Outdate türkçesi Outdate nedir

  • Geçersiz kılmak.
  • [#bayat Bayatlamak].
  • Modası geçmek.

Outdate ile ilgili cümleler

English: What is not eternal is eternally outdated.
Turkish: Ebedi olmayan şey ebediyen kullanımdan kalkmıştır.

English: It's outdated.
Turkish: Bunun modası geçmiş.

English: This data is outdated.
Turkish: Bu veri eski.

English: We’ve all heard of outdated laws that remain on the books from earlier times, many of which are good for a few laughs.
Turkish: Hepimiz eski zamanlardan kitaplarda kalan eski yasaları duyduk, bunların çoğu birkaç kahkaha için iyidir.

Outdate ingilizcede ne demek, Outdate nerede nasıl kullanılır?

Outdated : Zaman aşımına uğramış. Eski (teknoloji makine vb). Çağın gereksinimlerini karşılamayan. Günün şartlarına uymayan. Modası geçmiş. Hükmü kalmamış. Miadını doldurmuş. Köhne. Geçersiz. Zamana uymayan.

Outdid : Üstün gelmek. Üstün olmak. Geçmek. Yenmek.

Outdistance : Daha hızlı gitmek. Daha hızlı gitmek ya da daha ileri gitmek. Daha ileri gitmek. Arkada bırakmak. Geride bırakmak (yarışta). Geçmek. Geçmek (koşuda). Geride bırakmak.

Outdistanced : Geride bırakmak. Geçmek.

Outdistances : Daha hızlı gitmek. Geçmek (koşuda). Geride bırakmak. Daha ileri gitmek. Geçmek. Arkada bırakmak. Geride bırakmak (yarışta).

Outdo : -i geçmek. Yenmek. Geçmek. -i çok geride bırakmak. -i bastırmak. -den üstün olmak. Fark atmak. Üstün gelmek. -den çok daha iyi bir performans göstermek. Üstün olmak.

 

Outdoors : Dışarısı. Dışarıda. Açık havada. Açık hava.

Outdoing : -i geçmek. -den çok daha iyi bir performans göstermek. Yenmek. Geçmek. Fark atmak. Bastırmak. -i bastırmak. -i çok geride bırakmak. Üstün olmak. Üstün gelmek.

Outdoor gymnastics : Alan cimnastiği. Açık havada yapılan cimnastik alıştırmaları.

Outdraw : Silahını hızlı çekmek. Tetiği (silah)düşmandan daha hızlı çekmek. Başkaları üzerinde büyük bir güce sahip olmak. Tetiği karşısındakinden daha hızlı çekmek. Tabancayı karşıdakinden daha hızlı çekmek.

İngilizce Outdate Türkçe anlamı, Outdate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outdate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go out : Dışarıya çıkmak. İstifa etmek. Yollanmak (mektup koli vb). Dışarı çıkmak. Çekilmek. (ateş) sönmek. Sönmek. Flört etmek. Gönderilmek.

Cancel : Bozmak. Denkleştirmek. Boşa çıkarmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Silme. Damgalamak (pul). Vazgeçmek. İptal. İptal etmek.

Debauching : Bozmak. Azdırmak. Sefahat. Ahlakını bozmak. Kötü yola düşürmek. Ayartmak. Kötü yola sevk etmek. Baştan çıkartmak. Baştan çıkarmak.

Debauch : Ayartmak. Bozmak. Baştan çıkarmak. Kötü yola düşürmek. Baştan çıkartmak. Sefahat. Azdırmak. Ahlakını bozmak. Doğru yoldan saptırmak.

Invalidating : İptal etmek. Hükümsüz kılmak. Hükümsüz kılma. Boşa çıkarmak. Geçersiz kılma.

Modify : Nitelemek. Tamlamak. Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Tadil etmek. Değişiklik yapmak. Biraz değiştirmek. Değiştirmek. Üzerinde değişiklik yapmak. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme.

 

Superannuated : Emekli. Çalışamayacak kadar yaşlı. Miadı dolmuş. Yaşlılıktan emekli edilmiş. Demode. Yaşlılıktan dolayı bir işi gerektiği gibi yapamayan. Köhne. Yaş haddinden dolayı emekliye ayrılmış. Eskimiş. Eski kafalı.

Disannulling : İptal etmek.

Disannul : İptal etmek. Geçersiz saymak.

Call of : Geri çevirmek. İptal etmek.

Outdate synonyms : noncurrent, staler, fossilise, staled, staling, become stale, invalidate, nullifying, dating, nullifies, nullify, stales, nullified, out of date, invalidates, disannulled, stalest, cancels, date, debauches, fossilising, fossilised, stale.

Outdate zıt anlamlı kelimeler, Outdate kelime anlamı

Current : Güncel. Akıntı. Bugünkü. Yaygın. Elektriğin bir yöne akışı. Şu anki. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Akım. Tedavüldeki. Cari.

Stay : Geçiştirmek. Oyalanmak. Bastırmak. İkamet etmek. Erteleme. Germek. Ertelemek. Bırakmamak. Kalma. Kalış.