Overthrows türkçesi Overthrows nedir

Overthrows ingilizcede ne demek, Overthrows nerede nasıl kullanılır?

Overthrow the government : Hükümeti devirmek.

Overthrow : Düşürmek. Alaşağı etmek. (hükümet vb) devirmek. Devirmek. Bozmak. Yenmek. Yıkmak. Devirmek (hükümet vb'ni). Çökertmek. Altüst etmek.

Overthrowing : Altüst etmek. Düşürmek. Devirmek. Devirmek (hükümet vb'ni). Yenmek. Çökertmek. Alaşağı etmek. Yıkmak. Bozmak. (hükümet vb) devirmek.

Overthrown : Yıkmak. Yıkılmış. Devrik. Devirmek. Devrilen. Çökertilmiş. Devrilmiş. Düşürmek. Çökertmek.

Be overthrown : Makamından edilmek. İktidarından edilmek. Alaşağı edilmek. Koltuğundan edilmek. Tahtından edilmek. Devrilmek.

Overthrust plane : Üzerinde, bindirilmiş bir tomruğun sürüklendiği yüzey. Bindirme düzlemi.

Overthrew : Alaşağı etmek. Bozmak. Devirmek (hükümet vb'ni). Çökertmek. (hükümet vb) devirmek. Devirmek. Yenmek. Yıkmak. Düşürmek. Altüst etmek.

Overthrust : Kırık düzleminin eğim açısı küçük, atımı büyük olan ters kırık. Sürüklenme. Aşma. Bindirme.

The government was overthrown : Hükümet düşürüldü. Bir devrim yaşandı. Hükümet çöktü. Bir hükümet darbesi gerçekleşti.

 

Fold overthrust : Kırıklı yatık kıvrım. Ters yanı çok ileri doğru sürüklenerek, büsbütün makaslanmış olan yatık kıvrım.

İngilizce Overthrows Türkçe anlamı, Overthrows eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overthrows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indents : Çentmek. Dişli yapmak. Satırbaşı yapmak. Kertmek. Kenarını işlemek. Sipariş vermek. Girintiler. Resmen istemek. Çift nüsha olarak hazırlamak.

Bankrupted : İflas etmiş. İflas. Mahvetmek. Müflis. Borcunu ödeyememiş. İflas ettirmek. Batırmak. Batkın. İflas etmiş kimse.

Dents : Göçürtmek. Berelemek. Çukur yapmak. Yamulmak. Çentik. Göçürmek. Yamultmak. Çukur açmak. Çökme.

Force out : Dışarı çıkmaya zorlamak.

Termination : Son. İptal. Uçlandırma. Sınırlama. Düşme nedenleri. Bitim. Hukuk, gramer, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb. Çekim eki. Sonlandırma.

Blasts : Bangır bangır çalmak. Lanet etmek. Kavurmak (bitki). Havaya uçurmak. Patlatmak. Beddua etmek. Bas bas bağırmak.

Ending : Bir öykülü filmde, bir televizyon oyununda, olguların bir noktada düğümlenen birikimini, olayların doğal akışı içinde sonuca ulaştıran bölüm. Oyunun son sahnesi. Sonuç. Sona erme. Son. Bitirme. Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb. Takı. Ecel. Nihayet.

 

Confounds : Bozmak. Yüzünü kara çıkarmak. Birbirine katmak. Şaşırtmak. Karıştırmak (kafasını). Karıştırmak. Kahretmek. Yenmek. Utandırmak. Kafasını karıştırmak.

Subvert : Altüst etmek. Çökertmek (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu). Huzuru bozmak. Düzeni bozmak. Devirmeye çalışmak. Yıkmak (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu). Bozmak.

Deduct : Hesaptan düşmek. Düşmek. Tenzil etmek. İndirmek. Azaltmak. Eksiltmek. Çıkarmak. Hesaptan indirmek.

Overthrows synonyms : revolutionize, confounding, cause to collapse, defeating, cause to fall, detract from, deflated, capsizes, subversion, capsized, downthrow, capsize, indenting, ruinate, crackups, chop down, defeats, curtailing, depresses, fall, confound, bust up, conclusion, downed, dashes, collapse, demolition, cast down, curtail, falling in, downfalling, came apart, batter down.