Pausing türkçesi Pausing nedir

Pausing ingilizcede ne demek, Pausing nerede nasıl kullanılır?

Pausingly : Duraklayarak.

Pause : Yasal günlük çalışma süresi arasında işin gereğine göre işçiye verilen dinlenme payı. Ara dinlenmesi. Ara verme. Duruklamak. Duraklama. Bir konuşma ya da tümce içinde susuşu getiren nokta. Bir görüşmede yanıtlayıcının yorulduğu ya da ilgisinin dağıldığı durumlarda uyanıklığı sağlamak üzere sorulamayı geçici olarak durdurma ya da çeşitlendirme, bk. yoğulum. Ara vermek. Duraklama göstermek. Tereddüd etmek.

Pause indexing : Dizin oluşturmayı duraklat.

Pause macro : Makro beklet.

Pause printing : Yazdırmayı duraklat.

Give one pause to : Birini düşündürmek. Birini endişelendirmek. Birinin durup düşünmesine neden olmak.

Paused : Bekletildi. Ara vermek. Duraklatıldı. Duraklatılan. Duraklatılmış. Duraklamak. Durakladı. Duraklamış. Tereddüd etmek. Durduruldu.

Create paused : Yaratma duraklatıldı.

Pause slideshow until done playing : Yürütme bitene kadar slayt gösterisini duraklat.

Pause recorder : Kaydediciyi beklet.

İngilizce Pausing Türkçe anlamı, Pausing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pausing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Hesitate : Duralamak. Çekinmek. Teklemek. Tereddütte olmak. İkirciklenmek. Tereddütte kalmak. Tereddütte bulunmak. Tereddüt etmek.

Falters : Düşmek. Kekelemek. Gücünü kaybetmek. Yalpalamak. Sarsılmak. Sendelemek. Tutuk konuşmak. Titremek (ses).

Discontinuations : Kesilme. Devamsızlık. Ara. Fasıla. Kesme. Sona erme. Son verme. Vazgeçme.

Lag behind : Geriye düşmek. Ayak uyduramamak. Nal toplamak. -den geri kalmak. Gecikmek. Geride kalmak. Geri kalmak. Arkada kalmak.

Habitation : İkamet. Barınak. Konut. Oturma. Ev. Mesken. Oturacak yer. Yerleşme. Yurt. Yerleşim.

Have a break : Teneffüse çıkmak. Mola vermek.

Football play : Futbol oyunu.

Domicile : İkamet ettirmek. Ödemek. İkametgah. Yerleşmek. Kişinin yerleşme amacıyla oturduğu konut. Yasal konut. Mesken vermek. Yerleştirmek. Poliçenin ödendiği yer. Oturma yeri.

Block : Kütle. Engellemek. Kalıplamak. Tıkamak. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Kesmek. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı. Duvar. Blok. Alıkoymak.

Lagging behind : Geri kalmak. Gecikmek.

Pausing synonyms : manufactured home, forward pass, pied a terre, living accommodations, spot pass, tract housing, passing game, living quarters, passing play, pauses, apartment, hospice, break, hesitation, halts, balks, dithers, lagged, aerial, halted, intermitting, discontinued, layovers, balking, faltered, stop, dwelling house, come to a stop, student lodging, balk at, balk, flat, pause.

 

Pausing zıt anlamlı kelimeler, Pausing kelime anlamı

Permanent : Sürekli. Sabit. Kalımlı. Yerleşik. Daimi. Kalıcı. Değişmez. Devamlı. Asil.

Decreasing : Azaltan. Küçülen. Eksilen. Düşen. Alçalan. Azalan. Mütenakıs. Azalış.