Originalist türkçesi Originalist nedir

Originalist ingilizcede ne demek, Originalist nerede nasıl kullanılır?

Originalities : Yaratıcılık. Orijinallik. Özgünlük. Yaratma gücü. Benzemezlik.

Originality : Orijinallik. Yaratıcılık. Özgünlük. Benzemezlik. Yaratma gücü.

Originality notion of products : Malın özgünlüğü inancı. Halkın, belirli sarmalaç ve markayı taşıyan malın özgün olduğu yolundaki inancı.

Aboriginality : Aborijin olma niteliği. Aborijinlik.

Original binding : Satıcısınca düzenlenerek alıcıya yollanan ve gümrükçe yapılacak işlemlere dayanak olan gerçek ve özgün satımca. Özgün satımca.

Original brandname manufacturing : Özgün marka yapımı. Dışarıda işleme ticaretinde siparişi alan firmanın, tasarım aşamasını da içerecek biçimde sipariş edilen malı ürettiği, ancak malın siparişini veren firmanın adı ile satmakla yükümlü olduğu üretim ve ticaret biçimi.

Original contribution : Özgün katkı.

Original data type : Özgün veri türü.

Original character : İyesinin cümle, sözdizimi, işleme, düzenleme, çizme ve boyama gibi özelliklerini taşıyan yapıt, özgün yapıt. İyesinin özelliğini taşıyan ürünler.

Original equipment manufacturer : Orijinal malzeme üreticisi. Oem. Orijinal ekipman imalatçısı. Piyasa ürünlerini ve başka şirketlerce üretilen ürünleri satın alarak birleştirip yeni bir marka ismi altında bir ürünü piyasaya süren şirket. Özgün teçhizat üreticisi. Orjinal parça üreticisi.

 

İngilizce Originalist Türkçe anlamı, Originalist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Originalist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The real mccoy : Hası. Orijinali. Gerçek. Aslı. Hakikisi. Alası. Ta kendisi.

Master copy : Asıl. Ana kuşak. Esas kopya. Orijinal kopya. Ana kopya. Asıl kopya.

Authentics : Güvenilir. Sıhhat. Gerçek. Sahici. Sahih. Doğru. Asıl. Hakiki. Özgün.

Original : El değmemiş. Özgün. Organizatör. Asıl metin. Yaratıcı. Asıl. Gerçek. İlginç tip.

Ability : Çalışma gücü. Öğrenilmeden kazanılan ve kişinin ansal yeterlik ya da edim ve eylem konularında iş başarma gücü. İktidar. Liyakat. Yeterlik. İstidat. İşçiye ilişkin iş yapabilme yeteneği. Beceri. Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Kabiliyet.

Quality : Bir şeyi o şey yapan ve başka şeylerle karıştırılmamasını sağlayan varoluş biçimi. Sayısal olmadan belirtilen özellik. Soyluluk. Fizik, kimya, madencilik, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çeşit. Sıfat. Bünye. Keyfiyet. Kaliteli. Yapı.

Autochthonal : Yerli. Özgün. Asıl yerli.

Unaccented : Aslı gibi. Vurgusuz.

Novelty : Tuhaflık. Ivır zıvır. Orijinalite. Özdeşi bulunmama, ortaya ilk kez konulma. Yenilik. Alışılmamış şey. Değersiz ziynet. Acayiplik. Değişiklik. Yeni çıkmış şey.

Prototypes : Prototip. İlk örnek. İlktipler. Asıl örnek.

Originalist synonyms : innovativeness, unoriginal, unabridged, authentic, prototype, unorthodoxy, novel, the real thing, freshness, originals, unconventionality, inventive, heterodoxy, power.

 

Originalist zıt anlamlı kelimeler, Originalist kelime anlamı

Inability : Acizlik. Gücü olmama. Acziyet. Yeteneksizlik. Beceriksizlik. Yapamama. Güçsüzlük. İktidarsızlık. Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu. Aciz.

Conventionality : Geleneklere bağlılık. Kalıplaşmış davranış. Resmiyet. Basmakalıp söz.

Unoriginal : Sıradan. Bayağı. Basit. Orijinal olmayan. Sade. Başlangıçta olmayan. Sahte. Olağan.

Originalist antonyms : unoriginality, orthodoxy, original.

Originalist ingilizce tanımı, definition of Originalist

Originalist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who is original.