Outline border türkçesi Outline border nedir

Outline border ingilizcede ne demek, Outline border nerede nasıl kullanılır?

Outline : Dış çizgi. Ana hat. Özet. Kontur. Özetlemek. Hulasa. Bir oyunluk çalışmasının ilk aşamasını oluşturan, filmin konusunu en kısa yoldan beş altı sayfa içinde anlatan, filmin konusu üzerinde ilgilileri aydınlatan metin. tamamlanmış bir filmin, çeşitli amaçlarla hazırlanmış kısa öyküsü. Ana çizgiler. Ana hatlarıyla belirtmek. Oyunluğun özetten başlayarak geliştirilmesine geçilirken çalışmalarda yardımcı olacak metin.

Border : İle ortak sınıra sahip olmak. Sınır olmak. Sınırlandırmak. Tavan perdesi. Sınırlamak. Koşu yolunun çimento, tahta ya da uygun herhangi bir özdekten yapılmış 5 cm. yüksekliğinde, 5 cm. genişlikteki iç kıyısı. Koşu yolu kıyısı. Sınırdaş olmak. Sahne yukarısından asılan, sahnenin üst kesimini maskelemede kullanılan çoğu kez kara perde. Üst sahne boşluğu.

Outline all : Tümü anahatlı. Tümü anahat.

Outline dragging : Sürükleme çizgileri.

Outline form : Başlıklandırma biçimi. Başlıklandıra biçimi.

Outline level : Düzey çerçevele. Ana hat düzeyi. Anahat düzeyi.

İngilizce Outline border Türkçe anlamı, Outline border eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outline border ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Contour : Kullanım kolaylığı veya güzel bir görünüm sağlamak amacıyla gitarın gövdesi üzerinde oyulmuş bölümler. Çevre çizgisi. Eşyükselti eğrisi. Yatay sınır. Çevre yolu. Hatlarını belirlemek. Bir nesneyi ya da yüzeyi saran en dış çizgi. bir izgenin özel bir çizgisinin ya da bir kuşağının yeğinlik dalga boyu dağılım eğrisi. Hudut (haritada) yükseklik çizgisi. Biçimini oluşturmak.

Contoured : Eşyükselti eğrisi ile göstermek. Düzey çizgisi. Hudut (haritada) yükseklik çizgisi. Dış çizgi. Çevre. Hatlarını belirlemek. Şekil. Yatay sınır. Biçimini oluşturmak.

Outline : Özetlemek. Ana hat. Özet. Dış çizgi. Ana hatlarıyla belirtmek. Oyunluğun özetten başlayarak geliştirilmesine geçilirken çalışmalarda yardımcı olacak metin. Krokisini yapmak. Taslağını çizmek. İskelet.