Outlawed türkçesi Outlawed nedir

Outlawed ile ilgili cümleler

English: The Mormons have outlawed polygamy, but some adherents still practice it.
Turkish: Mormonlar çok eşliliği yasakladılar ama bazı yandaşları bunu hala uyguluyorlar.

Outlawed ingilizcede ne demek, Outlawed nerede nasıl kullanılır?

Was outlawed : Kanun kaçağı yapıldı. Yasadışı ilan edildi.

Outlaw : Sürmek. Yasaklamak. Yasadışı ilan etmek. Yasaya karşı gelen kimse. Yasal haklardan yoksun bırakmak. Feshetmek. Yasal haklardan mahrum etmek. Huysuz at. Suçlu ilan etmek. Sürgün.

Outlawing : Yasaya karşı gelen kimse. Feshetmek. Suçlu ilan etmek. Sürmek. Sürgün. Yasadışı ilan etmek. Huysuz at. Yasal haklardan mahrum etmek. Yasaklamak. Yasal haklardan yoksun bırakmak.

Outlawries : Kanuna karşı gelme. Sürgün. Kanun dışı etme. Kanun dışına çıkarma. Kanunlara karşı gelme. Yasal hakların elinden alınması.

Outlawry : Kanunlara karşı gelme. Kanun dışına çıkarma. Kanun dışı etme. Yasal hakların elinden alınması. Kanuna karşı gelme. Sürgün.

Outlasts : -den çok daha kalıcı olmak. Daha uzun yaşamak. Daha çok dayanmak. Daha fazla sürmek. Daha fazla yaşamak. Daha uzun süre dayanmak. -den çok dayanmak.

Outlandishness : Yabancılık. Gariplik. Olağandışılık. Tuhaflık.

 

Outlandish : Tuhaf. Uzak. Saçma. Yabancı. Garip. Egzotik. Acayip.

Outlasting : Daha çok dayanmak. Ömrü daha uzun olan. Daha uzun süren. Daha uzun yaşamak.

Outlasted : Daha fazla yaşamak. Daha uzun yaşamak. -den çok dayanmak. Daha çok dayanmak. Daha fazla sürmek. -den çok daha kalıcı olmak. Daha uzun süre dayanmak.

İngilizce Outlawed Türkçe anlamı, Outlawed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outlawed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Proscribed : Yasak etmek. Yasal haklardan mahrum etmek. Sürgüne yollamak. Yasaklamak.

Barred : Parmaklıklı. Yollu. Çubuklu. Demirli. Men edilmiş. Demirlenmiş. Demir parmaklıklı. Çizgili. Parmaklıkla kapalı.

Inhibited : Engellenmiş. Zapt edilmiş. Önlenmiş. Çekingenlik yaşayan. Çekingen. Tutulmuş. Duygularını pek dışa vuramayan. Utangaç. Yasaklanan.

Embargoed : Ambargo edilmiş. Yasaklamak. Ambargo koymak. El koymak. El koyulmuş.

Interdicted : Hacir altında. Menetmek. Yasaklamak. Kısıtlanmış. Hacir altına alınmış. Kısıtlı.

Outlaw : Sürgün. Feshetmek. Huysuz at. Sürmek. Yasadışı ilan etmek. Suçlu ilan etmek. Yasal haklardan mahrum etmek. Yasaklamak. Yasaya karşı gelen kimse. Yasal haklardan yoksun bırakmak.

Unauthorised : Salahiyetsiz. İzinsiz. Gayri resmi. Yetkisiz. İllegal. Lisanssız. Onaylanmamış. Yasak. Resmi olmayan.

Unallowed : Yasak. Müsade edilmeyen. Men edilmiş.

Illegalized : Yasadışılaştırılmış. Kanun dışı deklare edilmiş. Suç haline getirilmiş. İllegal ilan edilmiş.

Unlawful : Haram. Usulsüz. Yasadışı. Gayri meşru. Kanunsuz. Hukuksuz. Hukuka aykırı. İllegal. Yolsuz. Yasalara aykırı.

Outlawed synonyms : bastard, illicit, prohibited, under a ban, illegal, banned, verboten, forbidden, illegitimate, enjoined.

Outlawed zıt anlamlı kelimeler, Outlawed kelime anlamı

Legal : Kanuna uygun. Hukuk. Yasaya uygun. Hukuki. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Nizamlı. Meşru. Yasal. Kanuni. Resmi.