Pathways türkçesi Pathways nedir

Pathways ingilizcede ne demek, Pathways nerede nasıl kullanılır?

Hexose monophosphate pathways : Heksozmonofosfat yolu. Pentoz fosfat yolu.

Oxidative phosphogluconate pathways : Pentoz fosfat yolu. Oksidatif fosfoglukonat yolu.

Amphibolic pathway : Anabolik ve katabolik bir yol. Hem anabolik hem de katabolik bir metabolik yol. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Amfibolik yol.

Embden meyerhof pathway : Embden-meyerhofyolu. Glikolizis.

Methabolic pathway : Canlı hücrelerde, bir molekülü diğer bir moleküle dönüştüren bir sıra enzimle oksijenlenen biyokimyasal tepkime zinciri. Metabolik yol.

P1 pathway : P1 yolu. Bazı nörotransmitter, büyüme faktörleri ve hormonlarda hücre yüzeyinin uyarılmasına cevap olarak zardaki inozitol fosfolipitlerin parçalanması sonucu oluşan inozitol trifosfat ve diasil gliserol ikinci habercilerinin meydana gelmesindeki biyokimyasal yol.

Path length : Yol uzunluğu.

Path attenuation : Yol zayıflaması. İşaret yolu zayıflaması. Yayılım zayıflaması.

Path invalid : Geçersiz yol. Yol geçersiz.

Path lenght : Yüksek enerjili bir parçacığın emildiği yerlerden geçerken saçılmalar nedeniyle zikzak çizerek izlediği yolun toplam uzunluğu. Yol uzunluğu.

İngilizce Pathways Türkçe anlamı, Pathways eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Pathways ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The safety zone : Güvenlik zonu. Güvenli bölge. Güvenlik bölgesi. Emniyet bölgesi. Güney lübnan'ın israil sınırı boyunca güney lübnan ve israil ordularınca kontrol edilen bölge. Güvenlik hattı.

Pathway : Yol. Petvey. Metabolik yol. Yolak. İzyolu. Metabolizmada bir maddenin diğerine dönüştüğü reaksiyonlar dizisi. Keçiyolu.

Crossing point : Geçiş noktası. Karşıdan karşıya geçme izni olan yer. Tutuşma noktası. Kesişme noktası.

Footpath : Tretuvar. Yaya kaldırımı. Taşıt geçmesine elverişli olmayan, genellikle yüksek ve engebeli yerlerdeki, ancak bir kişinin kolayca geçebileceği dağyolu. Kaldırım. Keçiyolu. Keçi yolu. Yayageçidi.

Crosswalks : İçbölme.

Pedestrian crossing : Yollarda, yayaların karşıdan karşıya güvenle geçmelerini sağlamak üzere, çivi, boya, renkli taş, ışık gibi belirtkelerle ayrılmış geçit. Çizgili yaya geçidi.

Footway : Yayageçidi. Keçiyolu. Yaya kaldırımı. Bir yolun, sokağın kenarında yalnız yayaların geçmesine ayrılan, azıcık yükseltilmiş dar bölüm. Kaldırım.

Crossing points : Kesişme noktaları. Karşıdan karşıya geçme izni olan yer. Geçiş noktası.

Trail : Kuyruk (elbise vb.). İz. Gerisinde olmak (başkalarının). Süzülmek. Bir bilgi ya da yordamı uygulama yoluyla ya da denenceyle sınama. Gerisine düşmek. Koku. Takip etmek. İz sürmek. Uzanmak.

Lanes : Keçi yolu. Rota. Şerit. Kulvar. Dar yol. Yol şeridi.

Pathways synonyms : optic radiation, substantia alba, cerebral peduncle, nerve pathway, radiatio optica, nerve tract, trails, commissure, footpaths, path, crosswalk, alley, tract, white matter, lane, pedestrian passage, zebra crossing, track, pedestrian way, paths, pedestrian zone, panda crossing, footways, safety zone, crossing, peduncle, gate, alleys.