Parturient türkçesi Parturient nedir
- Doğurmak üzere olan.
- Parturyen.
- Hamile.
- Doğuran.
Parturient ingilizcede ne demek, Parturient nerede nasıl kullanılır?
Parturient canal : Doğum sırasında yavrunun içinden geçmek zorunda olduğu uterus, serviks, vajina ve vulvadan oluşan genital kanal ve bunun dışındaki kemik çatı. kemik ve yumuşak doğum kanalı olmak üzere ikiye ayrılır. Yumuşak doğum kanalı. Doğum kanalı. Doğum sırasında yavrunun içinden geçmek zorunda olduğu uterus, serviks, vajina ve vulvadan oluşan genital kanal.
Parturient paresis : Süt humması. Doğum felci.
Bone parturient canal : Kemik doğum kanalı. Doğum sırasında yavrunun içinden geçmek zorunda olduğu, leğen kemikleri, sakrum ve ilk 2-3 kuyruk omurundan oluşan kanal.
Postparturient hemoglobinuria : Yüksek verimli süt ineklerinde, doğumdan 2-6 hafta sonra, fosfor ve bakır yetersizliğinden kaynaklanan damar içi hemolizis, hemoglobinüri, anemi ve yüksek ölüm oranıyla belirgin hastalık, puerperal hemoglobinüri. Doğum sonrası hemoglobinüri.
Parturiency : Doğum.
Delayed parturation : Geç doğum. Türe özgü normal gebelik süresinden daha geç sürede biçimlenen (gebelik süresi uzayan) doğum.
Parturition induction : Doğumun uyarılması. Gebelik süresi tamamlanmasına rağmen doğum başlamayan hayvanlarda veya gebeliğin sonlarında henüz doğum başlamadan değişik ilaç ve yöntemler kullanılarak doğum sürecinin başlatılması.
Camel parturition : Bortlama. Devenin yavrulaması.
Induced parturition : Uyarılan doğum. Yapay olarak başlatılmış doğum, teşvik edilerek uyarılarak meydana getirilmiş doğum.
Parturitions : Doğurma. Parturasyon. Doğum.
İngilizce Parturient Türkçe anlamı, Parturient eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Parturient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Expectant : Sabırsızlanan. Bebek bekleyen. Gebe. Beklentisi olan. Ümitle bekleyen. Miras beklentisi olan kimse. Ümitli. Uman. Umutlu.
Gone : Bozuk. Heyecanlı. Kaybolmuş. Kayıp. Bozulmuş. Yok olmuş. Mahvolmuş. Sevdalanmış. Aşık. Geçmiş.
Heavier : Ağdalı. Sert. Önemli. Baygın. Kaba. Çok. Baskın. Fırtınalı. Bozuk.
Expecting : Çocuk bekleyen. Gebe. Ağırayak.
Family : Ev. Evlilik ve kan bağına, başka deyişle karı-koca, ana-baba-çocuklar, kardeşler vb. arasındaki ilişkilere dayalı olan bir toplum çekirdeği. Ocak. İlgili cinslerden oluşan biyolojik grup. Soy. Canlı organizmaların sistematik sınıflandırılmasında benzer cinslerin bir araya gelmesiyle oluşan kategori, familya. Kodak. Aile. Akraba.
Fecundated : Aşılanmış. Döllenmiş. Verimli veya meyveli yapan. Gebe.
Gravid : Gebe.
Enceinte : İleri gebelik. Etrafı çevrili saha. Gebe.
Impregnated : İçirilmiş. Döllendirilmiş. Yapay döllenmiş. Doygun. Emdirilmiş. Emprenye edilmiş. Döllenmiş. Doyurulmuş. Emprenyeli.
Parturient synonyms : giving birth, big with child, in pod, procreator, in the family way, preggers, heaviest, procreators, procreant, pregnant, nascent.
Parturient zıt anlamlı kelimeler, Parturient kelime anlamı
Dying : Ölen. Ölme. Ölmekte olan. Ölüm. İrtihal. Cansız. Nesli tükenen. Kıkırdama.
Parturient ingilizce tanımı, definition of Parturient
Parturient kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fruitful. Bringing forth, or about to bring forth, young.

Bu kısımda Parturient kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Parturient ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Parturient anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Parturient ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.