Pay a bribe to türkçesi Pay a bribe to nedir

  • Rüşvet vermek.

Pay a bribe to ingilizcede ne demek, Pay a bribe to nerede nasıl kullanılır?

Pay : Yarar sağlamak. Kar getirmek. Ücret. Maaş dağıtmak. Etmek. Ücret ödemek. Cezasını çekmek. Ödeme. Toslamak. Maaş.

A : En yüksek not. Bir. Herhangi bir. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. İngiliz alfabesinin birinci harfi. La (müzik terimi). Belirli bir tür veya nitelikteki. Argonun simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf.

Bribe : Rüşvet. Yemlik. Para yedirmek. İrtikap etmek. Ayartmak. Rüşvet vermek. Rüşvet yemek. Bir işin yasa dışı olarak daha kolay ve çabuk yapılması için o işte görevli kişiye sağlanan ayni veya parasal çıkar.

To : İle. Karşı. Kala. Ya. E doğru. Göre. Arasında. Oranla. -e göre. Ye.

Pay a call : Ziyaret etmek. Tuvalete gitmek.

Pay a premium for : Pahalıya almak.

Pay a left handed compliment : Kaş yapayım derken göz çıkarmak.

Pay a formal visit : Resmi temasta bulunmak. Resmi ziyarette bulunmak.

Pay a compliment : Kompliman yapmak. İltifat etmek.

İngilizce Pay a bribe to Türkçe anlamı, Pay a bribe to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pay a bribe to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grease : Gresyağı. Yağ. Katı yağ. Yağlamak. Yağ sürmek. Olağan koşullarda katı durumda bulunan yağlama yağı. Makine yağı. Para yedirmek. Briyantin.

 

Fix : Uyuşturucu iğne. Ayar çekmek. Tamir etmek. Yerleştirmek. Oturtmak. Tespit etmek. Aşırı doz. Gözünü ayırmamak. Düzeltme.

Kick back : Rahatlamak. Geri tepmek (tüfek). Çalınmış eşya veya parayı sahibine geri vermek. Geri tepmek. Geri tepme. Yeniden uyuşturucuya başlamak.

Bribing : Rüşvet verme. Para yedirmek. Ayartmak.

Corrupts : Mahvetmek. Ayartmak. Çürütmek. Bozmak. Baştan çıkarmak. Bulaştırmak.

Give a bribe : Parmağını oynatmak.

Buy off : Rüşvetle elde etmek. İşini almak. Rüşvet kabul etmek. Para yedirerek elde etmek. Rüşvet vererek elde etmek. Savuşturmak. Fidye vererek kurtarmak. Rüşvetle defetmek. Rüşvet almak.

Buying off : Rüşvet vererek elde etmek. Rüşvet kabul etmek. Rüşvet almak. Para yedirerek elde etmek. Fidye vererek kurtarmak. Rüşvetle elde etmek. Satın almak. Rüşvetle defetmek. Savuşturmak.

Grafts : Nakletmek. Yolsuzluk yapmak. Aşılamak. Para yemek.

Pay a bribe to synonyms : bribe into, bribe, graft, greases, fixes, bribes.