Paired türkçesi Paired nedir
- Çift olmak.
- Çiftleşmek.
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- Eşli.
- Eşleşmek.
- Çiftleşmiş.
- Çifleşik.
- Eşlemek.
- Çiftleştirmek.
- Eşleştirilmiş.
- Evlendirmek.
- Çifte.
- İkili.
Paired ile ilgili cümleler
English: After I tried out my new loom, I made my bed and repaired the coffee grinder.
Turkish: Ben yeni dokuma tezgahımı denedikten sonra, yatağımı yaptım ve kahve değirmenini tamir ettim.
English: About how much would it cost to have this chair repaired?
Turkish: Bu sandalyeyi tamir ettirmek yaklaşık kaça mal olur?
English: Ali repaired his clock.
Turkish: Ali saatini tamir etti.
English: This is why Tatoeba is multilingual. But not that kind of multilingual. Not the kind where languages are simply being paired up together, and where some pairs are left behind.
Turkish: Tatoeba'nın çok dilli olmasının nedeni budur. Fakat o tür çok dilli değil. Dillerin sadece birlikte eşleştirildiği ve bazı çiftlerin geride bırakıldığı tür değil.
English: Ali repaired my watch for me.
Turkish: Ali benim için saatimi onardı.
Paired ingilizcede ne demek, Paired nerede nasıl kullanılır?
Paired associate learning : Çifter bağlamalı öğrenme.
Paired cable : İkitelli kablo.
Paired comparison : İkili karşılaştırma.
Paired comparisons : İkili karşılaştırma. Tutum ölçümlerinde kullanılan ve ölçüye vurulanların aynı sürekliliğe ilişkin çeşitli uyaranlar ya da sınarlar arasında ikili karşılaştırmalar yapmalarını öngören ölçek. bk. ölçekleme. İkili karşılaştırmalar ölçeği.
Paired data : Tek eşli veri.
Impaired : Zayıflamış. Bozulan. Zarar görmüş. Bozulmuş. Etkilenmiş. Hasarlanmış. Zayıflatılmış.
Paired t test : İki eş arasındaki farkın önem kontrolü. Bağımlılık t testi. Gerçekte tek bir gruba ait bir öğenin sürekli bir değişken yönünden iki zamanda veya durumda gösterdiği ölçümler ortalaması arasında bir fark olup olmadığını test etmek için kullanılan bir anlamlılık testi, bağımlılık t testi. İki eş arasındaki farkın önem.
Paired electrons : Ortak elektronlar. Ayrı iki öğeciğin bağ oluşturan dış eksiciklerinin sıfır fırıl nicem sayısı verecek biçimde eşlenmesi. Ortak eksicikler. İki atom tarafından ortaklaşa kullanılan elektronlar. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır.
Hearing impaired : Duyma engelli. Zor işiten. Duyma bozukluğu olan. İşitme özürlü. Bir şekilde sağır. İşitme engelli.
Being repaired : Tamirli olma. Onarılmış olma. İyileştirilme. Tamir edilme. Tamir edilmiş olma. İyileştirilmiş olma. Kalafatlanma. Onarılma.
İngilizce Paired Türkçe anlamı, Paired eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Paired ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accent bar : Vurgu çubuğu.
Dichotomous : İki parçaya ayıran. Çatal şeklinde. İki parçaya ayrılmış. İkiye bölünmüş. İkiye bölen. İkiye bölünen.
Access key : Erişim anahtarı. Erişim tuşu. (internet, bilgisayar) bilgisayar kullanıcısının klavyeyi kullanarak anında bir web sitesinin belirli bir bölümüne atlamasına izin veren tuş.
Deuce : Zarda dü. Dü zar. Dü (zar). Beraberlik (tenis). Tenis düs. Kör talih. Düs. Şeytan. İkili (zar).
Twin : İkiz doğum ürünü yavrulardan her biri, döl yatağı içinde tek veya çift yumurtadan gelişen iki dölütten her biri. İkizlerden biri. Eş. Bir başka okulla veya şehirle eşleşmek. Bilgisayar, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. İkiz. Birbirine tamamen benzeyen. İkiz kardeş. Kardeş okul veya şehir olmak. İki ayrı cins kristal bireyinin, ortak ağcık bölümlerinden başlayarak bir düzleme (ikiz düzlemi) ve bir eksene (ikiz ekseni) ya da bunlardan birine göre, bakışımlı olarak gelişmeleri sonucunda oluşan kristal.
Dual : Bilgisayar, fizik, kimya, gramer alanlarında kullanılır. İkilik. İkici. Eşlek. İki. Çifteş. Dual. Çift yönlü. Bir yöneyler uzayındaki her yöneyi: ı a >, tersyüzleyerek edinilen yöney uzayı: < a ı.
Map : Harita çizmek. Eşleme. Map. Surat. Haritasını yapmak. Harita. İşaret etmek. Planlamak. Yeryüzünün ya da bir parçasının belli bir orana göre küçültülerek düzlem üzerine çizilen tasarı.
Absolute device : Mutlak aygıt. Salt aygıt.
Paired synonyms : make a pair, couple with, dimer, duet, matched, abort sequence, bipartite, espousing, access control entry, propagate, mate, geminate, access control, binary, espoused, mated, copulating, espouse, duets, pair off, abstract syntax tree, marry off, bigeminal, abort, opposite, give in marriage, harmonising, conjugated, diad, abnormal end, duetted, bred, geminates.
Paired zıt anlamlı kelimeler, Paired kelime anlamı
Mismatched : Birbirine uymayan. Uyumsuz olmak. Uyumsuz. Birbirine uymamak.
Alternate : Birbirini takip etmek. Bir öteki. Almaşık. Alternat. Değişimli. Değiştirmek. Sıra ile yapmak. Münavebeli. Birbirini sırayla izlemesini sağlamak.

Bu kısımda Paired kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Paired ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Paired anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Paired ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.