Parasympathetic nervous system türkçesi Parasympathetic nervous system nedir

  • Sinir hücrelerinin perikaryon kısımları beynin medullasında, orta beyinde ve omuriliğin sağrı bölgesinde olan, uzantıları ise birçok organın duvarına kadar uzanan, pregangliyonik ve postgangliyonik uzantılarda uyartıları asetilkolin kullanarak ileten, bazı organlarda sinir sisteminin etkisini arttırıcı, bazı organlarda ise azaltıcı olarak görev yapan, bağırsak ve kan damarlarındaki istemsiz kas hareketi, göz, tükürük bezleri, mesane, rektum ve eşeysel organlardaki salgılamaları, iç organlara giden vagus sinirini kontrol eden otonom sinir sisteminin bir kısmı.
  • Parasempatetik sinir sistemi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Parasempatetik sinir dizgesi.
  • Parasempatik sinir sistemi.
  • Sinir hücrelerinin perikaryon kısımları beynin medullasında, orta beyinde ve omuriliğin sağrı bölgesinde olan, uzantıları ise birçok organın duvarına kadar uzanan, pregangliyonik ve postgangliyonik uzantılarda uyarılan asetilkolin kullanarak ileten, bazı organlarda sempatik sinir sisteminin etkisini artırıcı, bazı organlarda ise azaltıcı olarak görev yapan, bağırsak ve kan damarlarındaki istemsiz kas hareketi, göz, tükrük bezleri, mesane, rektum ve eşeysel organlardaki salgılamaları, iç organlara giden vagus sinirini kontrol eden, otonomik sinir sisteminin bir kısmı.
  • Otonom sinir sistemi.
  • Parasempatik sinir jüyesi.
 

Parasympathetic nervous system ingilizcede ne demek, Parasympathetic nervous system nerede nasıl kullanılır?

Parasympathetic : Parasempatetik. Parasempatik. Otonom sinir sisteminin parasempatik sinirleriyle ilgili. Otonom sinir sistemine ait.

Nervous : Endişeli. Asabi. Ürkek. Tedirgin. Sinirsel. Sinir. Sinirlere ilişkin. Gergin. Sinirli. Sinirleri gergin.

System : Vücut. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi. Nizam. Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katman topluluğu. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Usul. Katman. Düzen. Şebeke.

Nervous system : Sinir jüyesi. Sinir sistemi. Çeşitli sinir hücrelerinin birleşmesi ile meydana gelen bir sistem olup yüksek organizmalarda çevresel ve merkezi sinir sistemlerinden yapılmıştır. canlılar bu sistemleri aracılığı ile yaşadıkları ortama kendilerini uydurur ve çeşitli organlarını iş birliği halinde çalıştırarak canlılığını ve vücudunun bütünlüğünü devam ettirir. Sinir hücreleri, sinirler ve sinir merkezinden oluşan sistem.

Autonomic nervous system : Otonom sinir sistemi. Sempatik ve parasempatik sinir sistemlerinden oluşan ve düz kas, kalp kası ve bezlerin salgılama faaliyetini kontrol eden sinirlerden oluşan yapı. otonom sinir sistemi. İstemsiz sinir sistemi. Özerk sinir sistemi. Sempatik ve parasempatik sinir sistemlerinden oluşan ve düz kas, kalp kası ve bezlerin salgılama faaliyetini kontrol eden sinirlerden oluşan yapı, otonom sinir sistemi. Otonomik sinir sistemi. İstem dışı vücut fonksiyonlarını kontrol eden sinir sistemi.

 

Central nervous system schistosomiasis : Beyin, omurilik veya beyin zarlarında schistosoma cinsi digenetik trematodların neden olduğu enfeksiyon. insanlarda genellikle schistosoma japonicum, schistosoma mansoni ve schistosoma haematobium eneksiyona neden olmaktadır. sinir sisteminin s. japonicum ile enfeksiyonu akut meningoensefalitis ve kronik bir ensefalopatiye neden olurken, s. mansoni ve s. haematobium omuriliğin aşağı kısımlarında akut transversal miyelitise neden olur. Nöroşistosomozis.

Sympathetic nervous system : Otomatik sinir sistemi. Sempatetik sinir sistemi. Sempatik sinir jüyesi. Sempatik sinir sistemi.

Central nervous system toxoplasmosis : Serebral toksoplasmozis. Özellikle bağışıklık yetmezliği olan bireylerde toxoplasma gondii adlı protozoonun neden olduğu beyin enfeksiyonu. enfeksiyon beyinde yaygın olarak yayılım gösterebildiği gibi, belirgin apseler oluşturur. enfekte bireylerde nöbetler, değişen mentalite, baş ağrısı, fokal nörolojik bozukluklar ve intrakranyal hipertansiyon gibi klinik belirtiler görülmektedir.

Involuntary nervous system : Otonom sinir sistemi. Otonom sinir jüyesi.

Peripheral nervous system : Periferal sinir sistemi. Periferik sinir jüyesi. Çevresel sinir sistemi. Periferik sinir sistemi.

İngilizce Parasympathetic nervous system Türkçe anlamı, Parasympathetic nervous system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parasympathetic nervous system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Autonomic nerve system : Otonom sinir jüyesi.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Autonomic nervous system : Sempatik ve parasempatik sinir sistemlerinden oluşan ve düz kas, kalp kası ve bezlerin salgılama faaliyetini kontrol eden sinirlerden oluşan yapı. otonom sinir sistemi. İstem dışı vücut fonksiyonlarını kontrol eden sinir sistemi. İstemsiz sinir sistemi. Özerk sinir sistemi. Sempatik ve parasempatik sinir sistemlerinden oluşan ve düz kas, kalp kası ve bezlerin salgılama faaliyetini kontrol eden sinirlerden oluşan yapı, otonom sinir sistemi. Otonomik sinir sistemi.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Aardvark : Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Karınca yiyen. Yer domuzu.

Parasympathetic nervous system synonyms : neurovegetative system, a protein, a site, abductor muscle, acacia, abiotic environment, involuntary nervous system, aardvarks, abramis zone, abacus bodies, abambulacral area.