Papa nedir, Papa ne demek

Papa; bir din b. terimidir. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Roma Katolik kilisesinin, bir meclis tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve Hz. İsa'nın vekili sayılan başkanı

Yerel Türkçe anlamı:

Evcil kaz ve ördek.

Kaz yavrusu.

Ekmek (çocuk dilinde).

Mısır ununu kaynar suya koyarak yapılmış olan bir çeşit yemek, kaçamak.

Mısır ya da buğday ununu kaynayan suyla özeyerek yapılmış olan yemek.

Kamış.

Tarih'teki anlamı:

Katolik kilisesinin, İsa Peygamberin vekili sayılan, Vatikan'da oturan ve kardinaller meclisince seçilen başkanı.

İngilizce'de Papa ne demek? Papa ingilizcesi nedir?:

pope

Papa hakkında bilgiler

Papa, Roma Başpiskoposu, Roma Katolik Kilisesi'nin başı, Katolik Hıristiyanların dini lideri. Katoliklere göre Havari Petrus'un halefidir.

İlk zamanlar tüm pisikoposlara verilen papa unvanı, sonraları yalnız Roma Pisikoposu için kullanılmaya başlandı. Katolik kilisesi, kilise çerçevesinde Petrus ve haleflerinin temsil ettiği en yüce makam olan papalığın tanrısal bir kurum olduğunu iddia eder: İsa, papalık görevini Petrus'a devretmiş ve Petrus da Uruc'dan itibaren bu görevi fiilen yapmıştır. Kilisede yerleşmiş bir geleneğe göre Petrus, Roma'da din kurbanı olarak ölmüştür, dolayısıyle de en tabiî halefleri Romalı piskoposlardır.

 

Papalık tarihi birçok bakımdan kilise tarihiyle birleşir; bununla birlikte bu tarihin bazı dönemleri Papalık kurumunun gelişmesi bakımından ayrı bir özellik taşır. İlk üç yüzyıl boyunca papalar, daha çok Roma kilisesine önem vermişlerdi; ama kısa bir süre sonra çeşitli ölçülerde başka kiliselere de karışmaya başladılar: örnek olarak papa Clemens I'in Korinthos'lulara Mektup'u (1. yüzyıl sonu); papa Victorios'un paskalyanın tarihi konusunda çıkan tartışmalara müdahalesi (2. yüzyılın sonu) vb. büyük kiliselerarası konsiller döneminde (4. ve 5. yüzyıl) papanın önderlik etkisi daha da açıkça belirdi; 451'deki Kadıköy Konsili, "Petrus'un papa Leo'nun ağzında iradesini bildirdiğini" ileri sürdü. Doğu kilisesinin Batı kilisesinden ayrılması, Papalığın batıdaki etkisini büyük ölçüde arttırdı; buna karşılık Doğu, yavaş yavaş Papalıktan koptu ve Michael Kerularios'un ortaya attığı mezhep ayrılığıyla (1054) Papalığın yargılama yetkisini tanımaz oldu. Papalık tarihinin en buhramlı dönemi 10. yüzyıla ("Karanlık yüzyıl" adı verilen dönem) rastlar. Bu dönemde Papalık, Roma'da çeşitli hiziplerin elinde oyuncak oldu; Papalığın Roma'dan ayrılıp Avignon'a yerleştiği Avignon Papalığı'ndan itibaren, papalar özellikle Fransız[siyasetinin etkisinde kaldılar; bir ara üç ayrı yerde (Roma, Avignon, Pisa) aynı anda üç ayrı papanın bulunduğu büyük ayrılık döneminden (1378-1417) itibaren de, Kiliselerarası konsilin papaya üstünlüğünü savunan "uzlaştırma" teorisi ağır basmaya başladı. Diğer buhramlı dönemler küçük sarsıntılarla atlatıldı. (Rönesansta din duygusunun zayıflaması, Protestan reformu, aydın zorbalık devri ve Napolyon devri). Buna karşılık papalık, 11. yüzyılın sonuyla 14. yüzyılın başı arasında VII. Gregorius'un (1073-1085) reformları ve Laterano konsillerinin (özellikle Papa III. Innocentius tarafından toplanan 4. Laterano konsili) aldığı disiplin kararları sayesinde çok parlak bir dönem yaşadı. Bugün, papalığın yalnız kilise içinde büyük etkisi vardır. IX. Pius, Sillabus (1864) adlı genelgesiyle liberal ve modern akılcı düşünceleri mahkûm ettikten sonra Leo XIII'ün Rerum Novarum (1891) adlı genelgesinden itibaren, Papalık, sosyal sorunları ele almak için geniş bir çaba gösterdi ve XXIII. Johannes'in papalığı sırasında çağdaş dünya meseleleriyle yakından ilgilendi.

Enginasazyon 13 yüzyılda kurulmuştur ve ateşli ayaklanmaların önüne geçmesi için kurulmuştur

Papa ile ilgili Cümleler

  • Lütfen papağana yem ver, şarap kadehini başka yere sokma hayatım.
  • Papağan ve korsan en iyi arkadaşlar.
  • Onlar bir papağan aldı.
  • Papağan öldü.
  • Papa kırmızı elbisesi ile göründü.
  • Yeni Papa'nın seçimi havai fişekler eşliğinde kutlandı.
  • Ali kilisenin papazıdır.
  • Papağan bir insanın sesini taklit edebilir.
  • Ali bir papaz oldu.
  • Bak nasıl da anlıyor papağanın 'p' si.
  • Papağan konuşması duymak ister misin?
  • Papa Fransis ilk Lâtin Amerikalı papadır.
  • Muhtemelen papağan kafesten kaçtı.
  • Papa Francis, iyilik yapan Ateistler de cennete gidecek dedi.

Papa anlamı, tanımı:

Katolik : Katolik mezhebinden olan kimse. Roma kilisesinin kendine verdiği ad. Hristiyanlığın mezheplerinden biri.

Kilise : Hristiyanlığın öğretilmesi, dinî işlerin yönetimi vb. ile ilgilenen papa ve piskoposlar topluluğu. Hristiyanların ibadet etmek için toplandıkları yer. Hristiyanlıkla ilgili dinî kuruluş.

Taraf : Yöre, yer. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Papağan : Papağangillerden, tırmanıcı, eğri gagalı, pek çok türü bulunan, insan sesini taklit edebilen kuşların genel adı, dudu. Duyduklarını düşünmeden olduğu gibi tekrarlayan kimse.

Papağan anahtarı : Sacdan yapılmış küçük çaplı boru ve bağlantı parçalarının sökülüp takılmasında kullanılan anahtar.

Papağan gibi ezberlemek : Anlamını bilmeden ezberlemek.

Papağan gibi tekrarlamak : Peş peşe, art arda söylemek.

Papağangiller : Ayakları tırmanmaya uygun, canlı ve zıt renkli, basit konuşmaya alıştırılabilen, papağan, muhabbet kuşu vb. sıcak ülke kuşlarını içine alan familya.

Papağanlar : Tek familyası papağangiller olan, papağan olarak bilinen bütün kuşları kapsayan takım.

Papağanlaşma : Papağanlaşmak durumu.

Papağanlık : Duyduklarını düşünmeden, anlamını bilmeden tekrarlama durumu.

Papağanyemi : Yalancı safran.

Papak : Genellikle Azerbaycan ve Kafkasya'da giyilen, kuzu derisinden veya yününden yapılan, uzun tüylü başlık.

Papalık : Papanın makamı veya görevi. Başında papanın bulunduğu siyasi ve dinî kurum.

Papalina : Sardalya yavrusu.

Papara : Ekmek, peynir ve et suyu veya süt ile yapılmış olan bir yemek türü. Orta oyununda zurna. Paylama.

Papara yemek : Azar işitmek.

Papatya : Birleşikgillerden, 20-50 santimetre yüksekliğinde, baharda çiçek açan, taç yaprakları beyaz, ortası sarı kömeçli, bir yıllık otsu bir bitki, yoğurt çiçeği (Matricaria chamomilla).

Papatya falı : Niyet tutup papatyanın yapraklarını birer birer kopararak "olacak, olmayacak" diyerek bakılan fal.

Papatyalı : Papatyası olan.

Papatyasız : Papatyası olmayan.

Papaya : Amerika'nın sıcak bölgelerine özgü, sarı, kavuna benzer bir tür meyve. Papaya ağacı.

Papaya ağacı : Amerika'nın sıcak bölgelerine özgü, sarı, kavuna benzer bir tür meyvesi olan ağaç, papaya (Carica papaya).

Papaz : Üzerinde papaz resmi olan iskambil kâğıdı, rua. Hristiyan din adamı, peder.

Papaz balığı : Bir tür küçük kaya balığı (Chromis chromis).

Papaz balığıgiller : Ilıman denizlerde yaşayan kemikli balıklar familyası.

Papaz gibi : Saçı, sakalı uzayıp birbirine karışmış (kimse).

Papaz her gün pilav yemez : Her zaman aynı fırsat ele geçmez. insan zaman zaman değişiklik ister. "bir insanı hep aynı hileyle kandıramazsın" anlamında kullanılan bir söz.

Papaz olmak : Çıkarları ters düştüğü için sürtüşmek.

Papaz uçurmak : İçkili eğlence düzenlemek.

Papaz yahnisi : Soğan, sarımsak, şarap veya sirke katılarak yapılmış olan bir et yemeği.

Papaza dönmek : Saçı ve sakalı uzamak, darmadağın olmak.

Papaza kızıp oruç bozmak : Başkasına kızıp kendisine zarar verecek iş görmek.

Papazi : Bu kumaştan yapılmış. İnce dokunmuş, mavi, pembe, fıstıki renklerde ipek kumaş.

Papazı bulmak : Beklemediği kötü bir sonuçla karşılaşmak, belasını bulmak.

Papazkaçtı : Bir tür iskambil oyunu.

Papazkarası : Bu üzümden yapılmış olan kırmızı şarap. Kırmızı şarap yapımında kullanılan bir tür üzüm.

Papazlık : Papazın görevi. Papaz olma durumu.

Papazlık etmek : Ders vermek, ikna edici sözlerle kandırmak.

Alman papatyası : Orta Avrupa'da yetişen bir tür papatya (Anthemis nobilis).

Meclis : Dostlar toplantısı. Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için bir araya gelmiş kimseler topluluğu. Bu toplantının yapıldığı yer, şûra. Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için yapılmış olan toplantı.

Vekil : Milletvekili. Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse. Bakan. Bir görevde, asıl görevlinin yerine bakan kimse.

Başkan : Bazı ülkelerde devletin ve hükûmetin başı. Bir topluluğun, bir toplantının veya bir derneğin başında bulunan kimse, reis, reis bey.

Başpiskopos : Katoliklerde piskoposların başı olan din adamı.

Lider : Bir yarışmada başta bulunan takım veya yarışmacı. Bir partinin veya bir kuruluşun en üst düzeyde yönetimiyle görevli kimse. Önder, şef.

Havari : Hz. İsa'nın öğüt ve inançlarını yayma işiyle görevlendirdiği on iki yardımcısından her biri. Yardımcı. Bağlı olduğu önderinin düşünce ve inançlarını yayan kimse.

Halef : Birinin ardından gelip onun makamına geçen kimse, ardıl, selef karşıtı.

Papaçya : Papatya.

Papağan balığı : Kemikli balıklar (Teleostei) takımının papağan balığıgiller (Scaridae) familyasından, 35-45 cm kadar uzunlukta, Atlantik Okyanusu ve Akdeniz'de yaşayan bir tür. Kemikli balıklardan, papağan balığıgiller (Scaridae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta olabilen, Atlantik Okyanusu ve Akdeniz’de yaşayan bir tür, iskaroz. (Sparisoma cretense) Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının papağanbalığıgiller (Scaridae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 35-45 cm. Atlantik Okyanusu ve Akdenizde yaşar.

Papağan balığıgiller : Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (Acanthopterygii) alt takımından, parlak renkli, bazı türleri yenen, bazısı zehirli, Akdeniz'de yaşayan türlere sahip bir familya. Kemikli balıklardan, parlak renkli, bazı türleri yenen, bazıları zehirli, Akdeniz’de yaşayan türlere sahip bir familya.

Papağan çiçeği : cinsi bir çiçek virüsünün papağangiller ailesindeki kuşlarda ağız, yüz ve göz kapaklarında kuru kabukların oluşmasıyla belirgin çiçek hastalığı.

Papağan plati : Meksika orijinli, boyları 7 cm olabilen, vücudu sarımsı, yeşilimsi veya mavimsi temel renk üzerinde siyah lekeli olan akvaryum balığı, bantlı ayna sazancık, değişken ayna sazancık.

Papağanbalığı : (zooloji)

Papağanbalığıgiller : (Scaridae), (Lat. scarus = papağan balığı) Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının kemikli-balıklar (Teleostei) takımının dikenliyüzgeçliler (Acanthopterygii) alt-takımına giren bir familyası. Parlak renkli tropik balıklardır. Bazısı yenir, bazısı zehirlidir. Akdenizde yaşarlar. Papağan balığı (Sparisoma cretense) türü iyi bilinir.

Papağangillerin gaga ve telek hastalığı : Genellikle genç papağanlarda ve otuz beşten fazla papağangil türünde, teleklerde ve tüylerde bakışımlı distrofi sonucu dökülme ve kellikle birlikte gaga ve tırnaklardaki biçim bozukluklarıyla belirgin bir sirkovirüs enfeksiyonu.

Papağanlaşmak : Başkasından duyduklarını düşünmeksizin aynen tekrarlamak.

Papah : Kalpak. Tiftik veya yünden yapılmış kışlık başlık, takke Kaba tüylü kumaş

Diğer dillerde Papa anlamı nedir?

İngilizce'de Papa ne demek? : [papa] n. father, dad (term used by children)

n. daddy, pa, father, papa, dad (Informal); pope, head of Roman Catholic church, Bishop of Rome, pontiff

n. (Informal) papa, daddy, father

Almanca'da Papa : n. Oberhirte, Papst

adj. päpstlich

Rusça'da Papa : npr. Папа (M)