Palate türkçesi Palate nedir

  • Tat alma.
  • Damaklı.
  • Tat alma duyusu.
  • Omurgalı hayvanlarda ağzın tavanı. böceklerde farinksin tavanı. palat.
  • Ağız tabanı.
  • Damak.
  • Damak zevki.
  • Zevk.
  • Haz.
  • Ağız tadı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Palate ile ilgili cümleler

English: Foreign rice is hard and tasteless, and doesn't appeal to the Japanese palate.
Turkish: Yabancı pirinç sert ve tatsızdır ve de Japon damak tadına hitap etmez.

English: This wine is pleasing to the palate.
Turkish: Bu şarap damağa hoş geliyor.

Palate ingilizcede ne demek, Palate nerede nasıl kullanılır?

Have no palate for : Canı istememek. İştahı olmamak.

Cleft palate : Yarık dudak. Damak yarığı. Sağ ve sol damak bölümlerinin birleşmemesi nedeniyle meydana gelen konjenital damak yarığı. Yarık damak.

Hard palate : Sertdamak. Sert damak. Ön damak. Ağız tavanını oluşturan damağın ön kemik kısmı. Damak. Ağız boşluğunun üst kısmını çevreleyen kubbemsi yapıdaki damağın k, g, n gibi ince sıradan ünsüzlerin boğumlanmasında görev alan ön tarafı. karşıtı art damak'tır.

Have a fine palate : Ağzının tadını bilmek.

Soft palate : Alt damak. Art damak. Üst damak. Ağzın boğaza yakın arka kısmındaki tavanının yumuşak bölümü. Yumuşak damak. Ağız boşluğunun üst kısmını çevreleyen kubbemsi yapıdaki damağın g, k, ğ, n gibi kalın sıradan ünsüzlerin boğumlanmalarında görev alan arka tarafı. damağın yumuşak bölgesi durumundaki art damağın gerideki ucunu oluşturan kısmı, boğaza doğru sarkan küçük dil’dir. karşıtı ön damak’tır.

 

Palatal : Ön damak ünsüzü. Damak ile ilgili. Damak. Damaklı. Damaksıl. Damaksal. Damak (ile ilgili). Damağa ait. Damaksıl ses. Dilönü-sertdamak.

Prepalate : Ağız boşluğunun üst kısmını çevreleyen kubbemsi yapıdaki damağın k, g, n gibi ince sıradan ünsüzlerin boğumlanmasında görev alan ön tarafı. karşıtı art damak'tır. Ön damak.

Palates : Tat alma. Ağız tadı. Damak zevki. Damak.

Palatal bone : Damak kemiği. Omurgalı hayvanların kafatasında, ağzın tavanını oluşturan bir çift kemik. palatin kemik.

Palatable : Makbul. İçilebilir. Lezettli. Yenilebilir. Tadı güzel. (yenir) yutulur. Yenebilir. Lezzetli. Hoş. Hoşa giden.

İngilizce Palate Türkçe anlamı, Palate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Palate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fun : Oyunculuk. Eğlence. Eğlenmek. Alay. Şaka etmek. Eğlenme. Keyif. Şaka. Gırgır.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Soft palate : Alt damak. Ağız boşluğunun üst kısmını çevreleyen kubbemsi yapıdaki damağın g, k, ğ, n gibi kalın sıradan ünsüzlerin boğumlanmalarında görev alan arka tarafı. damağın yumuşak bölgesi durumundaki art damağın gerideki ucunu oluşturan kısmı, boğaza doğru sarkan küçük dil’dir. karşıtı ön damak’tır. Ağzın boğaza yakın arka kısmındaki tavanının yumuşak bölümü. Yumuşak damak. Üst damak. Art damak.

 

Palatum : Palatum.

Mouth : Geme alıştırmak. Dudak bükmek. Ağız. Sürekli aynı şeyleri söylemek. Boğaz. Kesici aletlerin keskin yanı. Giriş yeri. Tane tane söylemek. Zırlamak. Kavşak.

Delightfulness : Keyiflenme. Hoşluk. Hoşlanma. Mutluluk. Zevklilik. Tatlılık. Eğlenme.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Ecstasies : Aşırı mutluluk. Cezbe. Coşkunluk. (zevkten) mest olma. Vecit. Coşku. Kendinden geçme. Esrime. Büyük zevk. Mest olma.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Indulgence : Yüz verme. Şımartma. Boyun eğme. Rıfk. Anlayış gösterme. Bağımlılık. Günahların kilisece affedilmesi. Şımartılma. Endüljans.

Palate synonyms : oral fissure, gustatory organ, rima oris, teeth, ecstasy, a cell, harmonies, abductor muscle, roof of the mouth, gratification, delights, enjoyments, appreciation, peace, gusto, abiotic factor, peaces, taste bud, abambulacral area, abiotic environment, palatine, charmingness, delectations, harmony, tooth, surface, abramis zone, fleshpots, indulgences, elations, enjoyment, abacus bodies, acacia.

Palate ingilizce tanımı, definition of Palate

Palate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To perceive by the taste. The roof of the mouth.