Conciliate türkçesi Conciliate nedir

Conciliate ingilizcede ne demek, Conciliate nerede nasıl kullanılır?

Conciliated : Kazanmak. Uzlaştırmak. Yatıştırmak. Gönlünü almak. Dostluğunu kazanmak. Barıştırmak. Gönlünü yapmak.

Conciliates : Barıştırmak. Yatıştırmak. Uzlaştırmak. Dostluğunu kazanmak. Kazanmak. Gönlünü almak. Gönlünü yapmak.

Reconciliate : Uzlaştırmak. Aralarını bulmak.

Reconciliated : Uzlaştırmak. Aralarını bulmak.

Conciliating : Yatıştırmak. Barıştırmak. Gönlünü almak. Dostluğunu kazanmak. Uzlaştırmak.

Conciliatory : Uysal. Gönül alıcı. Anlaşma kabilinden. Uzlaştırıcı. Yatıştırıcı.

Conciliative : Gönül alıcı. Uzlaştırıcı.

Conciliation commission : Uzlaşma komisyonu. Uzlaştırma kurulu. Karşıtların tarafsız aracıları ile bunların seçtiği ya da anlaşamamaları nedeniyle yargı organınca seçilen üçüncü tarafsız aracının düzenlediği kurul. [üçüncü tarafsız aracı bu kurula başkanlık eder.].

Conciliation decision : Uzlaştırma yargısı. Uzlaştırma kurulunca saptanan yargıların yazılı bildirimi.

Conciliators : Sulh getiren. Uzlaştıran. Arabulucu. Barıştıran. Uzlaşıcı. Uzlaştırıcı. Barış getiren. Gönül alan.

İngilizce Conciliate Türkçe anlamı, Conciliate eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Conciliate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acquire : Elde etmek. Sahip olmak. Yakalamak. Edinmek. Sonradan kazanmak. Ele geçirmek. İktisap etmek. Almak.

Assuage : Dindirmek. Tatmin etmek. Hafifletmek. Bastırmak. Kesmek. Azaltmak.

Achieved : Erişilen. Ulaşmak. Meydana getirmek. Başarmak. Erişmek. Gerçekleştirmek. Elde etmek.

Cultivate : İşlemek. İlerletmek. Kazanmaya çalışmak. Tarlayı sürmek. Geliştirmek. Ekmek. Beslemek. Dostluğunu ilerletmek. Kendini adamak.

Appease : Bastırmak (açlığı vb). Gidermek. Dindirmek. Gidermek (açlık). Tatmin etmek. Azaltmak. Doyurmak. Bastırmak. Açlığını gidermek.

Tranquillize : Sakinleştirmek. Teskin etmek.

Harmonising : Eşleşmek. (müzik terimi) ahenk yapma. (müzik terimi) harmoniyi melodiye eklemek (ayrıca harmonize). Ahenk içinde şarkı söylemek. Uymak. Uyum içinde. Bağdaştırıcı. Uyumlaştırmak. Birbirine uymak.

Humour : Ayak uydurmak. Güldürü. Huy. Mizah. Memnun etmek. Kaprisine boyun eğmek. Hoşuna gitmek. Suyuna gitmek. Huyuna suyuna gitmek.

Conciliate synonyms : conciliating, gain over, cultivating, pacify, achieve, harmonised, alleviated, attaining, settle, gruntle, reconciled, attains, atones, conciliates, coax, reconciling, blandishes, appeases, patch up, harmonise, atone for, humouring, alleviating, winning over, achieving, abates, coaxed, blandished, gentle, abating, abated, agree, carry the day.

Conciliate zıt anlamlı kelimeler, Conciliate kelime anlamı

Agitate : Tahrik etmek. Acı vermek. Telaşlandırmak. Galeyana getirmek. Çalkalamak. Ortalığı karıştırmak. Kamuoyunu kışkırtmak. Dalgalandırmak. Başkaldırmak. Üzmek.

 

Disagree : Dokunmak. Aynı düşüncede olmamak. Uyuşmamak. Sürtüşmek. Uymamak. Bozuşmak. Çelişmek. Aynı fikirde olmamak. Yaramamak. Anlaşamamak.

War : Mücadele etmek. Savaş. İki ya da daha çok devletlerin, istediklerini kabul ettirmek ya da başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla, birbiriyle diplomatik ilişkilerini keserek silahlı güçlerle vuruşmaları. Çatışma. Düşman olmak. Savaş halinde olmak. Mücadele. Savaşım. Bir toplumun başka bir topluma, isteğini benimsetme amacıyla tüm olanakları ve güçleriyle yaptıkları düzenli saldırı. Strateji.

Conciliate ingilizce tanımı, definition of Conciliate

Conciliate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To win ower. To make friendly. To gain from a state of hostility. To propitiate. To gain the good will or favor of. To appease. To mollify.