Pay back türkçesi Pay back nedir

  • Borcunu ödemek.
  • Borcunu yatırmak.
  • Acısını çıkartmak.
  • Acısını çıkarmak.
  • Ödemek.
  • Geri ödemek.
  • Geri ödeme yapmak.
  • Öç almak.
  • Geri vermek.
  • (borcunu) ödemek.

Pay back ile ilgili cümleler

English: Ali promised he'd pay back the money.
Turkish: Ali parayı geri ödeyeceğine söz verdi.

English: Ali promised Mary that he'd pay back all the money that he'd borrowed from her.
Turkish: Ali Mary'ye ondan ödünç aldığı bütün parayı geri ödeyeceğine söz verdi.

English: Ali wants to pay back the money he owes.
Turkish: Ali ödünç aldığı parayı geri ödemek istiyor.

English: Ali and Mary couldn't pay back the money they owed.
Turkish: Ali ve Mary ödünç aldıkları parayı geri ödeyemedi.

English: Ali has promised to pay back the money he owes by the end of the month.
Turkish: Ali ödünç aldığı parayı ayın sonuna kadar geri ödeyeceğine söz verdi.

Pay back ingilizcede ne demek, Pay back nerede nasıl kullanılır?

Pay : Para vermek. Yararı olmak. Ücret. Değmek. Maaş dağıtmak. Vergin. Cezasını çekmek. Ücret ödemek. Yarar sağlamak. Karşılığını vermek.

Back : Geri. Geriye. Arkasını imzalamak. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Geçmişe. Ters. Alt tahta. Savunucu. [#ön Önce]. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası.

 

Pay a bribe to : Rüşvet vermek.

Pay a call : Ziyaret etmek. Tuvalete gitmek.

Pay a compliment : İltifat etmek. Kompliman yapmak.

Pay a left handed compliment : Kaş yapayım derken göz çıkarmak.

Pay a formal visit : Resmi temasta bulunmak. Resmi ziyarette bulunmak.

İngilizce Pay back Türkçe anlamı, Pay back eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pay back ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Replace : Yer değiştirmek. Yenisini takmak. Başkasıyla değiştirmek. Yerine başkasını koymak. Yerine bakmak. Yerini almak. Ahizeyi yerine koymak. Yenilemek. Yerine koymak.

Avenge oneself : İntikam almak.

Be even with : Yapılan kötülüğün karşılığını vermek. Ödeşmek. Öcünü almak. İntikamını almak.

Cleared : Kapatmak. Limana giren ya da limandan ayrılan sevkiyat ya da gemi. Açıklamak. Ormanda alan açmak. Sıyırıp geçmek. Berraklaşmak. Gidermek. Kaldırmak. Bilgi vermek.

Anteing : Ön. Para sürmek. Giriş. Para vermek. Önce. Bop. Para koymak. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Bop (poker).

Hand back : İade etmek.

Rendered : Vermek. Açıklamak. Kılmak. Etmek. Çevirisini yapmak. Hale getirmek. İlk kat sıva sürmek. Eritmek (yağ). Yorumlamak.

Replaced : Sökülüp değiştirilmiş. Yerini tutmak. Yerine koymak. Değiştirildi. Değiştirilmiş. Yerine geçmek. Vekalet etmek. Yenisiyle değiştirmek. Yerine bakmak.

Reciprocate : Gitgel hareketiyle çalışmak. -e karşılıkta bulunmak. Misillemede bulunmak. Mukabele etmek. Karşılığını vermek. Aşağı yukarı işlemek. Karşılıklı yapmak. Karşılık vermek.

 

Pay back synonyms : compensate oneself for, avenged, retaliate, antings, pay off old scores, get back, anting, requite, requited, pay out, ante, repays, handing back, repaid, get equal with somebody, render, take revenge for, paid off, anted, redelivered, ante up, reciprocates, indemnify, redelivering, pay off, get back at, give back, refunds, get even, reimburses, acquits, clears, requiting.