodical. Orderly. The distance of any point in a curve or a straight line, measured on a line called the axis of ordinates or on a line parallel to it, from another line called the axis of abscissas, on which the corresponding abscissa of the point is measured. Regular. Well-ordered. To appoint, to regulate. To harmonize.