Prepalate türkçesi Prepalate nedir
- Ağız boşluğunun üst kısmını çevreleyen kubbemsi yapıdaki damağın k, g, n gibi ince sıradan ünsüzlerin boğumlanmasında görev alan ön tarafı. karşıtı art damak'tır.
- Gramer alanında kullanılır.
- Ön damak.
Prepalate ingilizcede ne demek, Prepalate nerede nasıl kullanılır?
Prepalatal : Öndamaksıl.
Prepack : Önceden paketlemek.
Prepackage : Ön ambalaj. Önceden paketlemek.
Prepackaged : Önceden paketlenmiş. Hazır ambalajlı. Önceden paketlemek.
Prepackages : Önceden paketlemek. Ön ambalaj.
Prepacking : Önceden paketlemek. Ön paketleme. Ön ambalajlama.
Preparalytic : Preparalitik. Felçten önce olan, felç öncesi.
Prepaid : Peşin ödenmiş. Masrafı ödenmiş. Önceden ödenen. Ücreti önceden ödenmiş. Ön ödemeli. Avans olarak verilen. Peşinen ödenmiş. Kontörlü hat. Peşin ödenen. Önceden ödenmiş.
Prepacked : Hazır. Önceden hazırlanmış. Önceden paketlenmiş.
Prepackaging : Önceden paketlemek. Hazır ambalajlama.
İngilizce Prepalate Türkçe anlamı, Prepalate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prepalate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Action verb : Hareket veya eylem fiili. (gramer) eylem veya hareket belirten yüklemin merkezi olan kelime. Kılış fiili. Cümlede yüklemin gösterdiği işin yapma niteliği taşıdığını, yapanın dışında bir nesneye yöneldiğini gösteren fiil: al-, bil-, getir-, derle-, düşün-, kaz-, yaz-, taşı- vb. Eylem fiili.
Spread : Şölen. Ekmeğe sürülen şey. Aynı konuyu yazan karşılıklı iki sayfa (gazete). Kar oranı. Meydan almak. Sıçramak. Yaymak. Örtü. Sürüştürmek.
Distribute : Dağıtmak. Sınıflamak. Pay etmek. Dağılmak. Paylaştırmak. Sınıflandırmak. Türkümlere ayırmak. Dağıtımını yapmak. Gruplara ayırmak. Tevzi etmek.
Pass on : Devam etmek. İlerlemek. Devretmek. Gecikmeden gitmek. Ölmek. Geçmek. Geçirmek. Yansıtmak. Karar vermek. Vefat etmek.
Accent intensive : Söz içinde çoğu zaman vurguyu üzerinde taşıyan hecenin daha şiddetli vurgulanmasıyla, bir maksadın, bir duygunun daha iyi belirtilmesini sağlayan vurgu: yazlığa bu hafta mı taşınıyor sunuz? hayır, gele ıcek hafta; bu sevimsiz olaylar karşısında adamcağız ımahvoldu; bu gayretler yapıldı ama sonuç olarak ıhiçbir şey getirmedi; ıamma da yaptınız, dedi, siz hiç hasta görmediniz mi? vb. Pekiştirme vurgusu.
Accent of group : Kelime vurgusunun yerine iki veya daha çok kelimeden oluşan bir kelime grubunda, yoğunluğu kelime vurgusundan daha güçlü bir vurgunun yer alması: pencere perdesi; çocuk arabası; mor menekşe; yarın geleceğim; nasıl bir iş vb. Grup vurgusu.
Adjektive : Sıfat. Somut ve soyut ad ve kavramları niteleme, belirtme, yer gösterme, sayı gösterme, sorma gibi çeşitli yönlerden vasıflandıran, sınırlayan kelime türü: doğru imla, ağır yük, uzun yol, ince iş, güzel fikir, hünerli kişi, doru at, kızıl elma, bin bir dert, tek yol, o zaman, bu durum; hangi iş vb. sıcacık, ışıltılı günü bekliyordu (y. kemal, ortadirek, s. 190). tekmil otların taze, yeşil, gıcır gıcır kokusuyla kokuyordu (y. kemal, göst, e., s. 191). taşbaşoğlunun keskin, umutlu gözleri teker teker üstündeydi (y. kemal göst.e, s. 301). tenha, sessiz yollarda yürür, yürürüm (p. safa, biz insanlar, s. 181). mavi duman, bir bilek damarı gibi kabartılı ve sıcak dudaklarından çıktı (s. faik, bütün eserleri 1, s. 69). biz de mükemmel bir yalancı olduk arkadaş! (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 298). bazen bir kaç hafta fazla, bir kaç gün fazla yaşamak işleri nasıl da alt üst ediyor (k. tahir, göst. e., s. 322). hacer! ha bak, gelirken benim o uzun yeşil ipek başörtümü de getir (m.n. sepetçioğlu, çardaklı bacı, s. 96) vb.
Accusative : İsmin -i halindeki sözcük. İsmin -i hali. Akuzatif. Belirtme durumu. Geçişli fiil taşıyan bir cümlede fiilin doğrudan doğruya etkilediği yani fiildeki işlevin etki bakımından üzerine yüklendiği adın içinde bulunduğu durum. türkçede bu durum ya eksiz yahut da yalın veya iyelik ekleriyle genişletilmiş adlardan sonra gelen +(y)ı/+(y)u eki ile karşılanır: iş bulmak, görüş bildirmek, yol sormak, ağaçlar+ı budamak, yaka+yı kurtarmak, okul+u bitirmek, istedik+im+i getirdi; yazdıklarınız+ı okudum, görünüş+ü koruyunuz gibi. ancak, bu ek üçüncü şahıs teklik ve çokluk iyelik eklerinden sonra araya bir zamir nsi alarak +nı/+nu biçimine girer; arkadaşımın yeni ev+i+ni gezdim. artık yuva+sı+nı kurmaya çalışıyor; bildik+leri+ni anlattı, yorulduğ+u+nu görmedim vb. İsmin -i halindeki sözcük grubu. İsmin -i haline ait. İsmin -i halindeki. İsmin i hali.
Action noun : Kılış adı. Bir durumu, bir oluş ve kılışı ad olarak anlatan ve fiillerden -mak, -ma, -ış / -uş, -ıcı / -ucu vb. eklerle kurulan ad: oku-mak, oku-ma, oku-y-uş, yaz-mak, yaz-ma, yaz-ış, bak-ıcı, gel-ici, gid-ici vb. örnekler: sükut, onları düşünür; acımak onlara ağlar (a. n. asya, kubbeler: bulutlar, s. 14). bu beklenmeyen bitişiyle çocuk için tabii bir şey olan masal uydurma bu küçük yazıda bütün bir kompozisyon oluyor (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 417). kitaptan korkmak, insan düşüncesinden korkmak, insanı kabul etmemektir (a. h. tanpınar, göst. e., s. 58). pervin kitabını iki avucu arasında asabi bir kavrayışla sıkarak salondan çıktı (p. safa, şimşek, s. 45). bu kuvvet kuruntusunun kendini kuvvetli sanışın sadece o delikanlılık yaşlarına has bir aldanış olduğunu kabul etmek istemiyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 46). bütün bu girişlerin, dolandırmaların ne için olduğunu şimdi hepsi de anlamıştı (t. buğra, göst. e., s. 211).
Adams apple : Kalkan kıkırdak. Gırtlağın arka kıkırdak üzerine oturmuş bulunan ve iki kanadı ön tarafta birbiriyle birleşerek katlanmış kalkanı andırır bir çıkıntı meydana getiren kısmı. kalkan kıkırdağın erkeklerde, özellikle zayıf erkeklerde dıştan da belli olan bu çıkıntılı kısmına adem elması denir.
Prepalate synonyms : accentuation, abstract noun, adjectival construction, active voice, hard palate, ablative, active verb, actif, ablaut, accidence.
Prepalate zıt anlamlı kelimeler, Prepalate kelime anlamı
Gather : Toparlanmak. Dermek. Bir araya getirmek. Büzgü yapmak. Biriktirmek. İrin toplamak. Seçmek. Büyümek. Toplamak. Tutmak.
Stay in place : Yerinde kalmak.

Bu kısımda Prepalate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prepalate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prepalate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prepalate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.