Orto nedir, Orto ne demek
Orto; Biyoloji, Kimya alanlarında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
Yunanca düz anlamına gelen ön ek.
Kimya'da terim anlamı:
Komşu ya da 1, 2 durumunu gösteren ön ek.
Bir asit, tuz ya da esterin doğada özgürce birleşebileceği en çok suyu yapısına aldığını gösterir ön ek.
Tek dönme nicem sayısı ve koşut çekirdek dönüsü koşulunu belirleyen ön ek.
Kimya'da terim anlamı:
Komşuluğu veya 1-2 durumunu gösteren ön ek. Serbest, tuzu veya esteri şeklinde bilinen ve en çok hidrolizlenmiş asidi gösteren ön ek, ortosilisik asit gibi. Paralel spinleri gösteren ön ek. Bir asit, tuz ya da esterin doğada serbestçe birleşeceği en çok suyun yapısıda bulunduğunu gösteren ön ek.
Orto ile ilgili Cümleler
- Heterodoks veya Ortodoks olmanız beni ilgilendirmez.
- Aziz Augustine tarafından yazılan "İtiraflar" bize ortodokslukta biten entelektüel arayışın zamansız bir hikayesini anlatır.
- Ortodontistler çok kazanır mı?
- Ben bir ortodontistim.
- 1859'dan itibaren, Amerika'dan Protestan misyonerler gelmeye başladı ve Katolik ve de Rus Ortodoks kiliseleri de misyonerlik çalışmalarına aktif olarak dahil oldular.
- Rus Ortodoks Kilisesi ithal ikameci sanayileşmesi için dua edecek.
- Doktor Tom'a üç hafta boyunca ortopedik alçı giyinmek zorunda olduğunu söyledi.
Orto tanımı, anlamı
Orto asit : Orto pozisyonunda karboksil grubu içeren organik asitler. Kimyasal bileşiminde ek olarak bir mol su ihtiva eden organik asitler. Örneğin, HCOOH formik asit, HC(OH)3 ortoformik asit Belirli oranlarda su içeren inorganik asitler, örneğin H3PO4 veya P2O5.3H2O ortofosforik asit
Ortodoks istikrar programı : Enflasyonu düşürmek ve enflasyon beklentilerini kırmak amacıyla daraltıcı para ve maliye politikaları uygulanmasını içeren istikrar politikası.
Ortodromik faaliyet : Sinir hücrelerinde impulsların doğru yönde yayılması.
Ortoform : Formülü C6H3(COOCH3)OH(NH2) mol kütlesi 167,1 g, e.n. 143 °C olan antiseptik olarak ve lokal anestezide kullanılan ve suda çözünen beyaz toz halde bir madde. Yağda çözünen yerel anestezik bir ilaç.
Ortofosfat : [Bakınız: inorganik fosfat]. İnorganik fosfat.
Ortogenez : Belirli bir yönde olan evrim; doğal seçim ve dış şartlarla ilgili olmayan bazı değişmelerin belli bir yönde gelişmesi. Doğal seçim ve dış şartlarla ilgili olmaksızın belirli bir yönde bazı değişimler biçiminde görülen evrim. Belirli bir yönde olan evrim; doğal seçim ve dış şartlarla ilgisi olmayan bir takım değişmelerin belirli blr yönde gelişmesi.
Ortognat : Çeneleri düz olan; bazı böceklerde olduğu gibi baş ekseninin vücut eksenine dik açıda olması.
Ortogonal dizi : Her iki farklı elemanı ortogonal olan dizi.
Ortogonal toplam : H Hilbert uzayı, L onun bir alt uzayı, M, L'nin ortogonal tümleyeni olmak üzere H = L + M biçimindeki toplam.
Ortogonal tümleyen : G bir Hilbert uzayının alt uzayı olmak üzere, G 'ye dik olan tüm elemanlar kümesi.
Ortogonal vektörler : İç Çarpımlı bir V vektör uzayında iç çarpımları sıfır olan iki vektör, dik vektörler.
Ortogonallik : İç çarpımlı bir vektör uzayında iki elemanın iç çarpımının sıfır olması.
Ortok : Evin çatısını örterken kullanılan orta direk.
Ortokeratotoik hiperkeratozis : Hiperkeratozis.
Ortokinez : Uygun olmayan çevreyle karşılaşan organizmanın hızını değiştirme hareketi.
Ortoklaz : Dik açı biçiminde ayrıtları olan, billurları parça hâlinde dilinen bir çeşit potasyum feldspat, ortoz.
Ortokromatik : Aynı renkte olan. Duyarkatı ortokromatik olan duyarkat.
Ortokromatik duyarkat : İzgenin mor ile sarı arasındaki bütün ışınımlarına duyarlık gösteren, bundan dolayı aşağı yukarı insan gözünün duyarlığına eş olan duyarkat çeşidi.
Ortokromatik film : Duyarkatı ortokromatik olan kullanılmamış film.
Ortokromatofil eritroblast : Eritroblast.
Ortolan : [Bakınız: kiraz kuşu]. (Emberiza hortulana), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının yelvegiller (Emberizidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 16 cm. Sırtı kahverengi, karnı tarçın rengidir. Avrupa, Kuzey Afrika ve Batı Asyada tahıl ekili arazide yaşar.
Ortomiksovirüsler : Grip hastalığının etkeni olan enflüenza virüs gibi tek iplikli ve parçalı RNA genom yapısına sahip, yaklaşık 100 nm büyüklükte ve zarflı virüslerin oluşturduğu bir virüs ailesi, Orthomyxoviridae.
Ortonormal dizi : Tüm elemanlarının normu bire eşit olan ortogonal dizi.
Ortonormal taban : Tam ortonormal sistem.
Ortonormalleştirme : Verilen bir doğrusal bağımsız vektörler sisteminden bir ortonormal sistemin oluşturulması.
Ortonormallik : Ortonormal olma özelliği.
Ortopankromatik : Duyarkatı ortopankromatik olan film.
Ortopankromatik duyarkat : İzgenin bütün görünür ışığına karşı duyar olmakla birlikte, mavi ve yeşil bölgelerine aşırı, turuncu ve kırmızı bölgelerine çok az duyarlık gösteren duyarkat çeşidi.
Ortopankromatik film : Duyarkatı ortopankromatik olan kullanılmamış film.
Ortopedik özürlüler : Kemik ve eklemlerinin biçim ve yapısında aksaklık bulunan kas gücü gelişimi, ortakgüdümü ya da denetiminde sapmalar gösteren kimseler.
Ortopnö : İleri derecede kalp ve akciğer yetmezlikleri hâlinde görülen yardımcı kasların iştirakiyle güç ve sık olarak ve oturur durumda yapılabilen solunum şekli.
Ortopoksvirüsler : Poxviridae ailesinin Chordopoxvirinae alt ailesinde yer alan, bünyesinde insan ve sığır çiçeğine neden olan virüsleri de bulunduran bir virüs cinsi.
Ortorombik sistem : Birbiriyle kesişen farklı uzunluklardaki 3 eksen içeren prizmalardan elde edilen kristal yapı sistemi.
Ortostatik proteinüri : Çocuklarda ve gençlerde yalnızca ayakta fazla durduktan sonra biçimlenen proteinüri, postüral proteinüri.
Ortostik : Gövdede yaprakların aynı düşey sırada düzenlenmiş olması.
Ortoterapi : Serum tedavisi.
Ortotopik nakil : Vericiden alınan organ veya dokunun, alıcıda aynı yere, aynı anatomik bölgeye aktarılması.
Ortozoonozis : İnsan ve hayvanlara kuşlardan bulaşan hastalıkların genel adı.
Ortodoks : Hristiyan mezheplerinden biri. Bu mezhebe bağlı olan kimse. Dogmaya ve kilise öğretisine uygun olan.
Ortodoksluk : Meşru kilisenin resmî kararlarına uygun öğreti ve düşüncelerin bütünü. Doğu Hristiyan kiliseleri tarafından sürdürülen, Yunan ve Slavların çoğunun benimsediği mezhep.
Ortodonti : Diş hekimliğinin, dişleri çenelerin üzerine estetik ve görev bakımlarından düzenli bir biçimde yerleştirmekle uğraşan kolu.
Ortopedi : Kemikler, eklemler, kaslar, kirişler, sinirler gibi hareketi sağlayan organların bozukluklarını düzelten, tedavi eden cerrahi kolu.
Ortopedik : Ortopedi ile ilgili olan.
Ortopedist : Ortopedi uzmanı.
Ortoz : Ortoklaz.
Diğer dillerde Orto anlamı nedir?
İngilizce'de Orto ne demek ? : ortho, ortho-

Bu kısımda Orto nedir? Orto ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Orto tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Orto hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.