Pandemia türkçesi Pandemia nedir

Pandemia ingilizcede ne demek, Pandemia nerede nasıl kullanılır?

Pandemic : Genel. Aynı zamanda birçok ülkede olan salgın. kıtalar arası salgın. Pandemik. Evrensel. Birkaç bölgeye yayılan salgın. Bir hastalığın birden fazla ülke veya kıtada salgın halinde görülmesi. Yaygın. Pandemi. Neredeyse kontrolden çıkmak üzere ve çok yayılmış olan salgın hastalık.

Pandemics : Neredeyse kontrolden çıkmak üzere ve çok yayılmış olan salgın hastalık. Evrensel. Birkaç bölgeye yayılan salgın. Pandemik. Yaygın. Pandemi. Genel.

Pandemonium : Kargaşa. Velvele. Şamata. Gürültü. Kıyamet. Şeytanların toplandığı yer. Tantana. Cehennem. Gulgule. Curcuna.

Pandemonium broke out : Kıyamet koptu.

Pandemy : Coğrafi bir sınırlama olmaksızın belirli bir zaman periyodundaki enfeksiyonların sayısı. Pandemi.

Pandects : Jüstinyen için hazırlanmış dört büyük eserden biri. 16'ncı yüzyılda imparator jüstinyen için toplanan romalı hukukçu yada siciller toplantısı.

Pander to somebody : Yüz vermek.

Pander to : Pezevenklik etmek. Çıkar amacıyla birinin olumsuz bir eğilimini tatmin etmeye çalışmak. Kapris yapmak.

Panderers : Hizmet veren. Pezevenk.

Pandered : Dümbük. Deyyus. Pezevenklik etmek. Fuhuşa teşvik etmek. Kötülüğe teşvik etmek. Pezevenk.

 

İngilizce Pandemia Türkçe anlamı, Pandemia eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pandemia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Favism : Fava fasülyesinin polenini solumanın sebep olduğu hastalık. Fabizm. Favizm.

Pandemic : Genel. Pandemik. Birkaç bölgeye yayılan salgın. Yaygın. Evrensel. Bir hastalığın birden fazla ülke veya kıtada salgın halinde görülmesi. Neredeyse kontrolden çıkmak üzere ve çok yayılmış olan salgın hastalık. Aynı zamanda birçok ülkede olan salgın. kıtalar arası salgın. Birkaç ülkeye yayılan (medikal tıp terimi).

Pandemy : Coğrafi bir sınırlama olmaksızın belirli bir zaman periyodundaki enfeksiyonların sayısı.

Macrocytic anemia : Makrositer anemi. Alyuvarların normale göre çok daha büyük çapta veya hacimde olmalarıyla belirgin anemi. İri alyuvarlı kansızlık.

Hyperchromic anemia : Hiperkrom anemi. Her alyuvara düşen ortalama hemoglobin miktarı (oahb) veya derişiminin (oahbd) normal değerlerin üstünde olduğu anemiler. Hiperkromik anemi.

Ischemia : İşemi. İskemi. Kan azlığı. Bölgesel anemi. Kansızlanma. Tıkanıklığın neden olduğu lokalize anemi (patoloji). Kan damarlarının daralmasına veya tıkanmasına bağlı olarak bir organ veya dokuya yetersiz kan gelmesi veya yerel kansızlık, kansızlanma. Dokunun yeterince kan alamaması durumu. Yerel kansızlık.

Anaemia : Anemi. Kan azlığı. Kansızlık.

Pandemics : Evrensel. Genel. Neredeyse kontrolden çıkmak üzere ve çok yayılmış olan salgın hastalık. Birkaç bölgeye yayılan salgın. Pandemik. Yaygın.

Pernicious anaemia : Pernisyöz anemi. Anemi pernisyöz. Kötücül anemi.

 

Hypochromic anemia : Alyuvarların taşıdığı hemoglobin miktarının çok düşük düzeyde olduğu, alyuvarların çaplarının ve sayılarının azaldığı, demir eksikliğine ilgili olarak biçimlen anemi çeşidi. Hipokrom anemi. Hipokromik anemi. Kansızlık.

Pandemia synonyms : ischaemia, iron deficiency anaemia, refractory anemia, hypochromic anaemia, macrocytic anaemia, hypoplastic anaemia, fanconi's anemia, haemolytic anaemia, malignant anemia, congenital pancytopenia, blood disorder, sickle cell disease, crescent cell anaemia, microcytic anaemia, refractory anaemia, crescent cell anemia, drepanocytic anaemia, drepanocytic anemia, malignant anaemia, hyperchromic anaemia, blood disease, aplastic anaemia, fanconi's anaemia, microcytic anemia, sickle cell anemia, sickle cell anaemia, general, hemolytic anemia, aplastic anemia, pernicious anemia, hypoplastic anemia, erythroblastosis fetalis, iron deficiency anemia.

Pandemia zıt anlamlı kelimeler, Pandemia kelime anlamı

Specific : Belirli. Belli. Özgül. Spesifik. Özel ilaç. Bir türe özgü. Özdeşleşmiş. Özgü. Kesin. Özel.

Ecdemic : Başka bir yerden gelen. Ekdemik. Yerli olmayan.

Endemic : Yöresel hastalık. Belirli bir topluluğa özgü hastalık. Bir bölgeye özgü, yerel olan. belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen hastalık. Yöreye özgü hayvan. Endemik. Özgü. Bir bölgeye özgü, yerli olan. yıllık rapor edilen vakalarının sayısı sabit veya artmayan bir hastalık durumu. Yöresel. Belirli bir yere özgü hayvan. Belirli topluluğa özgü hastalık.