Parallels türkçesi Parallels nedir

  • Fizik alanında kullanılır.
  • Enlemler.
  • Karşılaştırmak.
  • Yeryuvarının eşlek düzlemine koşut düzlemlerle arakesitleri olan çemberler. bunlar eşlek düzleminden iki yana uzaklıkları açısal olmak üzere, 0°'den 90°ye dek sayılır.
  • Kıyaslamak.
  • Paralel olmak.
  • Paralel yapmak.

Parallels ile ilgili cümleler

English: His background parallels that of his predecessor.
Turkish: Onun alt yapısı onun selefininki ile paralellik göstermektedir.

Parallels ingilizcede ne demek, Parallels nerede nasıl kullanılır?

Cultural parallels : Kültür koşutluklara. Bölgesel olarak birbirlerinden çok uzakta bulunan kültürler ya da kültür öğeleri arasındaki benzerlikler.

Antiparallels : Ters koşut. Paralel olmayan. Karşıt koşut. Terskoşut. Tersparalel.

Parallel access : Koşut erişim. Paralel erişim.

Parallel adder : Paralel toplayıcı. Koşut toplayıcı.

Parallel architecture : Paralel mimari.

Parallel computer : Paralel bilgisayar. Koşut bilgisayar.

Parallel columns : Paralel sütunlar.

Parallel compensation : Koşut denkleştirici. Paralel dengeleme.

Parallel classification : Koşut sınıflama. Paralel sınıflandırma. Kitaplık gereçlerini hem belirli bir sınıflama yöntemine hem de boy ve türlerine göre ayırma.

Parallel bars : Paralel çubuklar. Paralel. Jimnastik aleti. Paralel bar.

 

İngilizce Parallels Türkçe anlamı, Parallels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parallels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorptiometer : Absorbsiyometre. Soğurumölçer. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Soğurma cihazı. Soğurum ölçmek için kullanılan alet.

Equates : Müsavi kılmak. Aynı kefeye koymak. Eşit saymak. İle eşit saymak. Eşit tutmak. Eşit olmak. Denklem kurmak. Dengelemek. Eşitlemek.

Absorption band : Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Soğurum kuşağı. Soğurma bandı. Absorpsiyon bandı.

Abcoulomb : On kulon. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Saltık coulomb. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Abkulon.

Confronts : Yüzleştirmek. Karşı koymak. Yüz yüze gelmek. Karşı durmak. Kötülemek. Zıt düşmek. Yüz yüze getirmek. Üstüne gitmek. Karşısına çıkmak.

Absorption edge : Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Absorpsiyon kenarı. Soğurum kıyısı. Soğurum kenarı.

Collates : Toplayarak sıralamak. Derleyip düzenlemek. Karşılaştırmak (yazı). Karşılaştırarak okumak. Düzenlemek. (yazı) karşılaştırmak. Sıralamak (sayfaları). Sıraya koymak (sayfaları). Sıraya koymak.

Collateral : Yan yana olan. Yardımcı. Rehin. Soydaş. Yanyana. Paralel. Maddi teminat. Karşı teminat. İkincil. Munzam.

Compare : Oranlamak. Mukayese etmek. Benzemek. Benzetmek. Karşılaştırılmak. Üstünlük derecesini göstermek. Karşılaştırma yapmak.

Parallels synonyms : parallelled, parallel, contrast, absolute magnitude, accumulation coefficient, absorption loss, equating, fit, checks, confronting, collate, absolute concentration, balance, tally, abnormal reflection, equate, check, match, abampere, correspond, paralleling, confront with, nonconvergent, gibe, class with, jibe, confronted, symmetrical, confront, confront somebody with, analogise, compare with, analogize.

 

Parallels zıt anlamlı kelimeler, Parallels kelime anlamı

Perpendicular : Şakuli. Dikey. Dikme. Bir noktadan bir çizgiye ya da bir yüzeye dik açı altında inen doğru. Doğru. Amudi. Dikey çizgi. Düşey. Dik.

Oblique : Sallanma hareketi. Eğik. Sapmak. Meyilli. Oblik. Dolambaçlı. Şevli. Meyletmek. Yatık. Sallanma.

Incomparable : Alternatifsiz. Benzersiz. İle kıyaslanamaz. Karşılaştırılamaz. Emsali kalmamış. Emsalsiz. Mukayese kabul etmez. Kıyas kabul etmez. Eşsiz. Kıyaslanamaz.

Parallels antonyms : asymmetrical, disagree.