Superannuated türkçesi Superannuated nedir

  • Yaşlılıktan dolayı bir işi gerektiği gibi yapamayan.
  • Çalışamayacak kadar yaşlı.
  • Eski kafalı.
  • Eski.
  • Köhne.
  • Yaş haddinden dolayı emekliye ayrılmış.
  • Demode.
  • Eskimiş.
  • Modası geçmiş.
  • Emekli.
  • Miadı dolmuş.
  • Yaşlılıktan emekli edilmiş.

Superannuated ingilizcede ne demek, Superannuated nerede nasıl kullanılır?

Superannuate : Emekli etmek. Emekliye ayırmak. Yaş haddinden emekli etmek.

Superannuating : Emekli etmek. Emekliye ayırmak. Yaş haddinden emekli etmek.

Superannuation : Emekli maaşı. Emeklilik. Süper emeklilik. Yaşlılık maaşı. Emeklilik maaşı. Emekli olma. Emekli aylığı.

Superannuation fund : Emekli sandığı. Emekliye sevk etme fonu. Emekli sandığı ayırcası. Emekli aylıklarının ödenebilmesi amacı ve birikim yapılmak üzere açılan sayışım. Emeklilik fonu.

İngilizce Superannuated Türkçe anlamı, Superannuated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superannuated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Old : ...yaşında. Önceki. Büyük. İhtiyar. Deneyimli. İhtiyarlamak. Eski zamanlar. Yaşlı.

Fuddy duddy : Tutucu kimse. Eski kafalı kimse. Sıkıcı kimse. Örümcek kafalı kimse. Tutucu. Demode tavırları ve fikirleri olan kimse (genellikle daha yaşlılar).

Fossil : Fosil. Taşlaşmış. Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ve izleri, taşıl. Taşıl. Fosilleşmiş. Taşlaşmak. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Geçmiş yerbilim zamanlarına ilişkin hayvan ve da bitkilerin, yerkabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ya da izleri. Kalıntı.

 

Laborious : Çok çalışan. Yorucu. Zahmetli. Çalışkan. Güç.

Antiquated : Antika olmuş. Çağdışı. Yaşı ilerlemiş. Köhneleştirilmiş. Antika. Yaşlı.

Retiree : Emekli aylığı alan kişi. Tekaüt.

Fusty : Küf kokan. Kokuşmuş. Küflü. Küf kokulu. Kokmuş. Küflenmiş.

Cut and dried : İç karartıcı. Hazır. Önceden planlanmış. Yavan. Sıradan. Bayat. Sıkıcı.

Chronics : Kronik. Berbat. Çok kötü. Devamlı. Süreğen. Sürekli. Müzmin. Kalıcı.

Antecedental : Geçmiş. Önceki.

Superannuated synonyms : noncurrent, anachronistical, back number, down at the heel, down at the heels, out of date, disused, fleabitten, crummy, anterior, hackneyed, mustier, auld, dilapidated, hidebound, behind the times, overaged, ci devant, jadish, down at heel, cornier, dingy, archaistic, naff, retirers, crusted, dated, frouzy, fustier, old fashioned, crummiest, grubbiest, moss grown.

Superannuated zıt anlamlı kelimeler, Superannuated kelime anlamı

Current : Elektriğin bir yöne akışı. Tedavüldeki. Suyun akışı. Akarsu debisi. Akıntı. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Geçerli. Güncel. Akım. Olagelen, geçerli, yürürlükte olan.

Young : Gençler. Döl. Hayvan yavrusu. Yavru. Yeni. Küçük. Genç. (hayvan) yavru. Gençlik. Taze.