Parterres türkçesi Parterres nedir

Parterres ingilizcede ne demek, Parterres nerede nasıl kullanılır?

Parterre athlete : Halı ya da minder üzerinde gövde esnekliğini ve çeşitli duruşları gösteren hareketleri yapan kişi. Yer hareketleri atleti.

Parterre gymnast : Yerde zor ama güzel hareketler yapan kişi. Yer jimnastikçisi.

Parterre : Parter. Sahnenin bulunduğu kat. Çiçek bahçesi. Gösteri salonlarında yerkatı. Parter (tiyatro terimi). Çiçeklik. Kısımlanmış çiçek bahçesi.

Departer : Giden. Ayrılan.

Eparterial : Eparteryal. Eparteryel. Atardamar üzerinde bulunan oluşum.

Parted leaf : Parçalara ayrılmış yaprak.

Imparted knowledge : Verilmiş bilgi. İfşa edilen bilgi. Paylaşılan bilgi. Aktarılmış bilgi. Ortaya dökülen bilgi. Sunulan bilgi.

Ex parte : Tek taraftan yapılan. Tek tarafın çıkarına olan. Tek taraflı olarak. Tek taraflı. İhbarsız. Bir taraf lehine. Dışarı. Bir tarafın yararına. Bir tarafın çıkarına.

Imparted : Verilmiş. Bağışlanmış. Sunulmuş. Söylenmiş. Bildirilmiş. Ortaya dökülmüş.

Bonaparte : Bir komutan ve fatih. Napoleon bonaparte (1769-1821). Fransa imparatoru. İowa eyaletinde şehir.

İngilizce Parterres Türkçe anlamı, Parterres eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Parterres ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Theater : Amfi. Bkz.theatre. Ameliyathane. Amfiteatr. Sinema (amerikan ingilizcesi). Alan. Sinema salonu. Meydan. Sinema. Sahne.

Stalls : Ön yerler. Koltuk. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hızı kesilmek. Çok katlı tiyatrolarda, taban katın sahneye yakın kesiminde bulunan seyir yerlerinin tümü. Saplanmak. Hızı kesilerek düşmek. Durmak (motor). Stop etmek.

The stalls : Koltuk.

Seating : Yerine oturtma. Oturma yeri. Oturma yerleri. Yatak (makine). Oturtma. Oturacak yer sağlama. Oturacak yer.

Seats : Koltuklar. Oturma yerini onarmak. Oturağını tamir etmek. Oturtmak. Yerine oturtmak. Kıçını tamir etmek (pantolon). Yerleştirmek. Almak (salon).

Receptacle : Muhafaza. Yuva. Reseptakulum. Havuz. Priz. Zarf. Kap. Duy. Bir çiçek kümesinde, çiçek kümesi sapının çok sayıda çiçek taşıyan genişlemiş ucu. Hazne.

Theatre : Sinema. Sahne. Geniş anlamı içinde, dram sanatının yönetmen, oyuncu, tasarım sanatçıları, uygulayımcılar, uzmanlar ve seyircinin etkileşimi ile ortaklaşa üretilmesi. dramatik gösterilen tümü. betik dışında kalan tiyatroluk öğelerin tümü. 4 - oyun oynama eylemi. 5 - oyunların oynandığı yapı, alan ya da yer. 6 - etkinliğine ilişkin olarak tiyatral gereçler ya da yöntemler. Olay yeri. Tiyatro. Meydan. Amfi. Oyunevi. Tiyatroyu, bütün sanat dallarıyla uyumlu bir biçimde kaynaştırarak ortaya çıkartmayı doğru bulan tiyatro anlayışı. Gösteri evi.

Beds : Tarh. Tabaka. Yatak. Mezar. Temel. Nehir yatağı. Katman. Zemin. Yatacak yer.

 

Flower bed : Tarh. Çiçek tarhı. Ocak.

House : Evde oturmak. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. Konut. -de bulunmak. Ev halkı. Eve yerleştirmek. Barınmak. Kamara. Kendi evine almak. Yerleştirmek.

Parterres synonyms : parquet circle, seating area, seating room, bed, parqueted, parterre, parquet, vase, planter, window box, flower head, flower garden, pit, pits, orchestra.