Parallelled türkçesi Parallelled nedir

Parallelled ingilizcede ne demek, Parallelled nerede nasıl kullanılır?

Parallelling : Kıyaslamak. Paralel olmak. Karşılaştırmak. Paralel yapmak.

Parallelly : Paralel olarak.

Parallel access : Koşut erişim. Paralel erişim.

Parallel adder : Koşut toplayıcı. Paralel toplayıcı.

Parallel architecture : Paralel mimari.

Parallel communication : Paralel iletişim.

Parallel computer : Paralel bilgisayar. Koşut bilgisayar.

Parallel arrangement : Raf yüksekliğinden yararlanmak amacıyla kitapların raflarda boylarına göre sıralanması. Boy sıralaması.

Parallel circuits : Paralel devre. İletkenlerin, akımın kollar arasında bölüşülmesini sağlayacak biçimde koşut olarak bağlandığı çevrimler, anlamdaş yankol çevrimi. Yanaşık çevrimler.

Parallel columns : Paralel sütunlar.

İngilizce Parallelled Türkçe anlamı, Parallelled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parallelled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Checks : Şah demek. Çek keşide etmek. Gözden geçirmek. Kontrol etmek. Karelerle kaplamak. Durdurmak. (kumar) fişler. Alıkoymak. Çek yazmak.

Compare : Kıyas etmek. Benzemek. Benzetmek. Oranlamak. Karşılaştırılmak. Karşılaştırma yapmak. Üstünlük derecesini göstermek.

 

Confront with : Karşılaşmak. Yüzleştirmek. -e gidip söylemek. -e gidip anlatmak.

Equating : Eşit olma. Kıyaslama. Eşit tutmak. Denklem ile göstermek. Eşitlemek. Eşitleme. Denkleştirme. Eşit tutma. Denklem ile gösterme. Eşit olmak.

Paralleled : Benzetmek. Nazire. Paralel olarak koymak. İle karşılaştırmak. Aynı doğrultuda olan. Paralel.

Paralleling : Kıyaslama. Paralel hale getirme. Karşılaştırma. Paralelleme.

Collate : Düzenlemek. Sıraya koymak (sayfaları). Sıralamak (sayfaları). Karşılaştırmak (yazı). Giriştirmek. Karşılaştırarak okumak. Harman etmek (formaları). Sıraya koymak. (yazı) karşılaştırmak.

Check : Çek. Kontrol işareti koymak. Kontrol etmek. Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim. Alıkoymak. Frenlemek. Gemlemek. Emanete bırakmak. Kontrol.

Contrast : Ayrışçılık. Film üzerindeki dansite değerleri arasındaki fark. Tezat oluşturmak. Kontrast. (aradaki farkı göstermek üzere) karşılaştırmak. Zıtlık. Bilgisayar, hukuk, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çelişmek. Karşıtlık.

Parallelled synonyms : parallelling, parallel, class with, confronted, balance, equate, parallels, collates, analogise, compares, confronts, analogize, confront somebody with, equates, compare with, check against, confront, confronting.