Dents türkçesi Dents nedir

Dents ile ilgili cümleler

English: A few students were left behind.
Turkish: Birkaç öğrenci arkada bırakıldı.

English: A good teacher must be patient with his students.
Turkish: İyi bir öğretmen öğrencilerine karşı sabırlı olmalıdır.

English: A great number of students battled for freedom of speech.
Turkish: Çok sayıda öğrenci konuşma özgürlüğü için savaştı.

English: A group of foreign students visited Akira's high school.
Turkish: Bir grup yabancı öğrenci, Akira'nın lisesini ziyaret etti.

English: "Are you students?" "Yes, we are."
Turkish: “ Siz öğrenci misiniz?” “Evet, öyleyiz.”

Dents ingilizcede ne demek, Dents nerede nasıl kullanılır?

Accidents : Kazalar. Rastlantı. Değiştirme işaretleri. Tesadüf. Kaza. Araz. Beklenmedik olay.

Antecedents : Mazi. Geçmiş. Atalar. Önce olanlar. Önce gelenler.

Are there any discounts for students : Öğrenciler için indirim var mı.

Corespondents : Birlikte dava edilen kimse. Ortak davalı (çoğu kez zina durumunda).

Correspondents : Yazışma yapan kimse. Muhabir.

Decadents : Batmış. Çökmekte olan. Yıkılmış. İtibarını yitiren. Yozlaşmış. Çökmüş. Dekadan. Çökmekte olan sanatçı. Çürümüş. Gözden düşen.

 

Dependents pension : Ölmüş bir kimsenin ailesine yapılan mali yardım. Dul ve yetim aylığı.

Decedents : Ölmüş kişi. Merhum. Merhumlar.

Indents : Dişli yapmak. Girintiler. Kenarını işlemek. Kertmek. Resmen istemek. Çentmek. Satırbaşı yapmak. Sipariş vermek. Çift nüsha olarak hazırlamak. Çökertmek.

Dissidents : Aykırı. Karşı gelen kimse. Kiliseye karşı olan kimse. Muaviz. Muhalif. Ayrı görüşte olan. Karşıt görüşlü. Karşıt görüşlü kimse.

İngilizce Dents Türkçe anlamı, Dents eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Issue : Akmak. (dergi veya gazete) nüsha. Yayınlanmak. Dağıtmak. Sadır olmak. Sorun. Yayımlamak. İhraç. Mesele. Konu.

Dentation : Tarak şeklinde olan şey. Diş gibi çıkıntı. Çıkıntı. Taraksı çıkıntı. Tarak şekilli.

Crena : Çentik, yarık. Yarık. Girinti (latince). Krena.

Cutting : Kertik. Yol açma. Kesim. Çelik. Kıymık. Yol. Hafriyat. Tünel. Kupür. Yonga.

Diastema : Aralık diş. Diş arası. İki diş arasındaki boşluk. Oyuk. Gedik. Aynı kaviste bulunan iki diş arasındaki aralık. Çatlak. Diyastema.

Bankrupting : İflas. Mahvetmek. Müflis. Borcunu ödeyememiş. Batkın. İflas etmiş. Batırmak. İflas ettirmek. İflas etmiş kimse.

Gobble up : Ham yapmak. Yalayıp yutmak. Silip süpürmek. Çabuk yiyip bitirmek. Çabuk yemek.

Collapsed : Servis sırasında etek çapı azaltılan piston. Çökük. Çökmüş. Daraltılmış. Kapalı. Çökkün.

Dig up : Araştırmak. Meydana çıkarmak. Kazıp çıkarmak. Deşmek. Eşmek. Toprağı kazıp çıkarmak. Kazmak. Toprağı belleyerek havalandırmak.

 

Migrate : Migrat. Geçmek. Göçmek. Göç eylemek. Geçir. Geçirmek. Taşınmak. Göç etmek.

Dents synonyms : imagine, breaking down, migrates, debacle, decadency, outcome, declensions, contusing, bankrupted, scoop out, depression, broken piece, event, hollowing, cause to collapse, chip, design, contuse, indent, consequence, excavates, enchafing, crumple, warp, indenting, dinted, tooths, gnaws, nibbles, make crooked, nibble at, hit, bend.

Dents zıt anlamlı kelimeler, Dents kelime anlamı

Unbend : Gevşetmek. Rahatlatmak. Düzeltmek. Gevşemek. Yumuşatmak. Ciddiyeti bırakmak. Yumuşamak. Açılmak. Rahat hareket etmek. Fora etmek.