Buy off türkçesi Buy off nedir

  • Satın almak.
  • Fidye vererek kurtarmak.
  • Rüşvet vermek.
  • Rüşvetle defetmek.
  • Savuşturmak.
  • Rüşvet vererek elde etmek.
  • Rüşvet kabul etmek.
  • Rüşvetle elde etmek.
  • Para yedirerek elde etmek.
  • Rüşvet almak.
  • İşini almak.

Buy off ingilizcede ne demek, Buy off nerede nasıl kullanılır?

Buy : İnanmak. Satın almak. Kabul etmek. Yutmak.

Off : Yanılmak. Başlangıç. Öldürmek. Azalmak. Baş. Çıkarmak. İndirmek. Dışında. Kapalı. Soğutmak.

Buy a pig in a poke : Körü körüne satın almak. Gözü kapalı almak. İyice kontrol etmeden satın almak. Görmeden almak. Bir şeyi görmeden satın almak. Körü körüne alışveriş etmek. Körü körüne almak. Kandırılmak. Gözü kapalı satın almak.

Buy and sell : Aksata etmek.

Buy at first hand : Birinci elden satın almak.

Buy back : Geri alım. Geri satın almak. Geri satın alma. Bir ülkedeki kamu veya özel kesim fırmasının, diğer ülkedeki kamu veya özel kesim firmasına makine-donanım, üretim teknolojisi veya anahtar teslimi fabrika satması durumunda kurulacak tesislerde üretilecek malların, satış bedeli kadarlık kısmını veya bir bölümünü geri satın alması.

Buy back agreement : Bir ülkedeki kamu veya özel kesim fırmasının, diğer ülkedeki kamu veya özel kesim firmasına makine-donanım, üretim teknolojisi veya anahtar teslimi fabrika satması durumunda kurulacak tesislerde üretilecek malların, satış bedeli kadarlık kısmını veya bir bölümünü geri satın almasına dayanan anlaşma. Geri alım anlaşması. Geri satın alım anlaşması.

 

İngilizce Buy off Türkçe anlamı, Buy off eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buy off ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grease : Makine yağı. Yağlamak. Briyantin. Gresyağı. Yağ sürmek. Para yedirmek. Yağ. (hayvansal) yağ. Olağan koşullarda katı durumda bulunan yağlama yağı.

Graft : Nakletmek. Nakledilen organ. Yolsuzluk yapmak. Greft. Yolsuzlukla elde etme. Organ nakli. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. inokulasyon. bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Para yemek. Yolsuzlukla elde edilen.

Circumambulate : Çevresini yürümek. Bin dereden su getirmek. Etrafını dolaşmak.

Greases : Yağ sürmek. Para yedirmek. Yağlamak.

Kick back : Geri tepmek. Rahatlamak. Geri tepme. Yeniden uyuşturucuya başlamak. Geri tepmek (tüfek). Çalınmış eşya veya parayı sahibine geri vermek.

Gotten : Yalanını çıkarmak. Başına gelmek. Etmek. Anlamak. Yapmak. Yaptırmak. Öldürmek. Almak. Alınan. Götürmek.

Buys : Pahasına elde etmek. Almak. Kiralamak. İnanmak. Satın alma gücü olmak. Yutmak.

Avoided : Sakınmak. Önlemek. Korunmak. İptal etmek. Kaçınmak. Uzak durmak.

Purchases : Manivela ile çekmek. Elde etmek. Kaldıraçla kaldırmak. Kazanmak. Alışlar.

Buy off synonyms : buying over, buy over, evade, merchandise, circumambulated, avoid, buying off, buying in, evades, got, get, evaded, avoids, purchased, buy out, bribe, bribes, fix, forfended, fixes, forfend, circumambulates, buy in, bribe into, corrupts, beat off, buy, grafts, be on the take, pay a bribe to, gets, fend off, give a bribe.