Pacificate türkçesi Pacificate nedir

Pacificate ingilizcede ne demek, Pacificate nerede nasıl kullanılır?

Pacificated : Uzlaştırılan. Uzlaştırılmış.

Pacification : Uzlaşma. Pasifize etme. Ülkede huzur sağlama. Yatıştırılma. Uzlaştırma. Barışma. Kontrol altına alma. Teskin etme. Barıştırma. Huzura kavuşturma.

Pacificatory : Yatıştırıcı. Sakinleştirici.

Opacification : Köreltme. Opasifikasyon. Donuklaştırma. Opaklaşma. Saydamsız hale getirme. Belirsizleştirme.

Pacifica : Kaliforniya eyaletinde şehir. Kaliforniya'da (abd) bir şehir.

Pacific rim : Pasifik okyanusu'nu çevreleyen ülkeler. Özellikle doğu asya ülkeleri. Pasifik kenarı.

Pacific cod : Morina balığı.

Pacific newt : Pasifik semenderi.

Pacific ocean : Büyük okyanus. Pasifik okyanusu.

Pacific franc : Pasifik frankı. Fransız polinezyası'nda tahiti'nin temel para birimi.

İngilizce Pacificate Türkçe anlamı, Pacificate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pacificate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compromising : Gölge düşürmek. Sosyal uzlaşma. Ara bulmak. Uzlaşmak. Riske atmak. Anlaşmak.

Conciliate : Yatıştırmak. Gönlünü almak. Kazanmak. Dostluğunu kazanmak. Gönlünü yapmak. Barıştırmak.

Conciliated : Yatıştırmak. Kazanmak. Gönlünü almak. Gönlünü yapmak. Dostluğunu kazanmak. Barıştırmak.

 

Harmonising : Birbirine uymak. Uyumlaştırmak. Ahenk içinde çalmak. Uymak. Bağdaştırıcı. Eşleşmek. (müzik terimi) harmoniyi melodiye eklemek (ayrıca harmonize). (müzik terimi) ahenk yapma. Uyum içinde. Ahenk içinde şarkı söylemek.

Compromises : Uzlaşmak. Ara bulmak. Riske atmak. Gölge düşürmek. Anlaşmak.

Accommodates : Uyum sağlamak. Alıştırmak. -e yardım etmek. Telif etmek. Alışmak. Tanzim etmek. Kalacak yer sağlamak. Sağlamak. Kalacak yer vermek.

Accommodate : Kalacak yer vermek. Kalacak yer sağlamak. Alıştırmak. Sağlamak. Yaşayacak yer temin etmek. Tanzim etmek. Alışmak. Uyum sağlamak. Barındırmak.

Accord : Uyuşturmak. Uymak. Ahenk vermek. Uzlaşmak. Uyum. Uyum sağlamak. Anlaşma. Mutabakat. Akort.

Accommodated : Uydurmak. Alıştırmak. Alışmak. Kalacak yer sağlamak. Yerleştirmek. Sağlamak. Uyum sağlamak. Bağdaştırmak.

Compromise : Karşılıklı ödün vererek anlaşmaya varmak. Şerefini tehlikeye atmak. Tutum, görüş, kanıların birbirine uygun düşmesi ya da yaygın kalıplarla bağdaşması. Uyuşmak. Anlaşmak. Şerefine gölge düşürmek. Anlaşmaya varma. Anlaşmaya varmak. Gölge düşürmek.

Pacificate synonyms : kiss and be friends, harmonise, conciliates, conciliating, harmonised.