Orta yuvar nedir, Orta yuvar ne demek

Orta yuvar; bir gök bilimi terimidir.

Orta yuvar tanımı, anlamı:

Orta : Yeniçeri Ocağında tabur. Orantı. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Ne uzun ne kısa, midi. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Ne büyük ne küçük, midi. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. İyi ile kötü arasındaki durum. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat.

Yuvar : Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim. Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genellikle yuvarlak veya oval küçük cisim.

 

Yuva : Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. Bir şeyin öğretildiği yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Genellikle ailenin oturduğu ev. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk.

Orta yuvarlak : Futbol, basketbol vb. oyunların sahasında ortada bulunan ve başlama vuruşu veya atışının yapıldığı noktanın merkez olduğu alan, santra, santra yuvarlağı.

Hava : Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Esinti. Tarz, üslup. Keyif, âlem. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Gökyüzü. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk. Müzik parçalarında tür. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Çekicilik. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.

Sıcak : Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Dostça olan, sevgi dolu. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Hamam. Havadaki yüksek ısı. Sıcak yer.

Yaklaşık : Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî.

 

Kilometre : 1.000 metrelik uzunluk ölçü birimi (km).

Katman : Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka. Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka.

Mezosfer : Orta yuvar.