Parked türkçesi Parked nedir
- Parketmek.
- Park etmiş.
- Koymak.
- Beklemede.
Parked ile ilgili cümleler
English: Ali asked Mary where she had parked the car.
Turkish: Ali Mary'ye, arabayı nereye park ettiğini sordu.
English: A lot of bicycles are illegally parked in front of the station.
Turkish: Birçok bisiklet istasyonun önünde yasa dışı olarak park edilmektedir.
English: Ali can't remember exactly where he parked his car.
Turkish: Ali arabasını nereye parkettiğini tam olarak hatırlayamıyor.
English: A strange car was parked in front of my house.
Turkish: Evimin önüne garip bir araba park edildi.
English: A number of cars are parked in front of my house.
Turkish: Çok sayıda araba benim evin önünde park edilmiş.
Parked ingilizcede ne demek, Parked nerede nasıl kullanılır?
Parked car : Park halindeki araba. Park edilmiş araba.
Double parked : Çifte parketmiş. Parkeden aracın yanına parketmiş.
Sparked : Harekete geçirmek. Uyandırmak (ilgi vb.). Kıvılcım saçmak. Kur yapmak. Ateşlemek. Kıvılcım. Tetiklemek. Teşvik etmek. Çakın. İlgi uyandırmak.
Parker : Bir soyadı. İdaho eyaletinde şehir. Güney dakota eyaletinde şehir. Kansas eyaletinde şehir. Pensilvanya eyaletinde şehir. Teksas eyaletinde şehir. Florida eyaletinde şehir. Arizona eyaletinde şehir. Kolorado eyaletinde şehir.
Parkers : Bir soyadı.
Nosy parker : Başkalarının işine karışan. Meraklı. Her şeye burnunu sokan. Başkalarının işine burnunu sokan.
Park bench : Bank (park vb gibi yerlerdeki).
Park plaza : Uluslararası lüks oteller ağı.
Park meter : Parkmetre.
Sparkers : Sparker. Kıvılcımlı havai fişek.
İngilizce Parked Türkçe anlamı, Parked eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Parked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Buffoon : Kaşmer. Dalgacı. Şakacı. Şaklaban. Palyaço. Maskara. Soytarı. Muzip.
Sleep mode : Nöbette. Uyku modu. Uyku kipi.
Establish : Kabul ettirmek. Pekiştirmek. Yapmak. Tanıtmak. Yerleştirmek. Oluşturmak. Kurmak. Kanıtlamak. Doğruluğunu ortaya koymak.
Dot somebody one : Geçirmek. Yumruk atmak.
Closure : Kapanma. Son. Oylamaya geçmek. Kapanım. Kapama. Oylamaya geçme (görüşme sonrası). Tartışmayı kesip oylamaya koyma. Kapatma. Patlayıcı ünsüzlerin boğumlanması sırasında ses yolunun önce bir kapanma durumuna geçmesi: c, ç, d, t, p, k, g ünsüzlerinin boğumlanmasında görüldüğü gibi.
Pending : Derdest. Kadar. Esnasında. Muallak. Sırasında. -e kadar. Karara bağlanmamış. Kararlaştırılmamış. Boyunca.
Apply : Uygulamak. İlgili olmak. Sürmek. Aygıtları kullanmak. Uygun düşmek. Müracaat etmek. Müracaatta bulunmak. Uğraştırmak. Uygun olmak. Başvuruda bulunmak.
Park : Park yapmak. Gezilik. Park. Koruma altına alınmış arazi. Yeşil alan. Bırakmak. Bahçe. Park etmek. Otopark.
Elapses : Geçmek. Vaktin geçmesi. Akıp gitmek. (zaman) geçmek. Geçmek (zaman). Akmak. Zaman geçmek. Zamanın geçmesi. Geçen zaman.
Appoint : Saptamak (tarih veya gün vb). Memur etmek. Tayin etmek. Görevlendirmek. Kararlaştırmak (tarih veya gün vb). Donatmak. Nasbetmek. Atamak. Kurmak. Belirlemek.
Parked synonyms : appoints, establishes, closured, adhibit, closuring, buffoons, the park, deposit, elapse, affix, parks.

Bu kısımda Parked kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Parked ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Parked anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Parked ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.