Overflies türkçesi Overflies nedir

  • Öteye uçmak.
  • Üzerinden uçmak.

Overflies ingilizcede ne demek, Overflies nerede nasıl kullanılır?

Overflight : Üst geçiş.

Overflights : Üst geçiş.

Overflew : Üzerinden uçmak. Öteye uçmak.

Overflow : Coşmak. Oluk. Akmak. Dışına taşırmak. Bir aritmetik işlem sonucunda, ayrılan yere sığmayacak büyüklükte bir sayının bulunması. -in dışına taşmak. Dolup taşmak. Azmak. Taşma. Dışına taşmak.

Overflow area : Taşma alanı.

Overflow indicator : Taşma göstergeci. Taşma göstericisi. Taşma göstergesi.

Overflow traffic : Taşan trafik.

Overflow proteinuria : Amilaz, lizozim gibi düşük molekül ağırlıklı plazma proteinlerinin plazmada çok fazla miktarda bulunması sonucu biçimlenen proteinüri. Taşma proteinüri.

Overflow handling : Taşma göstergesi. Taşma denetimi.

Overflown : Öteye uçmak. Üzerinden uçmak.

İngilizce Overflies Türkçe anlamı, Overflies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overflies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Overlay : Fazla yüklemek. Üstüne yüklemek. Kaplama. Üstüne çatmak. Katman. Yüklemek. Üstüne kurulan. Örtü. Bindirmek. Üzerine yatırmak.

Lie : Mideye oturmak. Yalan. Yalan atmak. Atmak. Yatmak. Yasal olmak. Palavra. Uzanmak. Kandırmak. Yalan söylemek.

 

Kill : Sök. Av. Hesabını görmek. Katletmek. Işıkların söndürülmesi için verilen komut. Tahrip etme. Söndürmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yakmak. Ahrete göndermek.

Fly over : Uçarak üzerinden geçmek. Üzerinden geçmek. Üstgeçit. Bir yolun iki yanını, basamaklarla yükseltilmiş bir bağlantı ile birleştiren ve yayaların - yoldaki taşıt dolaşımının çekinceleriyle karşılaşmaksızın - karşıdan karşıya geçmelerini sağlayan geçit.

Overflies synonyms : overflew, overfly, overflying, overflown.

Overflies zıt anlamlı kelimeler, Overflies kelime anlamı

Stand : Tahammül etmek. Kalmak. Ismarlamak. Çekilmek. Üstlenmek. Gitar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Üçayak. Dayanmak. Ayağa kalkmak. Kanıtlamak.

Sit : Tünemek. Kalmak (bir yerde). Modellik yapmak. Binmek. Sınava girmek. Oturuma katılmak. Konmak. Burnunu sürtmek. Olmak (imtihan). Yola getirmek.