Overlay türkçesi Overlay nedir

  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Bindirmek.
  • Üstüne yüklemek.
  • Üstyazım.
  • Kaplama.
  • Örtü.
  • Fazla yüklemek.
  • Yüklemek.
  • Üstüne çatmak.
  • Kaplamak.
  • Üzerine sürmek.
  • Üstünü kaplamak.
  • Katman.
  • Üstüne kurulan.
  • Üzerine yatırmak.
  • Yer paylaşmak.

Overlay ile ilgili cümleler

English: By 1969 the debate over virtual memory for commercial computers was over. An IBM research team led by David Sayre showed that their virtual memory overlay system consistently worked better than the best manually controlled systems.
Turkish: 1969'da ticari bilgisayarlar için sanal bellek üzerine tartışma sona erdi. David Sayre tarafından yönetilen bir IBM araştırma ekibi sanal bellek yükleme sisteminin tutarlı olarak en iyi elle kontrol edilen sistemlerden daha iyi çalıştığını gösterdi.

Overlay ingilizcede ne demek, Overlay nerede nasıl kullanılır?

Overlay chart : Üstyazım çizgesi. Yardımcı grafik.

Overlay chart axis : Yardımcı grafik ekseni.

Overlay chart type : Yardımcı grafik türü.

Overlay keyboard : Panelli klavye.

Overlay network : Üstüne bindirmeli ağ. Bindirmeli ağ.

Memory overlay : Bellek bindirmesi.

Move to overlay : Yardımcıya taşı. Yer paylaşımına taşı.

Keyboard overlay : Klavye şablonu.

Overlay program : Bindirmeli yükleme programı. Yerpaylaşan program. Üstyazım programı.

 

Overlay window : Yerpaylaşan pencere. Yerpaylaşımlı pencere.

İngilizce Overlay Türkçe anlamı, Overlay eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overlay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lamellas : Pul. İnce tabaka. Lamel. İnce levha.

Bestrew : Saçmak. Dağıtmak. Yayarak kaplamak.

Clash : Gitmemek. Çarpışmak. Çatırdamak. Birbirine gitmemek. Gürültü yapmak. Çarpmak. Uymamak. Çatışmak. Gümbürdemek. Mücadeleye girişmek.

Burthens : Yük. Külfet. Bir yük koyarak ağırlaştırmak.

Becloud : Bulutlandırmak. Zorlaştırmak. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Karartmak.

Burden : Sorumluluk. Sırtına yüklemek. Sıkıntı vermek. Yüklenmek. Ağır yük. Zorunluluk. Yük. Yük taşıma. Sıkıntı çektirmek.

Embark : Uçağa binmek. Gemiye binmek. Atılmak. Uçağa bindirmek. Yolcu almak. Yatırmak. Girişmek. Gemiye bindirmek.

Beds : Tabaka. Zemin. Çiçeklik. Nehir yatağı. Yatak. Tarh. Yatacak yer. Temel. Mezar.

Beclouding : Zorlaştırmak. Bulutlandırmak. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Karartmak.

Burdens : Sırtına yüklemek.

Overlay synonyms : bush, all pervading, charge, beclouds, overloads, spheres, accent char, bespread, bumping, bump, covered, burthen, ascribes, layers, caparison, clashes, cloth, access control entry, ascribed, cot, crash into, overlaying, blockout, craned, ornamentation, accent bar, ac adapter, cloths, bed, covering, access mechanism, cake, add on.

Overlay ingilizce tanımı, definition of Overlay

Overlay kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To overwhelm. To press excessively upon. A covering. To lay, or spread, something over or across. Hence, to cover.