Part time work türkçesi Part time work nedir

  • İşyerlerinde yasalara göre belirlenip sınırlandırılan günlük veya haftalık çalışma saatlerinden daha kısa süreli çalışma.
  • Süreksiz iş.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yarı zamanlı çalışma.
  • Aralı iş.

Part time work ingilizcede ne demek, Part time work nerede nasıl kullanılır?

Part : Kısmen. Bölmek. Bölüm. Hisse. Parça. Rol. Yan. Görev. Parçalamak. Fasıl.

Time : Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. -in zamanını ölçmek. Süre. Zaman. Önel. Defa. Kurmak. Tempo tutmak. Temposunu belirlemek. Vakit.

Work : Etkili olmak. Oynatmak. İşe yaramak. Çalışma. Çabalamak. Oynamak. İş. Meşgul olmak. Görev. Koparmak (para).

Part time : Belli bir süre boyunca. Yarı zamanlı. Yarım gün çalışma. Yarım günlük.

Part time job : Yarı-zamanlı iş.

Short time working : Kısa zamanlı çalışma. Hizmet sözleşmesinde belirtilmek koşuluyla haftalık ölçünlü çalışma saatinden daha az süreli çalışma.

Time work : Gündelik iş.

Part timer : İş saatleri az olan görevli. Yarım gün çalışan kimse. Part time çalışan kimse. Belirli bir süre çalışan kişi.

Work part time : Yarımgün çalışmak.

İngilizce Part time work Türkçe anlamı, Part time work eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Part time work ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

 

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Part time work synonyms : a shift in supply, a group shares, abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures, a change in supply, a pass through certificate.