Osmole türkçesi Osmole nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Ozmol.
  • Osmol.
  • İyonlarına ayrışmayan bir maddenin gram olarak molekül ağırlığı, iyonlarına ayrışan bir maddenin ise molekül ağırlığının iyon sayısına bölümü. 1 mol glikoz, iyonize olmadığı için çözünen madde 1 ozmol oluştururken, 1 mol sodyum klorür, iki iyona ayrıştığı için 2 ozmol oluşturur.

Osmole ingilizcede ne demek, Osmole nerede nasıl kullanılır?

Osmol : Çözeltide mevcut olan parçaların ozmoz ve ozmotik basınca neden olma yeteneklerinin ölçüsü. Ozmol.

Osmolal solution : Ozmolalite. Ozmolal çözelti.

Osmolality : Ozmolarite. Osmolalite. Ozmolalite. Bin gram çözücüde çözünmüş maddenin osmol-gram sayısı, ozmolal çözelti.

Osmolar : Ozmolar. Çözeltideki ozmotik etkin partiküllerin konsantrasyonuna ait olan. Ozmalar.

Osmolar solution : Ozmolarite. Ozmolar çözelti.

Cosmology : Eğitim, fizik alanlarında kullanılır. Acunbilim. Evrenin oluşumunu inceleyen ve evreni yöneten genel yasalarla uğraşan bilim. Evrenbilim. Evren'in oluşumunu ve gelişimini inceleyen bilim dalı. Kozmoloji. Evren bilim.

Osmolarity : Bir litre çözeltideki çözünen maddenin ozmol-gram sayısı, ozmolar çözelti. Ozmolarite. Herhangi bir solüsyonda ozmotik olarak çözünen partiküllerin konsantrasyonu. Osmolarite.

 

Hyperosmolality : Vücut sıvılarının osmolalitesinin artması. Hiperozmolalite. Hiperosmolaüte.

Cosmologically : Kozmolojik açıdan.

Cosmologists : Kozmoloji araştırmacısı veya uzmanı (evrenin doğuşu ve yapısını inceleyen bilim). Kozmolog.

İngilizce Osmole Türkçe anlamı, Osmole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Osmole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Abdomen. Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın.

Make a face : Suratını ekşitmek. Surat yapmak. Surat asmak. Somurtmak. Yüzünü gözünü buruşturmak. Suratını buruşturmak. Surat etmek. Dudak bükmek. Memnuniyetsizlik göstermek. Yüzünü buruşturmak.

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

Aerosol : Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aerosol. Katı ya da sıvıların bir uçtun ortamda ince parçacık ya da damlacık halinde dağılarak asılı kaldığı karışım. Atmosferde boşlukta kalan çok küçük parçacıkların kümelenmesi. Ayresol. Buğu asıltısı. Sprey. Aeresol. Havalı asıltı. Havada asıltı.

Fume : Duman çıkarmak. Buhar. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Öfkelenmek. Bir uçun için de asılı küçük (0,1 -1 mikronluk) katı ya da sıvı taneciklerin oluşturduğu karışım. Duman. Kızmak. Yerçekimi etkisiyle yavaşça çöken, boyutları 0,1-5 mm çapındaki katı taneciklerin gaz evresinde dağılmalarından oluşan asıltı. '. Tütmek. Gaz.

 

Grimace : Yüz buruşturmak. Suratını ekşitmek. Yüzünü ekşitmek. Suratını ekşitme. Yüzünü çarpıtmak. Suratını buruşturmak. Oyuncunun, anlatımı vurgulamak için oyun sırasında yanlış olarak başvurduğu yüz kımıltılarının tümü. Yüzünü buruşturma. Yüzünü buruşturmak. Yüz çarpıtma.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Osmole synonyms : gun smoke, smother, smirk, dimple, osmol, a dna, a c syndrom, simper, abdominal fat necrosis, beam, abamectin, grin, a band, abaxial, abdominal distention, a clay, sneer, abdominal pain, abdominal ovariectomy, pull a face.

Osmole zıt anlamlı kelimeler, Osmole kelime anlamı

Inhale : Nefes almak. Çekmek. Teneffüs etmek. İç çekmek. İçine çekmek. Soluk almak. Solukla içeri almak. İçmek. Solumak. İçine çekmek (sigara dumanı vb'ni).

Abstain : Çekimser olmak. Geri durmak. Uzak durmak. Kaçınmak. Oy vermemek. Çekimser kalmak. İçkiden uzak durmak. İçki içmemek. Perhiz yapmak. Sakınmak.

Shared : Dağıtılmış. Ortaklaşa. Ortak. Birlikte. Müşterek. Paylaşımlı. Paylaştırılmış. Müştereken. Bölüştürülmüş (iki veya daha fazla insan, grup, vb. arasında). Dayalı.