Panicking türkçesi Panicking nedir

Panicking ile ilgili cümleler

English: I'm not panicking.
Turkish: Ben panik yapmıyorum.

English: Don't start panicking.
Turkish: Panik yapmaya başlama.

English: Ali's panicking.
Turkish: Ali panik yapıyor.

English: There's no point panicking.
Turkish: Paniğin anlamı yok.

English: Ali is panicking.
Turkish: Ali panik içinde.

Panicking ingilizcede ne demek, Panicking nerede nasıl kullanılır?

Panicked : Paniğe kapılmak.

Panicky : Telaş verici. Kolay paniğe kapılan. Panik halinde. Kolayca paniğe kapılan. Panik. Paniğe kapılmış.

Getting panicky : Paniğe kapılmak. Telaşlanmak. Korkmak.

Panic attack : Panik nöbeti. Panik saldırısı. Panik atak.

Panic lights : Aksama aydınlatması. Olağan ışık çevriminde bir aksama olduğunda kendiliğinden çalışan aydınlatma düzeni.

Panic reaction : Panik tepkisi.

Cause to panic : Paniğe yol açmak.

Banking panic : Bir ya da daha fazla bankaya güvenin sarsılması sonucu, mevduat sahiplerinin birdenbire ve aynı anda paralarını geri çekmek için hücum etmesi olayı. Bankacılık paniği. Bankaya hücum.

Panic struck : Panik. Paniğe kapılmış.

Get into a panic : Paniğe uğramak. Paniğe kapılmak. Paniklemek.

İngilizce Panicking Türkçe anlamı, Panicking eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Panicking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inclosure : Çevirme. Çevrilme. İlişik belge. Kapanma. Kapama. Çevrilmiş yer. Kuşatma. Duvar. Mania. Çit.

Enclosure : Kuşatma. Çevirme. Çit. Mania. İlişikte gönderilen şey. Etrafını çevirme. Çevrilmiş yer. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kapama. Parmaklık.

Material : Malzeme. Özdek. Kumaş. Gereç. Maddi. Maddeci. Zaruri. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Madde. Maddesel.

Take alarm : Rahatsız olmak. Telaşa düşmek. İrkilmek.

Panic : Paniğe uğratmak. Telaş. Ürküntü. Ürkü. Paniğe kaptırmak. Korkmak. Bir çekince karşısında kalan bireylerin ya da kalabalıkların her türlü denetimin dışında davranmalarının yol açtığı karışıklık. Panik.

Boxing : Doldurma kutulama. Kutuya koyma. Boks yapan. Kutulama. Yumrukoyunu. Boks.

Cardboard : Doğal olmayan. Kalın karton. Mukavvadan yapılmış. Sahte. Mukavva. Yapay. Karton. Gerçek olmayan.

Wood shavings : Ağaç talaşı. Talaş.

Panicking synonyms : composition board, panicked, have a sinking feeling, get into a panic, stuff, panics, excelsior, envelopment, push the panic button, getting panicky, bundling, packing material, enclosing, be alarmed, wadding.