Outliner türkçesi Outliner nedir
- Anahat düzenleyicisi.
Outliner ingilizcede ne demek, Outliner nerede nasıl kullanılır?
Outline all : Tümü anahat. Tümü anahatlı.
Outline border : Kontur.
Outline dragging : Sürükleme çizgileri.
Outline form : Başlıklandırma biçimi. Başlıklandıra biçimi.
Outline level : Anahat düzeyi. Düzey çerçevele. Ana hat düzeyi.
Outline views of folders : Klasörleri düzeylendirilmiş görüntüsü. Klasörlerin düzeylendirilmiş görüntüsünü.
Outline view options : Anahat görünümü seçenekleri.
Outline mode : Ana hatlar kipi.
Outline numbered list : Ana çizgiler sıralı listesi. Numaralı ana hat listesi.
Outline master : Asıl anahat.
İngilizce Outliner Türkçe anlamı, Outliner eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Outliner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Silhouette : Figüranınkinden biraz daha önemli rol; kısa ama dikkati çeken bir tipin yaratıldığı rol. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Karaltı. Hayal meyal görüntü. Ufak rol. Gölge. Taslak. Gölge görüntü. Siluetini yapmak. Silüet.
Depict : Betimleme yapmak. Tasvir etmek. Dile getirmek. Çizmek. Anlatmak. Tarif etmek. Resmetmek. Göstermek. Resmini çizmek. Betimlemek.
Describe : Betimlemek. Tanımlamak. Vasıflandırmak. İzah etmek. Tarif etmek. Tasvir etmek. İfade etmek. Betimleme yapmak. Resmetmek. Anlatmak.
Draw : Karalamak. Çekmek. Çizmek. Çekme. Bir çek veya poliçenin düzenlenerek imza edilmesi ve ilgiliye gösterilmek üzere lehtara veya hamile verilmesi işlemi. Çekiliş. Ağızdan laf almak için söylenen söz. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Keşide. Yem.
Block out : Girmesini engellemek. Zihinden uzaklaştırmak. Taslak yapmak. Kötü bir olayı zihinden uzaklaştırmak. Doldurma. Akıldan çıkarmak. Üzerinde oynamak (fotoğraf vb). Bloke etmek. Görmezden gelmek.
Bounds : Sınırlarını çizmek. Zıplaya zıplaya gitmek. Kısıtlamak. Sekip geri gelmek. Sınırlamak. Sınır hatları. Sınır çizgileri. Sınırlar. Sınır. Sıçramak.
Sketch : Bir dekorun taslak biçiminde ön hazırlığı. eskiz. Dekor taslağı. Kabaca açıklamak. Kabataslak resmini yapmak. Kroki yapmak. Skeç. İşleyeceği konuyu genişletmeden, en can alıcı çizgiler içinde veren, çoğu kez güncel olaylara ve aile sorunlarına değinen ve bir nükte ile biten kısa güldürü. vodvil, burlesk, revü gibi, kurgu dizgesine göre ortaya çıkarılan gösterilerde yerini alır. bugün televizyon reklamlarında da çok kullanılır. Taslak halinde çizmek. Kabataslak çizmek. Kısaca tarif etmek.
Adumbrate : Hissettirmek. Taslağını çizmek. İma etmek. Sezdirmek. Anıştırmak. Kinayeli kinayeli konuşmak. Dokundurmak.
Bound : Kuşatmak. Sekip geri gelmek. Zıplamak. Sınırlamak. Zıplaya zıplaya gitmek. Sektirmek. Kısıtlamak. Bağlı. Kalgımak. Sınırlarını çizmek.
Lineation : Çizilim. Çizgi ile işaretleme. Çizgi çizme. Çizgi dizisi. Çizgi düzeni. Başkalaşım kayaçlarının dokularında, elemanların, koşut çizgiler boyunca dizilmesi özelliği. Çizgilerle bölme.
Outliner synonyms : skyline, boundary, coastline.
Outliner zıt anlamlı kelimeler, Outliner kelime anlamı
Acquaintance : Haber. Tanıma. Aşinalık. Tanıdık. Tanışma. Ahbaplık. Bilgi. Bildik. Tanışıklık. Tanışık.
Nonresident : Okuduğu yerin yerlisi olmayan (öğrenci). Geçici olarak oturan. Ülke sakini olmayan kişi. Ülkesi dışında yaşayan (kimse). İkamet etmeyen. Ülke sakini olmayan. Yerleşik olmayan. Görevli bulunduğu yerde oturmayan (kimse). Bölgeye ait olmayan.

Bu kısımda Outliner kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Outliner ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Outliner anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Outliner ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.