Outlaws türkçesi Outlaws nedir

  • Sürmek.
  • Suçlu ilan etmek.
  • Sürgün.
  • Huysuz at.
  • Yasaklamak.
  • Feshetmek.
  • Yasaya karşı gelen kimse.
  • Yasal haklardan mahrum etmek.
  • Yasal haklardan yoksun bırakmak.
  • Yasadışı ilan etmek.

Outlaws ingilizcede ne demek, Outlaws nerede nasıl kullanılır?

Outlaw : Feshetmek. Suçlu ilan etmek. Yasaya karşı gelen kimse. Yasal haklardan mahrum etmek. Huysuz at. Sürmek. Sürgün. Yasadışı ilan etmek. Yasal haklardan yoksun bırakmak. Yasaklamak.

Outlawed : Yasa dışı. Kanuni haklardan yoksun. Yasal haklardan mahrum. Yasaklanmış.

Outlawing : Huysuz at. Yasal haklardan mahrum etmek. Suçlu ilan etmek. Feshetmek. Sürmek. Sürgün. Yasaklamak. Yasaya karşı gelen kimse. Yasadışı ilan etmek. Yasal haklardan yoksun bırakmak.

Outlawries : Kanunlara karşı gelme. Kanuna karşı gelme. Yasal hakların elinden alınması. Kanun dışı etme. Kanun dışına çıkarma. Sürgün.

Outlawry : Kanuna karşı gelme. Yasal hakların elinden alınması. Kanun dışına çıkarma. Kanunlara karşı gelme. Kanun dışı etme. Sürgün.

Outlasts : Daha fazla yaşamak. Daha çok dayanmak. -den çok dayanmak. Daha uzun süre dayanmak. -den çok daha kalıcı olmak. Daha fazla sürmek. Daha uzun yaşamak.

Outlandishness : Gariplik. Tuhaflık. Olağandışılık. Yabancılık.

Outlands : Memleket dışı. Taşralar. Yurt dışı. Vilayetler. Kenar bölgeler. Yabancı ülke.

 

Was outlawed : Kanun kaçağı yapıldı. Yasadışı ilan edildi.

Outlander : Yabancı. Ecnebi. Başka ülkeden olan kimse.

İngilizce Outlaws Türkçe anlamı, Outlaws eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outlaws ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Criminalise : Mücrimleştirmek. Yasadışı olarak duyurmak. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Suçlu muamelesi yapmak. İllegal ilan etmek. Yasadışı yapmak. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). Yasa dışı olduğunu beyan etmek.

Adeem : Vasiyetin konusunu oluşturan şeyin artık mevcut olmaması nedeniyle vasiyeti iptal etmek. (hukuk terimi) hükümsüz kılma ile iptal etmek (bağış, miras, vasiyette verilen hibe, vs.). İptal etmek.

Annihilating : İmha etmek. Ortadan kaldırmak. Yenmek. İptal etmek. Yoketmek. Bozmak. Elemek.

Abrogate : Kaldırmak. İlga etmek. Yürürlükten kaldırmak. İptal etmek. Lağvetmek. Son vermek.

Diarrheas : Amel. Diyare. İshal.

Bedaubed : Sıvamak. Lekelemek. Kirletmek. Bulaştırmak. Bulamak. Karalamak.

Abolishes : İlga etmek. Hükümsüz kılmak. İptal etmek. Bozmak. Durdurmak. Yürürlükten kaldırmak. Lağvetmek. Kaldırmak. Ortadan kaldırmak.

Banish : Kovmak. Sürgün etmek. Sürmek (bir yerden atmak). Sürgüne yollamak. Aklından çıkarmak. Kafasından atmak. Düşünmemek. Defetmek. Uzaklaştırmak.

Criminalising : Suçlu muamelesi yapmak. Mücrimleştirmek. Suçlu yaratmak. Yasadışı yapmak. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). Yasa dışı olduğunu beyan etmek. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. İllegal ilan etmek.

 

Bedaubing : Sıvamak. Bulaştırmak. Lekelemek. Kirletmek. Bulamak. Karalamak.

Outlaws synonyms : exile, diarrhea, abrogated, abrogating, illegalise, anathematizes, nix, anathematize, abolish, annihilates, prohibit, apply, annuls, applies, ban, anathematizing, abrupt, criminalised, called off, annuller, debarred, clamp the lid on something, banishing, buds, blank, outlaw, anathematized, bud, illegalize, interdict, exiling, censor, abrogates.

Outlaws zıt anlamlı kelimeler, Outlaws kelime anlamı

Decriminalize : Yasallaştırmak. Bir şeyi yasal yapmak (örneğin, esrar). Decriminalise. Suç olmaktan çıkarmak.

Legalize : Kanunlaştırmak. Meşrulaştırmak. Yasal hale getirmek. Meşru kılmak. İmza vb mahkemece tasdiki. Onaylamak. Yasallaştırmak. Hukukileştirmek. Yasallık kazanmak. Kanuni kılmak.

Allow : Saymak. Hesaba katmak. Düşünmek. Fikrinde olmak. Bırakmak. Ayırmak. Müsaade etmek. Sağlamak. İtiraf etmek. Kabul etmek.

Outlaws antonyms : decriminalise, permit, nonpayment.