Pay a visit to türkçesi Pay a visit to nedir

  • Ziyaret etmek.
  • Misafirliğe gitmek.

Pay a visit to ile ilgili cümleler

English: I must pay a visit to the doctor tomorrow.
Turkish: Yarın doktoru ziyaret etmeliyim.

English: Are you going to pay a visit to China this fall?
Turkish: Bu Sonbaharda Çin'i ziyaret edecek misin?

English: I must pay a visit to the doctor.
Turkish: Ben doktoru ziyaret etmeliyim.

Pay a visit to ingilizcede ne demek, Pay a visit to nerede nasıl kullanılır?

Pay : Vergin. Maaş dağıtmak. Yararı olmak. Ödemek. Maaş. Karşılığını vermek. Ödeme. Ücret ödemek. Etmek. Para ödemek.

A : Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Atom ağırlığı. Argonun simgesi. (herhangi) bir. Amperin simgesi. Pek iyi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Herhangi bir.

Visit : Muayene etmek. Uğramak. Musallat olmak. Laflamak. Ziyarette bulunmak. Muayeneye gitmek (doktor hastayı). Çektirmek. Ziyarete gitmek. Dadanmak. -e gelmek.

To : -e kadar. -e göre. İle. Kadar. Göre. -mek -mak (mastar). E. Kala. İla. Oranla.

Pay a visit : Ziyaret gerçekleştirmek. Ziyaret etmek. Ziyarette bulunmak.

Pay a bribe to : Rüşvet vermek.

Pay a call : Ziyaret etmek. Tuvalete gitmek.

Pay a compliment : Kompliman yapmak. İltifat etmek.

Pay a formal visit : Resmi temasta bulunmak. Resmi ziyarette bulunmak.

 

İngilizce Pay a visit to Türkçe anlamı, Pay a visit to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pay a visit to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come by : Elde etmek. Kaza sonucu bulmak. Sahip olmak. Önünden geçmek. Karşılaşmak. Kazara ya da tesadüfen edinmek. Kazanmak. Edinmek. Uğramak.

Drop in on : Uğramak. Bir yere uğramak.

Drop over : Uğramak. İstendiği zaman ziyaret etmek.

Calling on : Uğramak. İstemek. Başvurmak. Önünde söylemek.

Call upon : Uğramak. Başvurmak. İstemek. Ziyarette bulunmak. Rica etmek. Önünde söylemek. Hatırlatmak. Ödenmesini talep etmek.

Haunts : Aklından çıkmamak. Yakasını bırakmamak. Görünmek. Dadanmak. Takılmak. Sık uğramak.

Coming over : Başına gelmek. Uğramak. Yön değiştirmek. Olmak. Üzerine çökmek. Uzaktan gelmek.

Call at : Uğramak.

Come over : Olmak. Üzerine çökmek. Karşı tarafa geçmek. Yakalanmak. Üzerine bir hal gelmek. Gelmek. Uzaktan gelmek. Yön değiştirmek. Bastırmak. İzlenim yaratmak.

Come round : Yüksekten atmaktan vazgeçmek. Yıldönümü gelmek. Ayılmak. Kendi görüşünden caymak. Yelkenleri suya indirmek. Barışmak. Başkasının görüşüne uymak. Uğramak. Yola gelmek.

Pay a visit to synonyms : call on, look up, drop in, drop around, haunt, call.