Outdoors türkçesi Outdoors nedir
Outdoors ile ilgili cümleler
English: Ali doesn't get outdoors much.
Turkish: Ali çok açık havaya çıkmaz.
English: Ali doesn't play outdoors much.
Turkish: Ali dışarıda çok oynamaz.
English: A kid was outdoors and played with a ball.
Turkish: Bir çocuk dışarıdaydı ve bir topla oynadı.
English: Nobody wants to work outdoors on a cold day.
Turkish: Hiç kimse soğuk bir günde dışarıda çalışmak istemez.
English: She doesn't get outdoors much.
Turkish: O, evin dışına fazla çıkmaz.
Outdoors ingilizcede ne demek, Outdoors nerede nasıl kullanılır?
Outdoor antenna : Harici anten. Dış anten.
Outdoor gymnastics : Alan cimnastiği. Açık havada yapılan cimnastik alıştırmaları.
Outdoor : Bina dışı. Dış. Dış mekan. Açıkhava. Yapı dışı. Açık. Dışarıda yapılan. Dışarıda. Ev dışında. Açık hava.
Outdo : -den üstün olmak. -den çok daha iyi bir performans göstermek. Bastırmak. Üstün olmak. Fark atmak. -i çok geride bırakmak. -i geçmek. -i bastırmak. Geçmek. Üstün gelmek.
Outdoes : Yenmek. Geçmek. Üstün olmak.
Outdistances : Geçmek (koşuda). Geride bırakmak. Geride bırakmak (yarışta). Arkada bırakmak. Daha hızlı gitmek. Daha ileri gitmek. Geçmek.
Outdated : Zamana uymayan. Çağdışı. Miadını doldurmuş. Modası geçmiş. Geçersiz. Çağın gereksinimlerini karşılamayan. Zaman aşımına uğramış. Eski. Eski (teknoloji makine vb). Günün şartlarına uymayan.
Outdistanced : Geride bırakmak. Geçmek.
Outdoing : -i geçmek. Üstün gelmek. -den çok daha iyi bir performans göstermek. -i çok geride bırakmak. Bastırmak. Geçmek. Fark atmak. Üstün olmak. Yenmek. -i bastırmak.
Be outdone : Altta kalmak.
İngilizce Outdoors Türkçe anlamı, Outdoors eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Outdoors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bricks : Dışarı. Tuğlalar. Tuğla ile örmek. Uyuşturucu.
Fair weather : İyi hava. Açık havaya uygun. Açık iyi hava.
Open area : Açık yer. Açık alan. Kapalı olmayan alan.
Hypaethral : Üstü açık. Çatısız. Açık havada olan. Damsız.
Outsides : Dış kısım. En fazla miktar. Dış. Dışarı. Açık havada olan. Dıştan. Dış (taraf). Dış taraf. Dış görünüş.
Out : Yanmak. Kovmak. Ortaya çıkmak. Dışarı çıkarmak. Nakavt etmek. Dışarı atmak. Kendini belli etmek. Bayılmak. Dışarı.
Outside : Dışarı. Dış taraf. Dışında. Açık havada olan. Ötesine. Dışına. Dış. Dış görünüş. Dıştan.
Open : Geniş. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Yarılmak. Fora etmek. Deşmek. İçten. Bildirmek. Açık. Açılmak. Serbest.
Without : Hariç. -siz. -meksizin. Medikçe. -meden. Olmaksızın. Dış. -sız. Haricen.
Fresh air : Temiz hava. Kırsal bölge havası. Temiz saf hava. Taze hava.
Outdoors synonyms : exterior, on location, under the open sky, protruding, the open, out of doors, in the open, open air, popped, outdoor, in the open air, free world, withouts, alfresco, outwith, abroad.
Outdoors zıt anlamlı kelimeler, Outdoors kelime anlamı
Inside : İçeriye. İç. İç (taraf). İçerisi. İçerisinde. İç kısım. İçerde. Mide. İç taraftaki.
Indoors : İç mekanlar. Ev içine. Evde. Ev içinde. Eve. İçeride. İçeri. İçeriye.
Outdoors ingilizce tanımı, definition of Outdoors
Outdoors kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Out of doors. Out of the house. Abread.

Bu kısımda Outdoors kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Outdoors ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Outdoors anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Outdoors ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.